Ana içeriğe geç
Sözlük
/
kırılmış

kırılmış

B2 seviye
TR → EN
↔ ters çevir
"kırılmış" kelimesinin İngilizcesi: broken, miffed. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelbroken
Genelmiffed

Görsel

Balta ile kırılmış odun yığını - kamp ateşi içinCeviz içi sağlıklı atıştırmalık taze kırılmış organikKlasik yağlı boya natürmort: Kırılmış karpuz ve yeşil yapraklarBeyaz Tabakta Taze Kırılmış Yumurta: Kahvaltılık Lezzet ve Doğallık

Tanım

•kırılmak fiilinin bildirme kipi öğrenilen geçmiş zaman 3. teklik şahıs olumlu çekimi
•Kırma işine konu olmuş, birden çok parçaya ayrılmış

Diğer Dillerde

Partizip Perfekt des Verbs anfressen
Ein zerbrochener Teller liegt auf dem Boden. — Yerde duran kırılmış bir tabak.
approximate (not perfectly accurate) · rough, vague, approximate; broken
eş: de bistrot, de comptoir, poculatif
köken: From the radical of approximation + -if.
aile: approximativement
On dirait qu'on a cassé la porte. — Ama kapısı kırılmış.
past participle of averiar
Me rompí el brazo derecho. — Sağ kolum kırılmıştı.
İtalyancarotto /ˈrot.to/
broken
eş: crepato, distrutto, fatto a pezzi, fracassato, frantumato, incrinato
köken: From Latin ruptus.
aile: rottame
Mi ruppi il braccio destro. — Sağ kolum kırılmıştı.
past passive perfective participle of раздражи́ть (razdražítʹ)
zıt: споко́йный, невозмути́мый, флегмати́чный
Наступление весенней оттепели. — Ana bahar kırılmıştı.
Arapçaمَكْسُور
لكن الباب كسر — Ama kapısı kırılmış.
ruined, devastated, demolished, destroyed · drunk, intoxicated · spoiled, rotten
zıt: فربه
köken: Borrowed from Arabic خَرَاب (ḵarāb).
aile: خراب کردن, خراب شدن, خرابکار, خرابکاری
Felemenkçeafgebroken, blut, defect, gebroken, geïrriteerd, geknakt /ˈɑfxəˌbroːkə(n)/
past participle of afbreken
Wanneer werd de ruit ingegooid? — Cam ne zaman kırılmış?
past participle of destruir
eş: arruinado, desbaratado, destroçado, devastado, eliminado, escangalhado
O disco acabou sendo quebrado. — Ve rekor kırılmıştır.
broke, penniless
eş: αδέκαρος
Έσπασα το δεξί μου χέρι. — Sağ kolum kırılmıştı.
奴隷が全員 アトリウムに集められて — Yerde duran kırılmış bir tabak.
창문은 깨졌다. — Kapının camı kırılmış.
past participle of brista
Därmed slog man ett nytt bottenrekord. — Böylece bir rekor daha kırılmış oldu.
passive adjectival participle of kreskować
köken: Etymology tree Polish kreskować Polish -any Polish kreskowany From kreskować + -any.
Złamałam prawą rękę. — Sağ kolum kırılmıştı.
o kreskowane
Ukraynacaла́маний
Проте заколот був придушений. — Ancak boğanın başı kırılmıştır.
annoyed, riled, pissed
çekim: karşılaştırma ärsyyntyneempi · üstünlük ärsyyntynein
Myöhemmin ennätys on rikottu. — Ve rekor kırılmıştır.
dříve v textu probíraný
eş: uvedený, řečený, zmíněný, jmenovaný, dotyčný, příslušný
Zlomila jsem si pravou ruku. — Sağ kolum kırılmıştı.
broken (of language) · Used other than figuratively or idiomatically: see de, baltă.
köken: Literally, “of a pond, relating to a pond”.
Mi-am rupt mâna dreaptă. — Sağ kolum kırılmıştı.
Am încercat să comand ceva în engleza mea de baltă.
guilty, blamable (deserving blame) · faulty, flawed, wrong, bad (containing a lot of errors) · erroneous, mistaken, wrong
çekim: karşılaştırma hibásabb · üstünlük leghibásabb
zıt: hibátlan
köken: hiba (“mistake, error”) + -s (adjective-forming suffix)
aile: hibásan, hibásodik, hibásság
Úgy tűnik, elromlott az ajtó. — Ama kapısı kırılmış.
Te vagy a hibás.
Hibás a fordítás.
Hibás módszereket alkalmazott.
İbraniceרָצוּץ, שבור /ʃaˈvuʁ/
Broken: not intact. · Broken, dead: pointing to a nonexistent web page. · Broken; used to indicate that a person is mourning a lost romance.
köken: Passive participle of the verb שָׁבַר (shavár).
aile: שְׁבוּר לֵב
צלחת מרוסקת נחה על הרצפה. — Yerde duran kırılmış bir tabak.
עצם שבורה
קישורים שבורים
לינק שבור
Latincefrāctus, ruptus
broken · ruptured, burst
köken: Perfect passive participle of rumpō.
aile: dēruptus, *ruptiāre
past participle of afbryde
Jeg brækkede min højre arm. — Sağ kolum kırılmıştı.
Endonezcerusak /ˈrusaʔ/
not working properly; out of order; damaged; broken
köken: From Malay rosak, rusak (Standard Malay rosak), from Classical Malay روسق (rosak), روسق (rusak).
aile: berusak, dirusak, dirusaki, dirusakkan, kerusakan, merusak, merusaki, merusakkan, perusak, perusakan
Ada beberapa tulang di kaki saya yang patah. — Ayağımda bazı kemikler kırılmıştı.
Vietnamcabể, hỏng, vỡ /ʔɓe˧˩/
sea, ocean
köken: From Proto-Vietic *peh ~ *pes. Compare also Malay tasik (“lake”) for the semantic relationship.
aile: bể dâu, bể khổ, chân trời góc bể, mòng bể
Một cái đĩa vỡ tan tành trên sàn. — Yerde duran kırılmış bir tabak.
ceased, interrupted · discontinuous, disrupted
çekim: karşılaştırma по́-прекъ́снати · üstünlük на́й-прекъ́снати
köken: Substantivized past passive participle of прекъ́сна (prekǎ́sna, “to cease, to interrupt”) + -т (-t).
Покривът е повреден. — Ve rekor kırılmıştır.
Slovencepokvarjen, zlomljen /zlòːmljɛn/
broken (bent to the point of coming apart)
çekim: karşılaştırma bȍlj zlọ́mljen · üstünlük nȁjbolj zlọ́mljen
köken: Past passive participle of zlomíti.
Vrata so bila porušena. — Kapının camı kırılmış.
abrupt
köken: Borrowed from Latin abruptus.
aile: abruptament
Galiçyacaamolado, crebado
past participle of amolar

Örnek Cümleler

Ayağı kırılmış
Her leg is broken
(Ne kırılmış?)
What's broken?
Ekran kırılmış.
The screen's cracked.
Menteşe kırılmış.
The hinge is broken.
Kalbim kırılmıştı.
My heart was broken.
Yumurtalar kırılmış.
The eggs are broken.
Onun boynu kırılmış.
His neck is broken.
Ama kapısı kırılmış.
The door seems to be broken.
Ve rekor kırılmıştır.
On Record @ CSURA.
Sağ kolum kırılmıştı.
I broke my right arm.
Ayak bileği kırılmış.
The ankle is broken.
Arka kapı kırılmıştı.
The backdoor was broken.
kırılmış ile daha fazla örnek cümle →
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod