sayılabilir

adj
C2 seviye
TR → EN
"sayılabilir" kelimesinin İngilizcesi: acceptable, calculable, finite. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Dil bilgisiacceptableadj
Genelcalculable
Genelfinite

Tanım

•farz edilebilir
•sayılması mümkün olan

Diğer Dillerde

Almancazählbar /ˈtsɛːlˌbaːɐ̯/
countable
eş: begrenzt, endlich
köken: zählen (“to count”) + -bar (“-able”)
Es war also ein ziemlich großer Erfolg. — Büyük başarı sayılabilir.
Fransızcaacceptable, admissible, fini /ak.sɛp.tabl/
acceptable
zıt: inacceptable
köken: Borrowed from Latin acceptābilis.
Ce qui est assez vrai. — Ki bu doğru sayılabilir.
acceptable, palatable
eş: aprobado
köken: Borrowed from Latin acceptābilis.
aile: aceptabilidad, aceptablemente, inaceptable
Que es una especie de verdad. — Ki bu doğru sayılabilir.
İtalyancaaccettabile /at.t͡ʃetˈta.bi.le/
acceptable
eş: ammissibile, attendibile, plausibile, passabile, accetto, gradito
zıt: inaccettabile
köken: Borrowed from Late Latin acceptābilis. Compare Lombard acetabil.
aile: accettabilità, accettabilmente
Che in un certo senso è vero. — Ki bu doğru sayılabilir.
Rusçaконе́чный, ограни́ченный, прие́млемый
Это был довольно большой успех. — Büyük başarı sayılabilir.
Azericeməqbul, münasib, qəbul edilə bilən
acceptable
çekim: karşılaştırma daha məqbul · üstünlük ən məqbul
köken: From Arabic مَقْبُول (maqbūl).
Felemenkçeaanvaardbaar, acceptabel, eindig /ˌaːnˈvaːrt.baːr/
acceptable, permissible, allowable
çekim: karşılaştırma aanvaardbaarder · üstünlük aanvaardbaarst
zıt: onaanvaardbaar
köken: From aanvaarden + -baar.
aile: aanvaardbaarheid, onaanvaardbaar
Dat klopt wel ongeveer. — Ki bu doğru sayılabilir.
Portekizceaceitável /a.sejˈta.vew/
capable, worthy, or sure of being accepted; acceptable
çekim: karşılaştırma mais aceitável · üstünlük o mais aceitável
köken: From aceitar + -ável.
aile: aceitavelmente, inaceitável
O que de certa forma é verdade. — Ki bu doğru sayılabilir.
acceptable, admissible
Που είναι κάπως αλήθεια. — Ki bu doğru sayılabilir.
Japonca有限な, 有限の, 限られた
関数 : サル(食品)つまり、サルに食べ物を与えると — Ki bu doğru sayılabilir.
finite (not limitless, not boundless)
zıt: oändlig
aile: ändligdimensionell
Som är delvis sant. — Ki bu doğru sayılabilir.
acceptable
çekim: karşılaştırma bardziej akceptowalny · üstünlük najbardziej akceptowalny
eş: do pomyślenia, do przyjęcia, do zniesienia, dopuszczalny, dość dobry, jaki taki
köken: Etymology tree Proto-Indo-European *h₂éd Proto-Italic *ad Proto-Italic *ad- Latin ad- Proto-Indo-European *kap- Proto-Indo-European *-yéti Proto-Indo-European *kapyéti Proto-Italic *kapjō Old Latin kapiō Latin capiō Latin accipiō Proto-Indo-European *-tós Proto-Italic *-tos Latin -tus Proto-Indo-European *-h₂ Proto-Indo-European *-éh₂ Proto-Indo-European *-yéti Proto-Indo-European *-eh₂yéti…
aile: akceptowalność
Powiedzmy, że wszystko czego potrzebuje Sal to jedzenie co jest w pewnym sensie prawdą. — Ki bu doğru sayılabilir.
Ukraynacaобме́жений, прийня́тний, скінче́нний
Хорошим прикладом може бути стиснення аудіо альбому. — Bir tür "Best of" albümü sayılabilir.
limited, finite, bounded · measured, moderate
zıt: अपरिमित
köken: Borrowed from Sanskrit परिमित (parimita).
finite
çekim: karşılaştırma äärellisempi · üstünlük äärellisin
köken: ääre- + -llinen
aile: äärellisyys, äärellisulotteinen
Se oli melkoinen onnistuminen. — Büyük başarı sayılabilir.
Çekçekonečný, přijatelný /ˈkonɛt͡ʃniː/
final
çekim: karşılaştırma konečnější · üstünlük nejkonečnější
eş: definitivní, finální, omezený
zıt: nekonečný
köken: Inherited from Old Czech konečný, from Proto-Slavic *konьčьnъ. Compare Serbo-Croatian коначан.
