Bu adam tam bir yobaz.That man is just a bigot.
O bir yobaz.She's a bigot.
Sen bir yobazsın.You're a bigot.
Tom bir yobaz.Tom is a bigot.
Yobazlar demokrasiye karşı çalışır.Bigots work against democracy.
Ben bir yobaz değilim.I'm not a bigot.
Tom yobaz biri.Tom is a religious fanatic.
Münafık Ahiret Amel Gıybet Yobaz Sadaka Nifak İhlas Gayb Kafir Şirk GünahCertainly the Nasi' is an impious addition, which has led the infidels into error.
Sevginin beyninde, ırkçılık ve yobazlık için yer yoktur."In the brain of love, there is no place for racism nor bigotry."
Romeo ve Juliet Yobaz Kaos Teorileri Leş ^ "Bornova Lisesi".Romeo ve Juliet Yobaz Kaos Teorileri Leş "Çağlar Ertuğrul".
Bu çalışmalarında kuvvetli bir antisemitizm, ırkçılık ve yobazlık göze çarpıyordu.These works were characterized by a virulent antisemitism, racism and bigotry.
Irkçılık, yobazlık, ahmaklık hepsi sorunun birer parçasıdır.Racism, bigotry, stupidity are part of the problem. Stupidity means
Irkçılığın, önyargının, yobazlığın, açgözlülüğün sorumlusu genler değildir.Genetics is not responsible for greed, bigotry, racism, prejudice.
(Anlatıcı) Bizler açgözlülük, kıskançlık, nefret ve yobazlık ile doğmadık.(Narrator) We are not born with greed, envy, hatred, or bigotry.
Hristiyanlık'ın homofobik ikiyüzlüler ve kadın düşmanı yobazlar tarafından,Christianity by homophobic hypocrites and misogynistic bigots,
Bu çalışmalarında kuvvetli bir antisemitizm, ırkçılık ve yobazlık göze çarpıyordu.Este texto contenía fuertes derivas celtistas, racistas y antisemitas.
Münafık Ahiret Amel Gıybet Yobaz Sadaka Nifak İhlas Gayb Kafir Şirk GünahЛицемерие в убеждениях Ислам считает лицемеров худшими, чем неверующие (кафиры).
Aydın adam, yobazlığa yüz vermez.Mas o namorado perfeito não resiste a um rabo de saia.
Aydın adam, yobazlığa yüz vermez.Prawdziwe budō nie zna porażki.
(Anlatıcı) Bizler açgözlülük, kıskançlık, nefret ve yobazlık ile doğmadık.(Berättare) Vi föds inte med girighet, avundsjuka, hat, eller fanatism.
(Anlatıcı) Bizler açgözlülük, kıskançlık, nefret ve yobazlık ile doğmadık.Emme ole syntyneet ahneiksi, kateellisiksi, vihaajiksi tai kiihkoilijoiksi.
(Anlatıcı) Bizler açgözlülük, kıskançlık, nefret ve yobazlık ile doğmadık.(Erzähler) Wir sind nicht mit Gier, Neid, Hass oder Fanatismus geboren.
(Anlatıcı) Bizler açgözlülük, kıskançlık, nefret ve yobazlık ile doğmadık.[Komentář:] Nerodíme se s chamtivostí, závistí, nenávistí či fanatismem.
(Anlatıcı) Bizler açgözlülük, kıskançlık, nefret ve yobazlık ile doğmadık.(Narrateur) Nous ne sommes pas nés avec l'avidité, la jalousie, la haine ou les préjugés.
(Anlatıcı) Bizler açgözlülük, kıskançlık, nefret ve yobazlık ile doğmadık.(Narrátor) Nem születünk kapzsinak, irigynek, gyűlölködőnek vagy bigottnak.
(Anlatıcı) Bizler açgözlülük, kıskançlık, nefret ve yobazlık ile doğmadık.(Narrator) Nie rodzimy się chciwi, zazdrośni, pełni nienawiści czy fanatyzmu.
(Anlatıcı) Bizler açgözlülük, kıskançlık, nefret ve yobazlık ile doğmadık.Noi non siamo nati con avidità, invidia, odio o fanatismo.
(Anlatıcı) Bizler açgözlülük, kıskançlık, nefret ve yobazlık ile doğmadık.Nu suntem născuţi cu lăcomie, invidie, ură sau fanatism.
(Anlatıcı) Bizler açgözlülük, kıskançlık, nefret ve yobazlık ile doğmadık.(Pripovedovalec) Nismo rojeni s pohlepom, zavistjo, sovraštvom ali predsodki.
(Anlatıcı) Bizler açgözlülük, kıskançlık, nefret ve yobazlık ile doğmadık.We worden niet geboren met hebzucht, afgunst, haat of hypocrisie.
(Anlatıcı) Bizler açgözlülük, kıskançlık, nefret ve yobazlık ile doğmadık.(Αφηγητής) Δεν γεννιόμαστε με απληστία, φθόνο, μίσος ή μισαλλοδοξία.
(Anlatıcı) Bizler açgözlülük, kıskançlık, nefret ve yobazlık ile doğmadık.Ние не се раждаме с алчност, завист, омраза или тесногръдие.
(Anlatıcı) Bizler açgözlülük, kıskançlık, nefret ve yobazlık ile doğmadık.(Рассказчик) Мы не рождаемся с жадностью, завистью, ненавистью или нетерпимостью.
(Anlatıcı) Bizler açgözlülük, kıskançlık, nefret ve yobazlık ile doğmadık.(الراوي) نحن لم نولد ومعنا الجشع أوالحسد أو التعصب.
Hristiyanlık'ın homofobik ikiyüzlüler ve kadın düşmanı yobazlar tarafından,Cơ Đốc Giáo dẫn dắt bởi những người đạo đức giả ghê sợ đồng tính và những ngừơi ghét đàn bà mù quáng,
Hristiyanlık'ın homofobik ikiyüzlüler ve kadın düşmanı yobazlar tarafından,Kekristenan oleh para hipokrit homofobia dan fanatik misoginis,
Hristiyanlık'ın homofobik ikiyüzlüler ve kadın düşmanı yobazlar tarafından,동성애 혐오증을 가진 위선자들과 여성 혐오증 편견에 사로잡힌 자들에게 기독교를,
Hristiyanlık'ın homofobik ikiyüzlüler ve kadın düşmanı yobazlar tarafından,le christianisme, par des hypocrites homophobes et des fanatiques misogynes ;
Hristiyanlık'ın homofobik ikiyüzlüler ve kadın düşmanı yobazlar tarafından,לנצרות, על ידי הומופובים צבועים ויותר מדי קנאים מיזוגניים,
Hristiyanlık'ın homofobik ikiyüzlüler ve kadın düşmanı yobazlar tarafından,النصرانية من قبل متخوفي المثلية المنافقين وكارهي النساء من المتعصبين،
Hristiyanlık'ın homofobik ikiyüzlüler ve kadın düşmanı yobazlar tarafından,女性を蔑視する偏屈者たちに また- イスラム教は自爆テロ犯に その名を用いることを許してきました
Irkçılığın, önyargının, yobazlığın, açgözlülüğün sorumlusu genler değildir.Genetica nu este responsabilă pentru lăcomie, bigotism, rasism, prejudiciu.
Irkçılığın, önyargının, yobazlığın, açgözlülüğün sorumlusu genler değildir.La Genética no es responsable por la avaricia, la intolerancia el racismo, los prejuicios.
Irkçılık, yobazlık, ahmaklık hepsi sorunun birer parçasıdır.Le racisme, le fanatisme, la stupidité sont une partie du problème.
Irkçılık, yobazlık, ahmaklık hepsi sorunun birer parçasıdır.Rasismul, bigotismul, prostia, sunt parti ale problemei.
Irkçılık, yobazlık, ahmaklık hepsi sorunun birer parçasıdır.Расизм, нетерпимость, невежество - это часть проблемы.
Irkçılık, yobazlık, ahmaklık hepsi sorunun birer parçasıdır.Расизъм, нетолерантност и невежество са част от проблема.
Irkçılık, yobazlık, ahmaklık hepsi sorunun birer parçasıdır.גזענות, קנאות, טיפשות, הם חלק מהבעיה.
Irkçılık, yobazlık, ahmaklık hepsi sorunun birer parçasıdır.العنصرية، التعصب، الغباء هم أجزاء من المشكلة. الغباء معناه:
Yobazlığın acılarından ve din tabanlı bir yetiştirmenin sosyal kısıtlamalarından korunmuştum.Am fost protejată de pacostea fanatismului și de restricțiile sociale ale unei creșteri religioase.
Yobazlığın acılarından ve din tabanlı bir yetiştirmenin sosyal kısıtlamalarından korunmuştum.Byla jsem chráněna před lidmi zaslepenými předsudky a společenskými omezeními nábožensky založené výchovy.
Yobazlığın acılarından ve din tabanlı bir yetiştirmenin sosyal kısıtlamalarından korunmuştum.Estaba protegida del dolor de la intolerancia y de las restricciones sociales de una educación religiosa.
Yobazlığın acılarından ve din tabanlı bir yetiştirmenin sosyal kısıtlamalarından korunmuştum.Estava protegida das dores da intolerância e das restrições sociais de uma educação baseada na religião.
Yobazlığın acılarından ve din tabanlı bir yetiştirmenin sosyal kısıtlamalarından korunmuştum.Ik was afgeschermd van de bekrompenheid en de sociale beperkingen van een religieuze opvoeding.
Yobazlığın acılarından ve din tabanlı bir yetiştirmenin sosyal kısıtlamalarından korunmuştum.Jag var skyddad från trångsynthet och religiösa hems sociala restriktioner.
Yobazlığın acılarından ve din tabanlı bir yetiştirmenin sosyal kısıtlamalarından korunmuştum.J'ai été protégée des douleurs du fanatisme et des restrictions sociales d'une éducation religieuse.
Yobazlığın acılarından ve din tabanlı bir yetiştirmenin sosyal kısıtlamalarından korunmuştum.전 사회적 편견이나, 종교적 양육방식 등 제약의 고통으로부터 보호받을 수 있었죠,
Yobazlığın acılarından ve din tabanlı bir yetiştirmenin sosyal kısıtlamalarından korunmuştum.Prihranjena mi je bila bolečina nazadnjaštva in socialnih omejitev, ki jih da verska vzgoja.
Yobazlığın acılarından ve din tabanlı bir yetiştirmenin sosyal kısıtlamalarından korunmuştum.Saya terlindungi dari kefanatikan dan batasan ketat masyarakat mengenai pendidikan berdasarkan agama.
Yobazlığın acılarından ve din tabanlı bir yetiştirmenin sosyal kısıtlamalarından korunmuştum.Sono stata tenuta al riparo dai tormenti del bigottismo e dalle costrizioni di un'educazione religiosa.