Ana içeriğe geç
Sözlük
/
yobaz

yobaz

/joˈbaz/
adj
TR → EN
"yobaz" kelimesinin İngilizcesi: uncultured, bigot, hypocritical, bigoted, prudish. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelunculturedadj
Genelbigotnoun
Genelhypocriticaladj
Genelbigotedadj
Genelprudish
Genelprude
Genelprudish
Genelprude

Çekim Tablosu

Belirtme (-i)yobazı
Yönelme (-e)yobaza
Bulunma (-de)yobazda
Çıkma (-den)yobazdan
Tamlayan (-in)yobazın
Çoğul (-ler)yobazlar

Tanım

•sıfat: Dinde bağnazlığı aşırılığa vardıran, başkalarına baskı yapmaya yönelen (kimse)
•mecaz: Bir düşünceye, bir inanca aşırı ölçüde bağlı olan (kimse)
•ağızlardan: Kaba saba, incelikten anlamayan (kimse)

Diğer Dillerde

Almancagleisnerisch, heuchlerisch, Prüde, prüde Person, Prüder /ˈhɔɪ̯çləʁɪʃ/
hypocritical, duplicitous
çekim: karşılaştırma heuchlerischer · üstünlük am heuchlerischsten
eş: scheinheilig, unaufrichtig
köken: Heuchler + -isch
(Erzähler) Wir sind nicht mit Gier, Neid, Hass oder Fanatismus geboren. — (Anlatıcı) Bizler açgözlülük, kıskançlık, nefret ve yobazlık ile doğmadık.
prude · prissy person
çekim: çoğul bégueules
eş: tartufe
köken: From Middle French beegueule, from Old French beer, bayer (“to gape, gawk”) + Old French gueule (“gullet”), equivalent to bée (“wide open”) + gueule (“mouth”). Compare Old French gole baee (“open mouth”).
aile: bégueulerie, faire la bégueule
Le racisme, le fanatisme, la stupidité sont une partie du problème. — Irkçılık, yobazlık, ahmaklık hepsi sorunun birer parçasıdır.
İspanyolcacartuchón, gazmoñero, gazmoño, hipócrita, mocho, mojigata /ɡaθˈmoɲo/
prudish, sanctimonious
La Genética no es responsable por la avaricia, la intolerancia el racismo, los prejuicios. — Irkçılığın, önyargının, yobazlığın, açgözlülüğün sorumlusu genler değildir.
2006 (originally 1893), Rafael Delgado, Angelina, Echo Library, page 20
İtalyancaipocrita /iˈpɔ.kri.ta/
hypocritical
çekim: çoğul ipocriti
eş: bugiardo, doppio, falso, infido, insincero, simulatore
aile: ipocritamente
Noi non siamo nati con avidità, invidia, odio o fanatismo. — (Anlatıcı) Bizler açgözlülük, kıskançlık, nefret ve yobazlık ile doğmadık.
Rusçaрелигиозный фанатик
Расизм, нетерпимость, невежество - это часть проблемы. — Irkçılık, yobazlık, ahmaklık hepsi sorunun birer parçasıdır.
Kazakçaекіжүзді
two-faced, double-faced, hypocritical
köken: екі (ekı) + жүз (jüz) + -ді (-dı).
aile: екіжүзділену, екіжүзділік
Felemenkçehypocriet, preut, schijnheilig (eril)
hypocrite
çekim: çoğul hypocrieten
eş: huichelaar
We worden niet geboren met hebzucht, afgunst, haat of hypocrisie. — (Anlatıcı) Bizler açgözlülük, kıskançlık, nefret ve yobazlık ile doğmadık.
Portekizcepudico, puritana, puritano /puˈd͡ʒi.ku/
easily ashamed · prudish (easily offended or shocked)
çekim: çoğul pudicos
eş: pudente, pudibundo, pudoroso, recatado
zıt: impudico
köken: Learned borrowing from Latin pudīcus.
Mas o namorado perfeito não resiste a um rabo de saia. — Aydın adam, yobazlığa yüz vermez.
που επιδεικνύει υπερβολική, συχνά υποκριτική, σεμνότητα και ενοχλείται όταν οι άλλοι δεν κάνουν το ίδιο
(Αφηγητής) Δεν γεννιόμαστε με απληστία, φθόνο, μίσος ή μισαλλοδοξία. — (Anlatıcı) Bizler açgözlülük, kıskançlık, nefret ve yobazlık ile doğmadık.
Korece위선적, 이중적
겉으로는 착한 척하는.
동성애 혐오증을 가진 위선자들과 여성 혐오증 편견에 사로잡힌 자들에게 기독교를, — Hristiyanlık'ın homofobik ikiyüzlüler ve kadın düşmanı yobazlar tarafından,
İsveççehycklande, pryd person, skenhelig
present participle of hyckla
(Berättare) Vi föds inte med girighet, avundsjuka, hat, eller fanatism. — (Anlatıcı) Bizler açgözlülük, kıskançlık, nefret ve yobazlık ile doğmadık.
Lehçeobłudny, świętoszek, świętoszka /ɔbˈwud.nɘ/
false, duplicitous · oleaginous, smarmy, unctuous