aile: konečnost
Což je celkem pravda. — Ki bu doğru sayılabilir.
Rumenceacceptabil, care are limită, finit, limitat
acceptable
köken: Borrowed from French acceptable. Equivalent to accepta + -bil.
Asa ca a fost un succes destul de maricel. — Büyük başarı sayılabilir.
Macarcaelfogadható, véges /ˈɛlfoɡɒthɒtoː/
acceptable, plausible · admissible, understandable · passable, reasonable, decent, fair, OK (adequate but not excellent)
çekim: karşılaştırma elfogadhatóbb · üstünlük legelfogadhatóbb
köken: From elfogad (“to accept”) + -ható (“-able, -ible”, adjective-forming suffix).
aile: elfogadhatóan, elfogadhatóság
Szóval ez elég nagy siker volt. — Büyük başarı sayılabilir.
A beteg némi kezelés után elfogadható állapotban volt.
Latinceacceptus, fīnītus
received, having been accepted, accepted · welcome, agreeable, acceptable · credited
köken: Perfect passive participle of accipiō (“receive, accept”).
aile: acceptum
Dancaendelig /ˈɛnəli/
final, eventual · finite
köken: ende + -lig
Så, det var en ret stor succes. — Büyük başarı sayılabilir.
Nu kommer han endelig!
Tag endelig en kage.
Norveççeantakelig, avsluttet
Det betyr at gruppene er essensielt "like". — Yani gerçekten "kardeş" sayılabilirler!
berbatas:
Awalan ter- memiliki makna: Paling atau sangat: terpanjang, terkecil, terpandai, terbesar, terindah. — Sayılabilir: en düşük, ortalama, en yüksek.
Bulgarcaдопустим, кра́ен, ограни́чен, приемлив /dopoˈstim/
permissible, admissible, warrantable
çekim: karşılaştırma по́-допусти́ми · üstünlük на́й-допусти́ми
köken: Fossilized present passive participle of допу́скам (dopúskam, “to let pass”) + -им (-im).
Което си беше голямо постижение. — Büyük başarı sayılabilir.
допустимо отклонение
Estoncalõplik, vastuvõetav /lˈɤplˈik/
definitive, conclusive, final · finite
çekim: karşılaştırma lõplikum · üstünlük kõige lõplikum
zıt: lõpmatu
köken: From lõpp + -lik.
aile: lõplikkus, lõplikult
Selliseid lennukeid võibki pidada esimesteks pommitajateks. — Bu hava gemisi ilk yolcu uçağı sayılabilirdi.
acceptable
çekim: karşılaştırma mwy cymeradwy · üstünlük mwyaf cymeradwy
köken: From cymer- (“to take, accept”) + -adwy (“-able”).
aile: cymeradwyo
İzlandacaásættanlegur
acceptable, satisfactory
çekim: karşılaştırma ásættanlegri · üstünlük ásættanlegastur
Ermeniceընդունելի /əntʰuneˈli/
acceptable
çekim: üstünlük ամենաընդունելի
zıt: անընդունելի
köken: From Old Armenian ընդունելի (ənduneli).
Gürcüceსასრული /säsɾuli/
finite

Etimoloji

From verb sayılabilmek. Akin to sayılır.

Örnek Cümleler

Büyük başarı sayılabilir.
So, it was a pretty big success.
Asal sayılar kümesi sayılabilir.
The set of prime numbers is countable.
Captain January (1936) sayılabilir.
Hauptmann was electrocuted on April 3, 1936.
Doktorun yardımcısı olarak sayılabilir.
He is called as the Doctor's Doctor.
Bunlar arasında şu bitkiler sayılabilir.
Evergreens include:
İki yaşındayken, ona kadar sayılabilirdin.
When you were two years old, you could count to ten.
Bir seviyeye kadar haklı sayılabilirsiniz.
But I'll show you both methods and whatever works for you, well, it works for you.
Sayılabilir: en düşük, ortalama, en yüksek.
They include maximum, medium, and minimum.
Sayılabilir birleşim ve kesişimlerin ölçüsü
Measure of countable unions and intersections
Bu yüzden birbirlerine yakın sayılabilirler.
So that's why they're kind of close.
Nitekim sayılabilir toplanırlık vasıtasıyla,
Indeed, by countable additivity,
Bu halk şarkıcıları arasında tipik sayılabilir.
This is pretty typical among folk singers.
sayılabilir ile daha fazla örnek cümle →