Gayet Ciddiyim (Mart 2003) Hâlâ Ciddiyim (Mayıs 2004) Yolculuk Nereye Hemşerim?Gayet Ciddiyim (March 2003) Hâlâ Ciddiyim (May 2004) Yolculuk Nereye Hemşerim?
Ağustos 2005'te üçüncü kitabı Yolculuk Nereye Hemşerim? piyasaya çıktı.Her third book, Yolculuk Nereye Hemşerim?, was released in August 2005.
Bir grup, genellikle hemşeridir.The males are often brothers, and the females are usually sisters.
Çünkü en sevdiği hemşerisi burda, onunla buluşacağı için oldukça gergin.Because one of her favorite folks from back home is here, and she's pretty nervous to meet him.
Ve peki Tennessee'deki diğer hemşeriler.And so do all the folks back home in Tennessee.
1975 yılında Dünya Barış Konseyi Kültür Ödülü'nü aldı ve Berlin'in (doğu) Fahri Hemşerisi seçildi.1975 wurden ihr der Kulturpreis des Weltfriedensrates sowie die Ehrenbürgerschaft von (Ost-)Berlin verliehen.
1981 yılında doğduğu şehir Mainz'in "onursal hemşerisi" seçildi.1981 wurde ihr die Ehrenbürgerwürde ihrer Geburtsstadt Mainz verliehen.
Ağustos ayında tüm hemşerilerimiz tatil için veya fındık toplamak bahanesi ile köyüne gelir.So konnte die ganze Familie sonntags die Kirche besuchen oder einen Ausflug machen.
Öyle ki hemşerisi Nuh bile buna şaşırıyordu.Même son soupirant en est très étonné.
Kalesi kendi hemşerileri tarafından kuşatılan Segestes, Germanicus'a yardım için yalvardı ve kurtuldu.Assediato nella sua fortezza dai compatrioti, Segeste chiese aiuto a Germanico il quale lo soccorse.
Yaz döneminde Gurbetteki Hemşerilerimizinde gelmesiyle nüfus oldukça artmaktadır.É incerto se ainda manteve-se no comando após a chegada de Vácimo com mais tropas em meados do verão.
Bölüm Hemşerim Memleket N'ire? 26 Ekim 2022 3,57 8. 3,15 8. 4,04 5.3.14[1] 2.88 3.92 2.
Öyle ki hemşerisi Nuh bile buna şaşırıyordu.Také její matku Simone to silně zasáhne.
Öyle ki hemşerisi Nuh bile buna şaşırıyordu.A Thonet fivérek is hatottak rá.
Öyle ki hemşerisi Nuh bile buna şaşırıyordu.Tyttöystäväni Meg oli varsin järkyttynyt tästä.
Bir grup, genellikle hemşeridir.Họ đa số là các y tá.
Bunun nedeni ise akrabaların, hemşerilerin birbirine tavsiyeleridir.Đó là lý do để ba cô phù thủy gặp nhau.
Bir grup, genellikle hemşeridir.多くは看護師である。
Öyle ki hemşerisi Nuh bile buna şaşırıyordu.니체 또한 그에게 영향을 주었다.
Bir grup, genellikle hemşeridir.המטפלות היו כמעט תמיד נשים.
"Hemşerim Memleket Nire" şarkısı da "Live in Japan" albümünde yer alır.Те са наети като танцьорки в местното шоу „Раздвижи се, Чикаго!“.
1975 yılında Dünya Barış Konseyi Kültür Ödülü'nü aldı ve Berlin'in (doğu) Fahri Hemşerisi seçildi.Leta 1975 je prejela kulturno nagrado za svetovni mir, postala pa je tudi častna meščanka vzhodnega Berlina.
1981 yılında doğduğu şehir Mainz'in "onursal hemşerisi" seçildi.Leta 1981 ji je tudi rojstno mesto Mainz podelilo častno meščanstvo.
Bu çilesi sırasında, güruhun liderini bir Birleşik Devletler yurttaş hemşerisi olarak tanımlamıştı.A megpróbáltatásai alatt azonosította a csoport vezetőjét aki szintén egy amerikai állampolgár volt.
Bu çilesi sırasında, güruhun liderini bir Birleşik Devletler yurttaş hemşerisi olarak tanımlamıştı.En su calvario, identificó al líder de la banda como un conciudadano de EE UU.
Bu çilesi sırasında, güruhun liderini bir Birleşik Devletler yurttaş hemşerisi olarak tanımlamıştı.I sin plåga identifierade hon ledaren för gänget som en landsman från Förenta staterna.
Bu çilesi sırasında, güruhun liderini bir Birleşik Devletler yurttaş hemşerisi olarak tanımlamıştı.Med mučenjem je prepoznala enega izmed mučiteljev, kot državljana ZDA.
Bu çilesi sırasında, güruhun liderini bir Birleşik Devletler yurttaş hemşerisi olarak tanımlamıştı.Nel mentre, riconobbe il capo del gruppo, era un concittadino degli Stati Uniti.
Bu çilesi sırasında, güruhun liderini bir Birleşik Devletler yurttaş hemşerisi olarak tanımlamıştı.Počas jej utrpenia zistila, že vodca gangu je jej spoluobčan zo Spojených štátov.
Bu çilesi sırasında, güruhun liderini bir Birleşik Devletler yurttaş hemşerisi olarak tanımlamıştı.Saat itu ia mengenali pemimpin gerombolan itu... ...yang ternyata sesama warga AS
Bu çilesi sırasında, güruhun liderini bir Birleşik Devletler yurttaş hemşerisi olarak tanımlamıştı.Während der Tortur erkannte sie den Anführer der Gang. Es war ein Landsmann aus den USA.