çekim: karşılaştırma bardziej obłudny · üstünlük najbardziej obłudny
eş: dwulicowy, fałszywy, faryzejski, jezuicki, nieszczery, przewrotny
köken: Etymology tree Polish obłudzićdeverb. Polish obłuda Proto-Indo-European *-nós Proto-Balto-Slavic *-inas Proto-Slavic *-ьnъ Old Polish -ny Polish -ny Polish obłudny From obłuda + -ny.
Prawdziwe budō nie zna porażki. — Aydın adam, yobazlığa yüz vermez.
Ukraynacaкриводу́шний, лицемі́рний
Мене оминули біль фанатизму та соціальних обмежень релігійного виховання. — Yobazlığın acılarından ve din tabanlı bir yetiştirmenin sosyal kısıtlamalarından korunmuştum.
Hintçeढोंगी /ɖʱoːŋ.ɡiː/
hypocritical, deceitful, insincere, hypocritical, fraudulent
çekim: çoğul ढोंगियों
köken: From ढोंग (ḍhoṅg) + -ई (-ī).
Fincesievistelijä, tekopyhä, ulkokultainen /ˈsie̯ʋistelijæ/
prude · agent noun of sievistellä
çekim: çoğul sievistelijät · tamlayan sievistelijän
köken: sievistellä + -jä
Emme ole syntyneet ahneiksi, kateellisiksi, vihaajiksi tai kiihkoilijoiksi. — (Anlatıcı) Bizler açgözlülük, kıskançlık, nefret ve yobazlık ile doğmadık.
Çekçepokrytecký, prudérní (člověk) /ˈpokrɪtɛt͡skiː/
hypocritical
köken: From pokrytec + -ký.
[Komentář:] Nerodíme se s chamtivostí, závistí, nenávistí či fanatismem. — (Anlatıcı) Bizler açgözlülük, kıskançlık, nefret ve yobazlık ile doğmadık.
Rumenceipocrit, pudic, puritan /i.poˈkrit/
hypocritical, false
çekim: çoğul ipocriți · tamlayan ipocritului
köken: Borrowed from French hypocrite. Compare Aromanian ipucrit.
Rasismul, bigotismul, prostia, sunt parti ale problemei. — Irkçılık, yobazlık, ahmaklık hepsi sorunun birer parçasıdır.
Macarcaálszent, képmutató, prűd /ˈaːlsɛnt/
hypocritical (characterized by hypocrisy or being a hypocrite)
çekim: karşılaştırma álszentebb · üstünlük legálszentebb
köken: ál- (“pseudo, fake”) + szent (“saint”)
(Narrátor) Nem születünk kapzsinak, irigynek, gyűlölködőnek vagy bigottnak. — (Anlatıcı) Bizler açgözlülük, kıskançlık, nefret ve yobazlık ile doğmadık.
İbraniceחָסוּד, צבוע (eril)
painted, colored · hypocritical
çekim: çoğul צְבוּעִים
גזענות, קנאות, טיפשות, הם חלק מהבעיה. — Irkçılık, yobazlık, ahmaklık hepsi sorunun birer parçasıdır.
Dancasippe, snerpe
prude
çekim: çoğul snerper · tamlayan snerpes
Norveççehyklete, skinnhellig, tilgjort
Endonezcemunafik, sok suci /muˈnafik/
someone who claims to bear witness of the Oneness of God and the prophethood of Muhammad but actually does not so in their heart · hypocrite
çekim: çoğul munafik-munafik
köken: Inherited from Malay munafik, from Arabic منافق.
aile: kemunafikan
Kekristenan oleh para hipokrit homofobia dan fanatik misoginis, — Hristiyanlık'ın homofobik ikiyüzlüler ve kadın düşmanı yobazlar tarafından,
Bulgarcaдвуличен, лицемерен /dvoˈlit͡ʃɛn/
two-faced, hypocritical
çekim: karşılaştırma по́-двули́чни · üstünlük на́й-двули́чни
köken: дву- (dvu-) + лице́ (licé) + -ен (-en)
aile: двули́чник, двули́чница
Расизъм, нетолерантност и невежество са част от проблема. — Irkçılık, yobazlık, ahmaklık hepsi sorunun birer parçasıdır.
Katalancahipòcrita, purità /iˈpɔ.kɾi.tə/
hypocritical
çekim: çoğul hipòcrites
Galiçyacamexericas, mexeriqueira, mexeriqueiro /meʃeˈɾika̝s/
snooty, fussy, affected, stilted person · crybaby
köken: Deverbal from mexer (“to mess up”) + -icar. Cognate with Portuguese mexerica; compare mexericar.
Deixa de chorar, non sexas mexericas!
İzlandacapempía, skinheilagur, tepra /ˈpʰɛm̥piːja/
prude, prig
çekim: çoğul pempíur · tamlayan pempíu
Arnavutçashtiracak (eril)
hypocrite, poser, pretender
köken: From shtirem + -cak.
Ermeniceերեսպաշտ, երկերեսանի /jeɾesˈpɑʃt/
hypocrite
çekim: çoğul երեսպաշտներ
köken: Learned borrowing from Middle Armenian երեսպաշտ (erespašt). By surface analysis, երես (eres) + պաշտել (paštel).
aile: երեսպաշտական

Etimoloji

Inherited from Ottoman Turkish یوباز, see *yabïz (Proto-Turkic).

Örnek Cümleler

O bir yobaz.
She's a bigot.
Tom bir yobaz.
Tom is a bigot.
Tom yobaz biri.
Tom is a religious fanatic.
Sen bir yobazsın.
You're a bigot.
Bu adam tam bir yobaz.
That man is just a bigot.
Ben bir yobaz değilim.
I'm not a bigot.
Yobazlar demokrasiye karşı çalışır.
Bigots work against democracy.
Sevginin beyninde, ırkçılık ve yobazlık için yer yoktur."
In the brain of love, there is no place for racism nor bigotry."
Romeo ve Juliet Yobaz Kaos Teorileri Leş ^ "Bornova Lisesi".
Romeo ve Juliet Yobaz Kaos Teorileri Leş "Çağlar Ertuğrul".
Irkçılık, yobazlık, ahmaklık hepsi sorunun birer parçasıdır.
Racism, bigotry, stupidity are part of the problem. Stupidity means
Münafık Ahiret Amel Gıybet Yobaz Sadaka Nifak İhlas Gayb Kafir Şirk Günah
Certainly the Nasi' is an impious addition, which has led the infidels into error.
(Anlatıcı) Bizler açgözlülük, kıskançlık, nefret ve yobazlık ile doğmadık.
(Narrator) We are not born with greed, envy, hatred, or bigotry.
yobaz ile daha fazla örnek cümle →
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod