kıymetli

B2 seviye
TR → EN
"kıymetli" kelimesinin İngilizcesi: costly, precious, substantial, valuable, precious. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelcostly
Genelprecious
Genelsubstantial
Genelvaluable
Genelprecious

Tanım

•değerli
•Değeri olan veya değeri yüksek olan

Atasözü & Deyim

“Fukaranın tavuğu, zenginin atı kıymetli olur”
“Parası (akçesi) ucuz olanın kendisi kıymetli olur”

Diğer Dillerde

kitschy, corny, tacky
çekim: karşılaştırma kitschiger · üstünlük am kitschigsten
köken: From Kitsch + -ig.
Sicherlich kein wertvoller Mensch! — Çünkü insan kıymetli değil.
Fransızcaprécieux, valeur /pʁe.sjø/
precious
köken: First attested in Old French as precïus. Borrowed from Latin pretiōsus (“precious, of great value”).
aile: précieusement
Les sels de métaux précieux. — Kıymetli metallerden sayılır.
métal précieux
pierre précieuse
bâtiment précieux
İspanyolcaprecioso, valioso /pɾeˈθjoso/
precious · gorgeous · cute
çekim: üstünlük preciosísimo
köken: Borrowed from Latin pretiōsus. By surface analysis, precio + -oso.
aile: metal precioso, piedra preciosa
Para mí, tú eres alguien muy valioso. — Sen benim için kıymetli birisin.
¡Qué precioso paisaje!
İtalyancaadorato, prezioso, unico (eril) /a.doˈra.to/
past participle of adorare
Era venerato. Era onnipresente. — Kıymetli ve herkesçe bilinen bir kitaptı.
Rusçaдорогой, ценный
Это очень интересно и достойно. — Çok güzel ve kıymetlidir.
Arapçaثَمِين, قَيِّم
كان مهيبا. كان موجودا في كل مكان. — Kıymetli ve herkesçe bilinen bir kitaptı.
Farsçaارزشمند, قیمتی, گرانبها /ʔar.ziʃ.ˈmand/
valuable
çekim: karşılaştırma اَرزِشمَندتَر · üstünlük اَرزِشمَندتَرین
köken: From اَرزِش (arzeš, “value”) + ـمَند (-mand, possessing).
Azericeqiymətli
valuable, precious
çekim: karşılaştırma daha qiymətli · üstünlük ən qiymətli
köken: From qiymət + -li.
precious
köken: From Classical Persian اصل (“genuine; original”), from Arabic أَصْل (ʔaṣl, “origin, source”).
Özbekçeqimmat, qimmatbaho
expensive
çekim: karşılaştırma qimmatroq · üstünlük eng qimmat
köken: Borrowed from Classical Persian قیمت (qīmat, “price; expensive”), from Arabic قِيمَة (qīma, “value; price”).
aile: qimmatbaho, qimmatfurush, qimmatlanmoq, qimmatlashmoq, qimmatli, qimmatsiz, qimmatchilik
Felemenkçekostbaar, waardevol /ˈkɔst.baːr/
valuable, precious
çekim: karşılaştırma kostbaarder · üstünlük kostbaarst
köken: From kost + -baar, calque of German kostbar, from Middle High German kostbære.
aile: kostbaarheid
(Het is beter dan goud. — Platin altından daha kıymetlidir.
Portekizcevalorável
que se consegue valorar
Era venerável. Era omnipresente. — Kıymetli ve herkesçe bilinen bir kitaptı.
που έχει συμπεριφορά ή ύφος προσεγμένο σε υπερβολικό βαθμό
Ήταν ιερό. Ήταν παντού. — Kıymetli ve herkesçe bilinen bir kitaptı.
Japonca大切な, 貴重な
人に優劣などない。 — Çünkü insan kıymetli değil.
Korece친애하는
책은 귀중했고, 어디에나 있었죠. — Kıymetli ve herkesçe bilinen bir kitaptı.
precious, high-end, valuable · costly, expensive
çekim: karşılaştırma dyrbarare · üstünlük dyrbarast
köken: Equivalent to dyr + -bar, from Old Swedish dyrbar, from Middle Low German dūrbar. Cognate of Middle High German tiurbaer, German teuerbar, Dutch dierbaar, Danish dyrebar.
aile: dyrbarhet
- Bespara mig "jag-vet-allt-snacket". — - Kıymetli yorumlarını bana harcama.
precious, valuable
çekim: karşılaştırma cenniejszy · üstünlük najcenniejszy
eş: drogi, drogocenny, bezcenny, nieoceniony
köken: Etymology tree Proto-Indo-European *kʷey- Proto-Indo-European *-nós Proto-Indo-European *kʷoynéh₂ Proto-Balto-Slavic *kainā́ˀ Proto-Slavic *cěna Old Polish cena Polish cena Proto-Indo-European *-nós Proto-Balto-Slavic *-inas Proto-Slavic *-ьnъ Old Polish -ny Polish -ny Polish cenny From cena + -ny.
aile: bezcenny, drogocenny
Cudowne i pożyteczne. — Çok güzel ve kıymetlidir.
Ukraynacaдороги́й, дорогоці́нний, дорогоцінність, кошто́вний, коштовність, ці́нний (dişil) /dɔrɔɦoˈt͡sʲinʲːisʲtʲ/
jewel, piece of jewellery (a valuable object used for personal ornamentation) · valuable, precious item (a personal possession, such as jewellery, of relatively great monetary value) · treasure (anything greatly valued)
çekim: çoğul дорогоці́нності · tamlayan дорогоці́нності
eş: кошто́вність
köken: From дорогоці́нний (dorohocínnyj) + -ість (-istʹ). Compare Russian драгоце́нность (dragocénnostʹ), Polish drogocenność.
Це абсолютно автентичні пісні. — "Gerçekten çok çok kıymetli şarkılar.
valuable, precious · expensive
köken: Borrowed from Classical Persian قیمتی (qīmatī). By surface analysis, क़ीमत (qīmat, “worth, value”) + -ई (-ī).
Fincearvokas, arvotavara, kallisarvoinen /ˈɑrʋokɑs/
precious, valuable, invaluable, of (high) value · precious, valued, dear · expensive, pricey
çekim: karşılaştırma arvokkaampi · üstünlük arvokkain
zıt: arvoton
köken: arvo (“value, worth”) + -kas
aile: arvokkaasti, arvokkuus
Nämä lintulajit eivät juurikaan ui. — Bu tür kuşlar kıymetli değillerdir.
Hänen apunsa osoittautui arvokkaaksi.
Se esine on minulle arvokas.
Asunnot ovat aika arvokkaita nykyään.
Çekçedrahocenný, drahý, hodnotný, vzácný /ˈdraɦot͡sɛniː/
precious (of high value or worth)
çekim: karşılaştırma drahocennější · üstünlük nejdrahocennější
eş: vzácný
köken: From drahý + -o- + cena + -ný.
Kadidlo bylo ceněno více než zlato. — Platin altından daha kıymetlidir.
Rumenceprețios, valoros /pre.t͡siˈos/
precious
köken: From preț + -ios, based on French précieux, or borrowed from Latin pretiosus.
Avea o vârstă venerabilă. și se afla pretutindeni. — Kıymetli ve herkesçe bilinen bir kitaptı.
precious, valuable
çekim: karşılaştırma becsesebb · üstünlük legbecsesebb
köken: becs + -es
Grammja drágább az aranyénál. — Platin altından daha kıymetlidir.
İbraniceיָקָר
הוא היה מכובד. הוא היה בכל מקום. — Kıymetli ve herkesçe bilinen bir kitaptı.
Latincepretiōsus
precious, high-end, valuable (of person, accessory etc.)
çekim: karşılaştırma dyrebarere · üstünlük dyrebarest
köken: dyr + -e- + -bar, from Middle Low German durbar.
- Spar mig for din bedrevidenhed. — - Kıymetli yorumlarını bana harcama.
Endonezceberharga /bərˈharɡa/
to cost, to have price · to be useful · to be expensive
çekim: karşılaştırma lebih berharga · üstünlük paling berharga
köken: From Malay berharga. Equivalent to ber- + harga.
Burung ini tidak mudah dijumpai. — Bu tür kuşlar kıymetli değillerdir.
Vietnamcaquý, quý báu, quý giá /kwi˧˦/
the tenth heavenly stem
köken: Sino-Vietnamese word from 癸.
Vì thế mà bạc lại quý hơn vàng. — Platin altından daha kıymetlidir.
của quý
Hôm nay nhà mình có khách quý. Mấy đứa nhớ chào hỏi lễ phép nhá.

Etimoloji

kıymet + -li

Örnek Cümleler

Elmas kıymetli bir taştır.
The diamond is a precious stone.
Su da hava kadar kıymetlidir.
Water is as precious as air.
Su çok kıymetli bir kaynaktır.
Water is a precious resource.
Altın demirden daha kıymetlidir.
Gold is more precious than iron.
Bazen su kıymetli bir meta olur.
Sometimes water becomes a precious commodity.
Orada üstün, kıymetli tahtlar...
And within it are couches placed on high,
Platin altından daha kıymetlidir.
More precious than gold.
Babamın o zaman söylediği kıymetli.
My father used to say that time is precious.
Bu tür kuşlar kıymetli değillerdir.
These types of birds are not closely related.
Antik halılar özellikle kıymetlidir.
Antique carpets are especially valuable.
- Kıymetli yorumlarını bana harcama.
- Spare me your notable remarks.
Bu kitap benim gözümde çok kıymetlidir.
I have a high opinion of this book.
kıymetli ile daha fazla örnek cümle →

İlgili / Bileşik Terimler

Genelprecious metal