Bu çilesi sırasında, güruhun liderini bir Birleşik Devletler yurttaş hemşerisi olarak tanımlamıştı.W czasie przeżywania tej męki zidentyfikowała przywódcę bandy jako krajana ze Stanów Zjednoczonych...
Bu çilesi sırasında, güruhun liderini bir Birleşik Devletler yurttaş hemşerisi olarak tanımlamıştı.Ενώ τη βασάνιζαν, αναγνώρισε τον αρχηγό της ομάδας. Ήταν και αυτός πολίτης των ΗΠΑ.
Bu çilesi sırasında, güruhun liderini bir Birleşik Devletler yurttaş hemşerisi olarak tanımlamıştı.Во время этих страданий она опознала главаря насильников как гражданина США
Bu çilesi sırasında, güruhun liderini bir Birleşik Devletler yurttaş hemşerisi olarak tanımlamıştı.Разпознала е шефа на групата като свой сънародник от САЩ.
Bu çilesi sırasında, güruhun liderini bir Birleşik Devletler yurttaş hemşerisi olarak tanımlamıştı.במהלך החוויה הקשה היא זיהתה את מנהיג החבורה .כאזרח אמריקני
Bu çilesi sırasında, güruhun liderini bir Birleşik Devletler yurttaş hemşerisi olarak tanımlamıştı.同じ米国人でした 私は出てきて... まったく...
Çünkü en sevdiği hemşerisi burda, onunla buluşacağı için oldukça gergin.För en av hennes favoriter hemifrån är här, och hon är rätt nervös för att möta honom.
Çünkü en sevdiği hemşerisi burda, onunla buluşacağı için oldukça gergin.왜냐하면 얘가 좋아하는 같은 지역 분이 이곳에 와있기 때문이죠 그리고 그를 만나는데 많이 신경쓰이기 때문이죠
Çünkü en sevdiği hemşerisi burda, onunla buluşacağı için oldukça gergin.Mert az egyik otthoni kedvenc figurája itt van, és nagyon izgatott, hogy találkozhat vele.
Çünkü en sevdiği hemşerisi burda, onunla buluşacağı için oldukça gergin.Okazało się, że jednym z gości jest jej ulubiona osoba i denerwuje się przed spotkaniem z nią.
Çünkü en sevdiği hemşerisi burda, onunla buluşacağı için oldukça gergin.Pentru ca unul dintre oamenii preferati de la ea de acasa este aici, si e destul de emotionata sa-l cunoasca.
Çünkü en sevdiği hemşerisi burda, onunla buluşacağı için oldukça gergin.Perché una delle persone preferite della sua terra è qui, e lei è piuttoso nervosa nell'incontrarlo.
Çünkü en sevdiği hemşerisi burda, onunla buluşacağı için oldukça gergin.Pretože jeden kamoš z jej domoviny je tu dnes s nami a je celá nedočkavá, že sa s ním stretne.
Çünkü en sevdiği hemşerisi burda, onunla buluşacağı için oldukça gergin.Vì một trong những nhân vật ưa thích từ quê nhà của cô đang ở đây và cô thật sự lo lắng khi được gặp ông.
Çünkü en sevdiği hemşerisi burda, onunla buluşacağı için oldukça gergin.Want een van haar favoriete mensen die ze kent van thuis is hier, en ze is nogal nerveus om hem te ontmoeten.
Çünkü en sevdiği hemşerisi burda, onunla buluşacağı için oldukça gergin.Weil einer ihrer Lieblinge von zu Hause hier ist und sie ist ziemlich nervös, ihn zu treffen.
Çünkü en sevdiği hemşerisi burda, onunla buluşacağı için oldukça gergin.Επειδή ένας από τους αγαπημένους της από την πατρίδα της είναι εδώ και έχει πολύ άγχος που θα τον συναντήσει.
Çünkü en sevdiği hemşerisi burda, onunla buluşacağı için oldukça gergin.Тому що тут присутній один з її улюблених чоловіків, і вона дуже нервується перед тим, як зустрітися з ним.
Çünkü en sevdiği hemşerisi burda, onunla buluşacağı için oldukça gergin.כי אחד מהאנשים החביבים עליה מהבית נמצא כאן, והיא די מתרגשת לפגוש אותו.
Çünkü en sevdiği hemşerisi burda, onunla buluşacağı için oldukça gergin.لان احد من الاشخاص المفضلين لديها من مدينتها هنا، وهي متوترة جداً لمقابلته.
Çünkü en sevdiği hemşerisi burda, onunla buluşacağı için oldukça gergin.その人を前にして とても緊張しています この子はアル ゴアは すごくかっこいいと思っています
SW: Ve peki Tennessee'deki diğer hemşeriler. E:Al igual que a toda la gente allá en casa en Tennessee.
SW: Ve peki Tennessee'deki diğer hemşeriler. E:És a Tennesseeben élőknek? ... (Nevetés)
SW: Ve peki Tennessee'deki diğer hemşeriler.테네시에 있는 모든 사람들도 똑같지?
SW: Ve peki Tennessee'deki diğer hemşeriler.ככה עושים כל החברה בטנסי (דרום ארה"ב).
SW: Ve peki Tennessee'deki diğer hemşeriler.ستيفاني: وذلك ما يفعل جميع الناس في منطقتنا في تينسي.
SW: Ve peki Tennessee'deki diğer hemşeriler.イー ハウッ!
Ve peki Tennessee'deki diğer hemşeriler.A tak to robia všetci v Tennessee.
Ve peki Tennessee'deki diğer hemşeriler.Dan juga semua rekan-rekan di kampung halamanmu di Tennessee.