kıymetli ile cümle
kıymetli kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Altın demirden daha kıymetlidir.Gold is more precious than iron.
Antik halılar özellikle kıymetlidir.Antique carpets are especially valuable.
Bu kitap benim gözümde çok kıymetlidir.I have a high opinion of this book.
Su da hava kadar kıymetlidir.Water is as precious as air.
Bazen su kıymetli bir meta olur.Sometimes water becomes a precious commodity.
Sağlık, hastalık gelene kadar kıymetli değildir.Health is not valued till sickness comes.
Babamın o zaman söylediği kıymetli.My father used to say that time is precious.
Her dil konuşanları için eşit ölçüde değerli ve kıymetlidir.Every language is equally precious and valuable to its speakers.
Tom Laboratuarda kıymetli taş analizi yaptı.Tom analyzed the precious stone at his lab.
Elmas kıymetli bir taştır.The diamond is a precious stone.
Şüphesiz bilgisayar, kıymetli bir alettir.The computer is undoubtedly a valuable tool.
Su çok kıymetli bir kaynaktır.Water is a precious resource.
İlk kıymetli Alman Zeplin pulları 1928 yılında görüldü, Scott # C35-37.The first of the valuable German Zeppelin stamps appeared in 1928, Scott # C35-37.
En çok bilinen kıymetli metaller altın ve gümüştür.The best-known precious metals are gold and silver.
Platin altından daha kıymetlidir.More precious than gold.
Troy ağırlığı geleneksel olarak değerli metaller, kara barut ve kıymetli taşlarda kullanılırdı.Troy weight was customarily used for precious metals, black powder and gemstones.
“Para, nerede daha kıtsa orada, bol olduğu yere göre daha kıymetlidir.Wherein, indeed, a greater amount of gold is to be found than of any other metal.
Ayrıca, başarılarının kıymetli olduğu inancından da yoksun.She also lacks the belief that her achievements are worthy”.
Bu tür kuşlar kıymetli değillerdir.These types of birds are not closely related.
Devrinde ilim, kültür ve sanat sahalarında kıymetli eserler yazıldı.Important Works in History, Science and Arts to Be Disposed of.
Ama bunlardan biri diğerinden fazla üretilirse az üretilen kıymetli hale gelir.At any such point, more of one good can be produced only by producing less of the other.
"Kıymetli Seung Jo'm, seni seviyorum" ( yüzüklerin efendisindeki tiplemeden )"My precious Seung Jo, I love you."
Kıymetli ve herkesçe bilinen bir kitaptı.It was venerable. It was ubiquitous.
Hayvanat bahçeleri kıymetli eğitim ve himaye yerleri midir?Are zoos valuable educational and conservation institutions?
Yani yiyeceklerimizi renklendirmek için kullandığımız çok kıymetli bir şey.So it's a very precious thing that we're using to dye our foods.
Bu kıymetli bir madde... ...ve değerli bir taş.And so they're valuable. This is precious metals and gemstones.
Kıymetli ve eşsiz, hala bildiğimiz tek yuva.It is precious, it is unique, it is still, so far, the only home we've ever known.
Kıymetli oğlunu elinden aldığım için beni kötülüyor.She's bad mouthing me for stealing her precious son.
İkinizin de kıymetli zamanlarınızdan feragat edip... ...bizlerle olmanıza çok sevindik.We're very pleased that both of you could spare your valuable time
Senin hayatın zamanın kıymetli bir tapınağı BİZ İNSANLIK ÇALIŞANLARIYIZ Burada güneşin altında♪It's like part of your heart is mine♪ ♪Your life is a precious shrine of time♪
Bu harika ve kıymetli bir etkinlik olabilir.That could be a phenomenal, valuable activity.
Benim için dünyalardan kıymetli olan kişi için bir köle olmanın ne güzel olduğunu biliyordum.I never knew how good it was to be a slave to one who means the world to me.
- Kıymetli yorumlarını bana harcama.- Spare me your notable remarks.
İşte bu Big Sur'dan, küçük kıymetli taşlar gibiler.Here's from Big Sur, like they're little jewels.
Oysa o, altınlar ve elmaslardan bile daha kıymetliOn the scales she is worth more than gold and diamonds
Ve birkaç pound'dan daha kıymetli yük taşımak için?And to carry a payload of more than a few pounds? (RD:
Bunlar en kıymetli mutluluklardır, geleneksel anlamda.This is the most venerable of the happinesses, traditionally.
Ama bu mücevher mikrofon çok kıymetli , yani bu hariç.But this jewel mike is too precious, so except this.
Çünkü kıymetli mikrofunu aldğım için kıskandın, değil mi?Because you got jealous that I received the jewel mike, right?
Bilmiyorum, bilmiyorum. <br />Yine de, nasıl benim kıymetli mikrofonumu alabilirsin?I don't know, I don't know. Still, how could you take away my jewel mic?
Bugün aldığın tüm şeylere kıymetli mikrofonumu ekleyemezsin. Benim mücevherli mikrofonum!All the things that you received today won't add up to my jewel mike.
Allah'ın bana verdiği, size verdiğinden daha kıymetlidir.Yet what God has given me is better than what He has given you.
Onlara çok kıymetli bir peygamber gelmişti.A respected prophet had come to them (saying):
Çok güzel ve pek kıymetli cennet bahçelerindedir.In high empyrean
Orada üstün, kıymetli tahtlar...And within it are couches placed on high,
Kıymetli heykelciğin savaş sonrası akıbeti ise daha da kötü oldu.The precious statuette's post-war life was even more dramatic.
PuzzleCraft'da , çiftçilik yapılırken, çok kıymetli sandık yanlışlıkla bir kedi içerecektir.In PuzzleCraft, when farming, a treasure chest will occasionally contain one cat.
Troy ağırlığı geleneksel olarak değerli metaller,kara barut ve kıymetli taşlarda kullanılırdı.Troy weight was customarily used for precious metals, black powder and gemstones.
Tragedya yazarı olan Titus Livius kıymetli addedilir.Titus Livius, author of tragedies, is held to be outstanding.
Eserleri günümüzde dahi çok kıymetli kabul edilmektedir.It has been invaluable for scholars of his time and since.
Siyaset ölmüş fok gibidir. Çok pis kokar ama yağı kıymetlidir.Politik ist wie eine tote Robbe: stinkt erbärmlich, aber das Öl ist kostbar.
Bu kıymetli evraklar merkez bankası bilânçosunun (4) pozisyonu altında belirtilmektedir.Diese Wertpapierbestände werden unter der Position (4) der Zentralbankbilanz aufgeführt.
Platin altından daha kıymetlidir.Salz - kostbarer als Gold.
Doğramacılıkta kıymetli olan beyaz ve hafif bir odun verir.Sie ist ein weiß und gold gefasster Holzaufbau.
Eski Akşehirliler kıymetli misafirlerini.Die Neue Mühle begrüßt ihre Gäste!.
Bu şekilde kıymetli metallerin kazanılması hedeflenir.Dadurch konnte wertvoller Stauraum gewonnen werden.
Çünkü insan kıymetli değil.Sicherlich kein wertvoller Mensch!
Banknot Matbaası Genel Müdürlüğü: Banknot ve kıymetli evrakların basımını yapmakla görevlidir.Als Notenbank ist sie für die Ausgabe von Banknoten des Meticals zuständig.
Bu tür kuşlar kıymetli değillerdir.Die gleichwarmen Vögel besitzen sie aber nicht.
Eskiden en kıymetli el işleri bu aletle işlenirdi.On y conservait autrefois les objets les plus précieux.