Kendinizi küçük görmeyin.
And I say to all the beings: don't belittle yourself. Don't belittle yourself.
Onun önerilerini küçümseme.
Do not belittle his suggestions.
O sizi küçümsemek için her fırsatı kullanır.
He takes every opportunity to belittle you.
Fakat senin yüzünden, müşteri hakları ihmal edildi.
But because of you, the clients in the lounge that day had that right belittled.
Ve "sadece bir hikayeydi" derken işimi küçümsüyor da değilim.
And when I say, "just a story," I'm not trying to belittle my work.
(Buna) iyice inanmamış olanlar, sakın seni gevşekliğe sevketmesin!
And do not let those who lack certainty belittle you.
Kardeşi kadar bıkkın olan Mattie Fae, oğlu ve kocasını sürekli aşağılar.
Just as jaded as her sister, Mattie Fae constantly belittles her son and antagonizes her husband.
Barry dizide bencil, korkunç, sadakatsiz, yalancı, başkalarını küçümseyen biri olarak gösterilir.
Barry is portrayed as a horrible, selfish little man who cheats, lies, and belittles other people.