kolaylık

noun
C2 seviye
TR → EN
"kolaylık" kelimesinin İngilizcesi: easiness, ease (1), ea(sin.)ess, facility, simplicity. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Geneleasinessnoun
Genelease (1)
Genelea(sin.)ess
Genelfacility
Genelsimplicity
Genelconvenience
Geneleasiness
Geneleasiness

Görsel

Koban Elektrikli Pilav Pişirici ile Mutfakta Kolaylık ve Şıklığı Birleştirin

Çekim Tablosu

Belirtme (-i)kolaylığı
Yönelme (-e)kolaylığa
Bulunma (-de)kolaylıkta
Çıkma (-den)kolaylıktan
Tamlayan (-in)kolaylığın
Çoğul (-ler)kolaylıklar

Tanım

•bir işi yapabilme durumu veya imkânı
•işlerin kolayca yapılmasını sağlayan şey
•kolay duruma getiren
•kolay olma durumu
•Bir işi yapabilme durumu veya imkânı
•İşlerin kolayca yapılmasını sağlayan şey
•Kolay olma durumu

Diğer Dillerde

public green area, site, park, garden · attachment of a letter, document or email, · plant, facility, installation
çekim: çoğul Anlagen · tamlayan Anlagen
eş: Veranlagung, Anhang, Addendum, Areal, Geldanlage, Stereoanlage
köken: From anlegen (“to attach, apply, build, create, ...”).
aile: anlagenartig, anlagenförmig
Zweitens versagt es oft. — İkincisi, kolaylıkla bozuluyor.
Die kulturellen Bedingungen entscheiden darüber, wie stark die Anlagen im Erbgut zur Entfaltung kommen können.
advantage (advantageous position) · advantage
çekim: çoğul avantages
zıt: inconvénient
köken: From Old French avantage. Derivable from avant + -age.
aile: avantage absolu, avantage comparatif, avantager, avantageux, être à son avantage
Deuxièmement, il se casse souvent. — İkincisi, kolaylıkla bozuluyor.
commodity, goods · comfort · convenience
çekim: çoğul comodidades
zıt: incomodidad
köken: From Latin commoditātem.
Hay un par de pistas en este problema. — Bu soruda birkaç kolaylık var.
in due time
In gara vinse agevolmente. — Alkolde kolaylıkla çözünür.
Rusçaлёгкость, несложность, облегчение, удобство, комфорт
Вино легко пьётся. — Alkolde kolaylıkla çözünür.
Arapçaسُهُولَة, مَرَافِق, مُلَاءَمَة, مُنَاسَبَة, مُنْشَأَة
اكتشفنا كلمة المرور بسهولة — Parolayı kolaylıkla öğrendik.
Azericeasanlıq, avadanlıq, çeviklik, cəldlik, diribaşlıq, müəssisə /ɑsɑnˈɫɯχ/
ease
çekim: çoğul asanlıqlar · tamlayan asanlığın
zıt: çətinlik
köken: Morphologically asan (“easy”) + -lıq.
Felemenkçeaanleg, faciliteit, gemak, inrichting, voorziening, wanneer het goed uitkomt (eril) /ˈaːnlɛx/
bent, disposition, nature · facility, talent · construction
köken: From aanleggen.
Ten tweede: het laat het vaak afweten. — İkincisi, kolaylıkla bozuluyor.
De verdachte werd in eerste aanleg vrijgesproken.
Portekizcecomodidade, conveniência, facilidade, instalação (dişil) /ko.mo.d͡ʒiˈda.d͡ʒi/
convenience · comfort, ease · amenity
çekim: çoğul comodidades
köken: Borrowed from Latin commoditātem.
Só variando a cor. — Kolaylıkla renk değiştirirler.
Yunancaάνεση, ευκολία (dişil) /ˈanesi/
comfort · leisure, relaxation, rest · convenience
çekim: çoğul ανέσεις · tamlayan άνεσης
köken: From Ancient Greek ἄνεσις (ánesis) + suffix -ση (-si).
aile: ανασαίνω
Δεύτερον, χαλάει συχνά. — İkincisi, kolaylıkla bozuluyor.
Japonca便利, 便宜, 利便, 施設 /bẽ̞n̺ɾʲi/
convenient; handy; useful
zıt: 面倒, 不便, 厄介
アルコールには溶けやすい。 — Alkolde kolaylıkla çözünür.
スマホはますます便利になる。
Korece쉬움, 용이함
난 불편하게 느낄 것이다. — Kolaylıkla rahatsız olurum.
installation, industrial plant, facility · venue, establishment
çekim: çoğul anläggningar · tamlayan anläggnings
köken: anlägga + -ning
För det andra går den ofta sönder. — İkincisi, kolaylıkla bozuluyor.
ease, easiness
çekim: tamlayan łatwości
zıt: trudność
köken: Etymology tree Proto-Slavic *latvъ Old Polish łatwy Polish łatwy Proto-Indo-European *-Hostis Proto-Balto-Slavic *-astis Proto-Slavic *-ostь Old Polish -ość Polish -ość Polish łatwość From łatwy + -ość.
aile: z łatwością
Czułbym się nieswojo. — Kolaylıkla rahatsız olurum.
dla łatwości
Ukraynacaапарату́ра, зру́чність, інфраструкту́ра, ле́гкість, обла́днання, примі́щення
Здатні змінювати колір. — Kolaylıkla renk değiştirirler.
Hintçeसुविधा, सुविधाजनक (dişil) /sʊ.ʋɪ.d̪ʱɑː/
convenience, comfort, ease · facility, accommodation
çekim: çoğul सुविधाएँ
köken: सु- (su-) + विधा (vidhā).
aile: सुविधा देना, सुविधा लेना
Fincefasiliteetti, helppous, kätevyys, laitos, mukavuudet, mukavuus /ˈfɑsiliˌteːtːi/
facility (physical means or contrivances to make something possible)
çekim: çoğul fasiliteetit · tamlayan fasiliteetin
köken: Internationalism (see English facility), ultimately from Latin facilitās. Contains the suffix -iteetti.
Puukuvain helpottaa tätä hahmottamista. — Bu onları tanımlamak için kolaylık sağlar.
Çekçepohodlí, vybavení, zařízení (nötr) /ˈpoɦodliː/
comfort (contentment, ease)
çekim: çoğul pohodlím
eş: komfort
zıt: nepohodlí
köken: Inherited from Old Czech pohodlé.
aile: pohodlně, pohodlný
Zadruhé, často se ničí. — İkincisi, kolaylıkla bozuluyor.
Rumencefacilitate (dişil) /fatʃiliˈtate/
facility
çekim: çoğul facilități · tamlayan facilități
köken: From Latin facilitas through French facilité. Equivalent to facil + -itate.
Ea ușor își schimbă culoarea. — Kolaylıkla renk değiştirirler.
Macarcaalkalmas/megfelelő időpont, amikor Önnek megfelel/alkalmas, felszerelés, kellék, kényelem, komfort /ˈfɛlsɛrɛleːʃ/
verbal noun of felszerel (the act of installing something or equipping someone or something with something) · equipment, gear
çekim: çoğul felszerelések
köken: felszerel + -és
aile: búvárfelszerelés, cipészfelszerelés, dobfelszerelés, dzsúdófelszerelés, fürdőfelszerelés, hadfelszerelés, halászfelszerelés, horgászfelszerelés, íjászfelszerelés, kempingfelszerelés
Alkoholban jól oldódik. — Alkolde kolaylıkla çözünür.
İbraniceנוחות (dişil)
comfort
çekim: çoğul נוֹחֻיּוֹת
aile: אִי נוֹחוּת, נוֹחִיּוּת
הוא יכל לבצע זאת בכזו קלות — Bunu çok kolaylıkla yapabildi.
Latincecommoditas, commodum (dişil)
timeliness · fitness, aptness · convenience
çekim: çoğul commoditātēs · tamlayan commoditātis
köken: From commodus (“suitable; convenient; opportune, timely”) + -tās.
Dancafacilitet, færdighed, funktion (om maskine el.lign.), mulighed
skill, proficiency, knack
çekim: çoğul færdigheder · tamlayan færdigheds
köken: From færdig + -hed.
aile: færdighedsniveau, læsefærdighed, sprogfærdighed, talefærdighed, tungefærdighed
Undskyld, jeg blander mig. — Kolaylıkla rahatsız olurum.
Norveççefasilitet
Den skulle uttrykke fart, tempo og effektivitet. — Kolaylık, hız ve güvenlik için tasarlanmıştır.
Endonezcefasilitas /fasiˈlit̪as/
facility: · an institution specially designed for a specific purpose, such as incarceration, military use, or scientific experimentation
çekim: çoğul fasilitas-fasilitas
köken: Learned borrowing from Latin facilitās. Doublet of fakultas.
aile: fasilitas diplomatik, fasilitas diskonto, fasilitas kesehatan, fasilitas likuiditas, fasilitas neuromuskular proprioseptif, fasilitas pelayanan kesehatan, fasilitas rawat rumah, fasilitas sosial, fasilitas umum
Kedua, alat tersebut gampang rusak. — İkincisi, kolaylıkla bozuluyor.
Vietnamcacơ sở /kəː˧˧ səː˧˩/
foundation; base; basis (of an idea or the like) · premise, facility (a piece of real estate belonging to one entity, usually commercial) · facility (institution specially designed for a specific purpose)
köken: Sino-Vietnamese word from 基礎.
aile: cơ sở dữ liệu, cơ sở hạ tầng, hạ tầng cơ sở, trung học cơ sở
Thứ hai nữa, nó hay bị hỏng. — İkincisi, kolaylıkla bozuluyor.
Công ti mới mở cơ sở mới.
Trường tổ chức hội thảo tại cơ sở 1 Hai Bà Trưng.
Tại 11 huyện, thị xã, thành phố của tỉnh An Giang có đến 20 cơ sở kinh doanh của Công ty F88.
Bulgarcaлекота́, леснина́, обору́дване, обществена тоалетна, сръ́чност, съоръже́ние
Второ, механизма се чупел много често. — İkincisi, kolaylıkla bozuluyor.
Slovakçapohodlie, vybavenie, zariadenie
Pre jednoduchosť to nazveme "x". — Bunu kolaylık için x ile gösterelim.

Etimoloji

From kolay + -lık.

Örnek Cümleler

Telefon kolaylıktır.
The telephone is a convenience.
İşi kolaylıkla yaptı.
She did the job with ease.
Kolaylıkla yorulurlar.
They tire easily.
Ahşap kolaylıkla yanar.
Wood burns easily.
Sorunu kolaylıkla çözdü.
He solved the problem with ease.
Sınavı kolaylıkla geçti.
She passed the examination with ease.
Kolaylıkla isteri olurum.
I get hysterical easily.
Kağıt kolaylıkla tutuşur.
Paper catches fire easily.
Mary kolaylıkla öfkelenir.
Mary loses her temper easily.
Problemi kolaylıkla çözdü.
He solved the problem with ease.
O, kolaylıkla işi bitirdi.
She finished the job with ease.
Sorunu kolaylıkla halletti.
He solved the problem with ease.
kolaylık ile daha fazla örnek cümle →