Ana içeriğe geç
Sözlük
/
hemşeri

hemşeri

TR → EN
"hemşeri" kelimesinin İngilizcesi: citizen, countryman. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelcitizen
Genelcountryman

Tanım

•ildeş
•yerdeş
•Aynı memleketten olan kimse

Diğer Dillerde

AlmancaBürger, Bürgerin, Einwohner, Einwohnerin, Kompatriot, Kompatriotin (eril) /ˈbʏʁɡɐ/
citizen, inhabitant, resident; legally recognized inhabitant of a city or state · bourgeois, burgher, member of the middle class · burgher, freeman, usually richer and/or more influential than a peasant/worker but poorer and/or less influential than a nobleman
çekim: çoğul Bürgern · tamlayan Bürgers
eş: Bourgeois
köken: From Middle High German burger, burgære, from Old High German burgāri. By surface analysis, Burg + -er.
aile: bürgerlich
So denken alle Leute zu Hause in Tennessee. — Ve peki Tennessee'deki diğer hemşeriler.
country · rustic
çekim: çoğul campagnards
köken: From campagne + -ard.
Et tous les gens de chez nous dans le Tennessee disent pareil. — Ve peki Tennessee'deki diğer hemşeriler.
female equivalent of campesino
çekim: çoğul campesinas
Al igual que a toda la gente allá en casa en Tennessee. — SW: Ve peki Tennessee'deki diğer hemşeriler. E:
İtalyancacittadina, cittadino, connazionale, residente (dişil) /t͡ʃit.taˈdi.na/
small town · female equivalent of cittadino
çekim: çoğul cittadine
eş: civica, comunale, municipale, urbana, civile, educata
E così fanno tutte le persone di casa, nel Tennesse. — Ve peki Tennessee'deki diğer hemşeriler.
Rusçaгорожа́нин, горожа́нка, граждани́н, гражда́нка, гражда́нский, гражда́нский челове́к
Также как и все в Теннесси. — Ve peki Tennessee'deki diğer hemşeriler.
Arapçaسَاكِن, سَاكِنَة, مَدَنِيّ, مَدَنِيَّة, مُوَاطِن, مُوَاطِنَة
ستيفاني: وذلك ما يفعل جميع الناس في منطقتنا في تينسي. — SW: Ve peki Tennessee'deki diğer hemşeriler.
Farsçaغِیرنِظامی, هموطن /ham.wa.ˈtan/
compatriot · countrywoman, countryman
çekim: çoğul هموطنان
Azericevətəndaş, yurddaş /vætænˈdɑʃ/
citizen, national · term of address used in official settings, especially by authorities · compatriot, fellow countryman
çekim: çoğul vətəndaşlar · tamlayan vətəndaşın
köken: From vətən + -daş.
aile: vətəndaşlıq
Azərbaycan vətəndaşı
ABŞ vətəndaşı
O hansı ölkənin vətəndaşıdır?
Kazakçaазамат /ɑzɑˈmɑt/
a male given name, Azamat, from Arabic
çekim: çoğul азаматтар · tamlayan азаматтың
köken: Borrowed from Classical Persian عَظَمَت (azamat), from Arabic عَظَمَةُ f (ʕaẓamatu, indefinite nominative).
aile: Азаматқызы, Азаматұлы
Özbekçegrajdan, shaharlik
Tatarcaватандаш
compatriot, fellow-countryman
köken: ватан (watan) + -даш (-daş)
citizen, civilian · middle-class or bourgeois person, burgher
çekim: çoğul burgers
köken: From Middle Dutch burger, borger, from Old Dutch burgeri. By surface analysis, burg + -er.
aile: burgerachtig, burgerbestaan, burgerbevolking, burgerdeugd, burgerdienst, burgerdochter, burgerdode, burgerdom, burgerij, burgerinitiatief
En dat doet iedereen zo, thuis in Tennessee. — Ve peki Tennessee'deki diğer hemşeriler.
Daarom zei hij tegen de burgers van Pnuël: […]
Portekizcecamponês, camponesa, cidadã, cidadão, citadina, citadino (eril) /kɐ̃.poˈne(j)s/
peasant (member of the agriculture low class)
çekim: çoğul camponeses
eş: campônio, campónio, capiau, rústico
köken: From campo (“field”).
Tal como o pessoal do Tennessee. — Ve peki Tennessee'deki diğer hemşeriler.
farmer, countryman
çekim: çoğul αγρότες · tamlayan αγρότη
köken: Learned borrowing from Ancient Greek ἀγρότης (agrótēs).
Και το ίδιο λένε και όλοι πίσω στο Τενεσί. — Ve peki Tennessee'deki diğer hemşeriler. E:
the people, the general public, the citizens
köken: From Middle Chinese compound 人民 (MC nyin mjin). Compare modern Mandarin 人民 (rénmín), Wu 人民 (⁶zen-min₆), Min Nan 人民 (jîn-bîn). Formerly pronounced with a consistent 呉音 (goon) reading of ninmin, later changing to a mixed 漢音 (kan'on) / 呉音 (goon) reading of jinmin.
aile: 人民委員: commissar, 人民委員会: commissariat, 人民解放軍: the People's Liberation Army, 人民憲章: the People's Charter, 人民公社: a people's commune, 人民裁判: a people's court, 人民主義: populism, 人民主権, 人民戦線: a popular front, 人民大会堂: the Great Hall of the People
多くは看護師である。 — Bir grup, genellikle hemşeridir.
people of a nation
eş: 시민, 민중, 인민
köken: Sino-Korean word from 國民, from 國 (“country”) + 民 (“populace”)
aile: 국민주의, gungminjuui, )
니체 또한 그에게 영향을 주었다. — Öyle ki hemşerisi Nuh bile buna şaşırıyordu.
그래, 대통령은 국민들이 선출한 한 국가의 수장이야.
İsveççeinnevånare, landsman, landsmaninna, lantman, medborgare, statsborgare
synonym of invånare
çekim: çoğul innevånares · tamlayan innevånares
Och så gör alla hemifrån Tennessee. — Ve peki Tennessee'deki diğer hemşeriler.
citizen (civilian)
çekim: çoğul cywile · tamlayan cywila
eş: niewojskowy
köken: Borrowed from German Zivil(person), from Latin cīvīlis.
aile: cywilny
Podobnie jak wszyscy w Tennessee. — Ve peki Tennessee'deki diğer hemşeriler.
Ukraynacaгромадя́нин, громадя́нка, жи́телька, ме́шканець, ме́шканка, співвітчи́зник
Так само, як і всі інші люди в Теннессі. — Ve peki Tennessee'deki diğer hemşeriler.
Hintçeनागरिक, शहरी /nɑːɡ.ɾɪk/
citizen, member of a country
çekim: çoğul नागरिकों
köken: Borrowed from Sanskrit नागरिक (nāgarika).
नागरिकों को एक दूसरे की मदद करनी चाहिए।
citizen · national
çekim: çoğul kansalaiset · tamlayan kansalaisen
köken: kansa (“people, nation”) + -lainen. Coined by Finnish explorer, historian and author Carl Axel Gottlund in 1828. Compare Livvi kanzalaine.
aile: kansalaistaa, kansalaisuus, eurokansalainen, kaksoiskansalainen, kansalaisadressi, kansalaisaktivismi, kansalaisaktivisti, kansalaisaloite, kansalaishyve, kansalaisillalliset
Tyttöystäväni Meg oli varsin järkyttynyt tästä. — Öyle ki hemşerisi Nuh bile buna şaşırıyordu.
Kansalaiset.
Çekçecivilista, civilistka, krajan, občan, občanka, obyvatel (eril) /ˈt͡sɪvɪlɪsta/
civilian (non-military person)
çekim: çoğul civilisté · tamlayan civilisty
Také její matku Simone to silně zasáhne. — Öyle ki hemşerisi Nuh bile buna şaşırıyordu.
Rumencecetățean, cetățeană, civilă (eril) /t͡ʃe.təˈt͡se̯an/
citizen
çekim: çoğul cetățeni · tamlayan cetățeanului
köken: From cetate + -ean, from Latin civitatis, with meaning possibly based partly on (Old) French citezein; cf. modern citoyen.
Si la fel toti oamenii de acasa, din Tennessee. — Ve peki Tennessee'deki diğer hemşeriler.
Macarcaállampolgár, honfitárs, lakó, polgár, város polgára, városi polgár /ˈaːlːɒmpolɡaːr/
citizen (legal member of a state)
çekim: çoğul állampolgárok
köken: állam + polgár
aile: állampolgári, állampolgárság
A Thonet fivérek is hatottak rá. — Öyle ki hemşerisi Nuh bile buna şaşırıyordu.
İbraniceאֶזרָח, אֶזְרָח, אֶזְרָחִית
המטפלות היו כמעט תמיד נשים. — Bir grup, genellikle hemşeridir.
Latinceburgēnsis, cīvis
Dancaborger, civilist, indbygger, landbo, landboer, landsmand /ˈbɒːwʌ/
a citizen
çekim: çoğul borgere · tamlayan borgers
köken: See the etymology of the corresponding lemma form.
aile: borgerkrig, borgerlig, statsborger
Norveççeinnbygger, landbefolkning, landbuer, landsmann, landsmanninne, sivilist

Örnek Cümleler

Bir grup, genellikle hemşeridir.
The males are often brothers, and the females are usually sisters.
Ve peki Tennessee'deki diğer hemşeriler.
And so do all the folks back home in Tennessee.
Ağustos 2005'te üçüncü kitabı Yolculuk Nereye Hemşerim? piyasaya çıktı.
Her third book, Yolculuk Nereye Hemşerim?, was released in August 2005.
Çünkü en sevdiği hemşerisi burda, onunla buluşacağı için oldukça gergin.
Because one of her favorite folks from back home is here, and she's pretty nervous to meet him.
Gayet Ciddiyim (Mart 2003) Hâlâ Ciddiyim (Mayıs 2004) Yolculuk Nereye Hemşerim?
Gayet Ciddiyim (March 2003) Hâlâ Ciddiyim (May 2004) Yolculuk Nereye Hemşerim?
hemşeri ile daha fazla örnek cümle →
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod