Ve kasvetliyim. 🔊
I do dismal. 🔊
Ev çok kasvetli görünüyordu. 🔊
The house looked very dismal. 🔊
Günün sonu, üzücü yorumların zamanı. 🔊
End of the day, it's ready for dismal remarks. 🔊
Savunma programı için görünüm iç karartıcıdır. 🔊
The outlook for the defense program is dismal. 🔊
Bu işkence kasvetli cehennem roar'd olmalıdır. 🔊
This torture should be roar'd in dismal hell. 🔊
Polonya'nın sınır savunması planı tam bir felaketti. 🔊
The Polish plan for border defence was proven a dismal failure. 🔊
Savcıların çalışmaları, yoksuldan kasvetliye değişir. 🔊
The work of public prosecutors varies from poor to dismal. 🔊
Japonya'nın gelecek için beklentileri kasvetli görünüyor. 🔊
The prospects for Japan's future look dismal. 🔊
"Biz sert ve belalı bir günde Rabbimizden korkarız." derler. 🔊
We fear the dismal day calamitous from our Lord." 🔊
Berbat bir dehşete çift bir salıncak yakaladı çıkarması gerekir. 🔊
You must figure an appalled couple caught dismally in a swing. 🔊
"Biz, suratsız ve belalı bir günden ötürü Rabbimizden çekiniriz." 🔊
We fear the dismal day calamitous from our Lord." 🔊
Ancak iki kasvetli donyağı mumlar Hiçbir şey, her biri bir sarma yaprak. 🔊
Nothing but two dismal tallow candles, each in a winding sheet. 🔊