Ana içeriğe geç
Sözlük
/
yasak

yasak

/jaˈsak/
adj
B1 seviye
TR → EN
↔ ters çevir
"yasak" kelimesinin İngilizcesi: ban, forbidden, prohibited, prohibition, taboo,tabu. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelbannoun
Genelforbiddenadj
Genelprohibitedadj
Genelprohibitionnoun
Geneltaboo,tabu
Genelveto
Genelban
Genelinhibition
Genelinterdict
Genelprohibition
Genelforbidden
Genelforbidden
Genelforbidden

Görsel

Karanlık Uzayda Lavlarla Kaplı Yasak Gezegen ve Devasa Ay Manzarası

Çekim Tablosu

Belirtme (-i)yasağı
Yönelme (-e)yasağa
Bulunma (-de)yasakta
Çıkma (-den)yasaktan
Tamlayan (-in)yasağın
Çoğul (-ler)yasaklar

Tanım

•isim: Bir işin yapılmasına karşı olan yasal veya yasa dışı engel
•sıfat: Yapılmaması istenmiş olan; yok, memnu, haram

Atasözü & Deyim

“Bakan göze bağ (yasak) olmaz”

Diğer Dillerde

Almancaverbot (nötr)
prohibition, ban
çekim: çoğul Verbote · tamlayan Verbotes
zıt: Gebot, Erlaubnis
köken: From Old High German firbot, from Proto-Germanic *furibudą. Cognate with Dutch verbod, English forbode, Danish forbud, Swedish förbud.
aile: Ausgangsverbot, Ausreiseverbot, Berufsverbot, Demonstrationsverbot, Denkverbot, Durchfahrtsverbot, Einfuhrverbot, Einreiseverbot, Fahrverbot, Gesangsverbot
Unerlaubte Werbung. — Yasaklı yayınlar.
Der Minister versuchte, ein gesetzliches Verbot falscher Werbung einzuführen.
FransızcaInterdiction, prohibition, ban, Interdit /ɛ̃.tɛʁ.di/
forbidden, prohibited, off-limits · stupefied, at a loss
çekim: çoğul interdits
eş: défendu, illégal, illicite, prohibé, verboten
köken: Learned borrowing from Latin interdictus.
C'est interdit ! — Bu yasak!
to ban (to block from participation)
çekim: geçmiş baneé · ortaç baneado · şimdiki banea
eş: bloquear, vetar
köken: Borrowed from English ban.
El pillaje está prohibido. — Toplanması yasaktır.
No creo que me baneen.
to announce · to ban · to banish
çekim: geçmiş bandìto · ortaç bandìto · şimdiki bandìsce · ulaç bandènte
eş: annunciare, annunziare, indire, notificare, pubblicare, allontanare
köken: From bandīre, variant of Late Latin bannīre, from Frankish *bannan.
Aiutami Hope! — Yasak ne ayol!
Don’t Haniwa!! — Yasak ne ayol!
منشورات قانونية. — Yasaklı yayınlar.
Farsçaممنوع, ممنوعه /mam.ˈnuːʔ/
prohibited · forbidden
köken: Borrowed from Arabic مَمْنُوع (mamnūʕ).
Azericeqadağan /ɡɑdɑˈɣɑn/
prohibition
çekim: çoğul qadağanlar · tamlayan qadağanın
eş: yasaq
köken: From Middle Mongol [script needed] (qadaɣa), [script needed] (qadaɣala), itself a borrowing from Turkic, compare Old Turkic [script needed] (qadaɣla, “to guard, protect”), a derivation of Old Turkic [script needed] (qadaɣ). Possibly ultimately a derivation of Proto-Turkic *kād-, whence also Azerbaijani qayğı (“care”). Cognate with Turkish kadağa. Compare Persian قدغن, Georgian ყადაღა (q̇adaɣa),…
qadağan etmək
qadağa qoymaq
Kazakçaтыйылған
Felemenkçeverbod, verboden (nötr) /vərˈbɔt/
prohibition
çekim: çoğul verboden
köken: From Middle Dutch verbot, from Old Dutch *verbot, from Proto-Germanic *furibudą. Compare German Verbot, Swedish förbud, Danish forbud, English forbid.
aile: contactverbod, gebiedsverbod, rookverbod, verbodsbord
Dit was en is verboden. — Ama bu yasaklandı.
Portekizcebanir, proibição, proibido, proibir /baˈni(ʁ)/
to ban, proscribe · to banish, exile
çekim: geçmiş bani · ortaç banido · şimdiki bane
eş: desterrar, expatriar, exilar, exilar, expulsar, relegar
köken: From Old Galician-Portuguese banir (att. 1371), from Old French banir, from Late Latin bannīre, from Frankish.
É dado a bebidas. — İçki yasaklandı.
prohibited, forbidden · banned (book, etc) · taboo (word, practice)
köken: Perfect participle of απαγορεύομαι (apagorévomai), passive voice of απαγορεύω (“forbid”).
aile: απαγορευμένος καρπός
«Ο Απαγορευμένος Πλανήτης» ήταν περιοδικό επιστημονικής φαντασίας.
Η απαγορευμένη αγάπη που ήταν η αιτία για να αλλάξει νόμος στην Αμερική· η ιστορία των Loving μέχρι σήμερα συγκινεί.
to forbid; to prohibit · to suppress (an emotion)
çekim: geçmiş 禁じた
eş: 禁ずる
köken: Shift from verb 禁(きん)ずる (kinzuru), by natural progression from サ行変格活用 (sa-gyō henkaku katsuyō, “s-irregular conjugation”) verbs ending in -uru to 上一段活用 (kami ichidan katsuyō, “upper monograde conjugation”) verbs ending in -iru.
Korece금지, 금지하다, 금하다 /ˈkɯ(ː)md͡ʑi/
prohibition, ban
köken: Sino-Korean word from 禁止 (“prohibition, ban”)
to ban · to scold, to chide · to curse (utter expletives)
çekim: geçmiş bannade · ortaç bannad · ulaç bannande
köken: From Old Norse banna, from Proto-Germanic *bannaną.
aile: banne mig
Detta var förbjudet. — Ama bu yasaklandı.
svära och banna
ban (subdivision of currency)
çekim: çoğul bany · tamlayan bana
köken: Etymology tree Romanian banbor. Polish ban Borrowed from Romanian ban.
aile: banować, zbanować
Zabronione było picie alkoholu. — İçki yasaklandı.
Таке одруження було заборонене. — Çok eşlilik yasaklandı.
boycott, ban · removal
çekim: çoğul बहिष्कारों
köken: Borrowed from Sanskrit बहिष्कार (bahiṣkāra).
banana · a ban
çekim: çoğul banaanit · tamlayan banaanin
köken: Borrowed from Swedish banan, from Portuguese or Spanish banana, from Wolof banaana. * (ban): compare banni.
aile: banaaninen, bansku, banaanijogurtti, banaanijäätelö, banaanikasvi, banaanikauppa, banaanikerttuli, banaanikotelo, banaanikärpänen, banaanilaatikko
Çekçezákaz, zakázaný, zakázat, zakazovat (eril) /ˈzaːkas/
prohibition
çekim: çoğul zákazy · tamlayan zákazu
zıt: příkaz, povolení
köken: Deverbal from zakázat.
Byl však zakázán. — Ama bu yasaklandı.
uložit zákaz
interdict
çekim: çoğul interdicții · tamlayan interdicții
köken: Borrowed from French interdiction.
Acestea au fost interzise. — Ama bu yasaklandı.
to mind, to object to, to be bothered by · to regret
çekim: geçmiş bántak
köken: From a Turkic language. Doublet of bánik.
aile: bánat, bánatos, bánkódik, bánt, megbán
Ez nem tilos. — Ama bu yasaklandı.
Nem bánod, ha kinyitom az ablakot?
Nem bánnám, ha néha segítenél kitakarítani.
İbraniceאסור /aˈsuʁ/
forbidden · incarcerated · tied up, bound
zıt: מותר, מֻתָּר
aile: אסור מדאורייתא, אסור מדרבנן, בֵּית הָאֲסוּרִים, פָּטוּר אֲבָל אָסוּר, עין אסור
to prohibit, forbid · to interpose (in speech) · to enjoin, command
çekim: ortaç interdictus · şimdiki interdīcit · ulaç interdīcēns
köken: Etymology tree Proto-Indo-European *h₁én Proto-Indo-European *h₁entér Proto-Italic *n̥ter Latin inter Latin inter- Latin dīcō Latin interdīcō From inter- (“between”) + dīcō (“to say”).
Dancaforbud, forbudt, forbyde /ˈfɒːˌb̥uð/
prohibition
çekim: çoğul forbuddene · tamlayan forbuds
köken: From Old Danish forbuth, from Old Norse forboð, from Proto-Germanic *furibudą, cognate with Swedish förbud, German Verbot. Verbalnoun of the verb *furibeudaną, see forbyde.
Norveççeforby
Endonezcecekal, dilarang /t͡ʃə.ˈkal/
gritty, resilient, steadfast, tough
çekim: karşılaştırma lebih cekal · üstünlük paling cekal
köken: Inherited from Malay cekal (“resolute, stout”).
aile: mencekalkan
Vietnamcacấm, cấm chỉ, sự cấm /kəm˧˦/
to prohibit; to forbid · to restrict movement in an area
köken: Sino-Vietnamese word from 禁.
cấm hút thuốc
Cấm sao chép dưới bất kì hình thức nào.
cấm đường

Etimoloji

Eski Türkçe

Örnek Cümleler

Bu yasak.
That isn't allowed.
O yasaktır.
It isn't permitted.
Tükürmek yasak
Spitting is prohibited.
Konuşmam yasak.
I'm not allowed to talk.
Yüzmek yasaktır.
No swimming.
Bu yasaklanmalı.
That should be prohibited.
Hamam yasaklandı
Bathing prohibited.
Dans etmek yasak.
Dancing is prohibited.
Park etmek yasak!
Parking prohibited!
Bu yasaklanmıştır.
It's forbidden.
Bunu yapmam yasak.
I'm not allowed to do that.
Köpekler yasaktır.
Dogs are forbidden.
yasak ile daha fazla örnek cümle →

İlgili / Bileşik Terimler

Genelforbidden city
Birleşik Kelimeler
yasak aşkyasak bölgeyasak ilişkiyasak kitapyasak meyveyasak yayınav yasağıbasın yasağıseçim yasağı
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod