"cringe" kelimesinin Türkçesi: sinmek, yaltaklanmak., korkuyla çömelmek. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genelsinmek
Genelyaltaklanmak.
Genelkorkuyla çömelmek
Tanım
•A posture or gesture of shrinking or recoiling.
•show submission or fear
Örnek Cümleler
İçim kıyıldı.
I cringed.
Korkuyla sindim.
I cringed.
Tom korkudan sindi.
Tom cringed in fear.
Tom yaltaklık etti.
Tom cringed.
Tom biraz yaltaklandı.
Tom cringed a little.
Korkuyla geri çekildim.
I cringed.
Bu bana yalakalık yaptırdı.
It made me cringe.
Tom acı içinde iki büklüm oldu.
Tom cringed in pain.
Tom'u her düşündüğümde korkuyla eğilirim.
I cringe every time I think about Tom.
Performansı acı verici derecede utanç vericiydi.
Her performance was painfully cringeworthy.
Tom Mary'nin odaya doğru yürüdüğünü gördüğünde yalakalık yaptı.
Tom cringed when he saw Mary walk into the room.
Fizik öğretmenlerini kızdırmak pahasına, birimleri siliyorum. -
I'm going to get rid of the units. Most physics instructors would cringe.