Ana içeriğe geç
Sözlük
/
gariplik

gariplik

/ɡa.ɾipˈlic/
noun
C2 seviye
TR → EN
↔ ters çevir
"gariplik" kelimesinin İngilizcesi: weirdness, strangeness, quirk. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelweirdnessnoun
Genelstrangenessnoun
Genelquirk

Çekim Tablosu

Belirtme (-i)garipliği
Yönelme (-e)garipliğe
Bulunma (-de)gariplikte
Çıkma (-den)gariplikten
Tamlayan (-in)garipliğin
Çoğul (-ler)gariplikler

Tanım

•isim: tuhaflık
•acayiplik

Diğer Dillerde

AlmancaMarotte, Schrulle (dişil) /maˈʁɔtə/
quirk, idiosyncrasy · marotte (prop stick or sceptre with a carved head on it)
çekim: çoğul Marotten · tamlayan Marotten
eş: Fimmel, Spleen, Tick, Angewohnheit, Eigenart, Schrulle
köken: Borrowed from French marotte.
Wissenschaftler beschäftigen sich mit solchen Anomalien. — Araştırmacılar bu tip gariplikler buldular.
bizarreness · bizarrerie; something which is bizarre
çekim: çoğul bizarreries
eş: bizarreté, étrangeté, extravagance
Mais voici quelque chose d'étrange. — Lakin durumda bir gariplik vardır.
gallantry; boldness · generosity
çekim: çoğul bizarrías
köken: From bizarro + -ía.
Modelo estándar Hipercarga débil David J. Griffiths (1987). — Gariplik üretimi D.J. Griffiths (1987).
İtalyancastranezza (dişil) /straˈnet.t͡sa/
strangeness, oddness · oddity, strange thing, strange behaviour/behavior
çekim: çoğul stranezze
eş: bizzarria, eccentricità, incomprensibilità, novità, originalità, oscurità
köken: From strano + -ezza.
litri per chilometro sarebbe molto più effettivo. I ricercatori hanno scoperto questo tipo di anomalie. — Araştırmacılar bu tip gariplikler buldular.
Исследователи выявили подобные аномалии. — Araştırmacılar bu tip gariplikler buldular.
Felemenkçegril, nuk, rariteit (dişil) /ɣrɪl/
caprice, whim, impulse
çekim: çoğul grillen
köken: 16th century, borrowed from German Grille (“caprice; cricket”), from Middle High German grille (“cricket”). The sense is now dated in German, but remains common in Dutch.
Er zijn echter toch wat eigenaardigheden. — Lakin durumda bir gariplik vardır.
Zal ik jou ooit begrijpen / Ik zou het niet willen / Ik hou van je grillen / Jij maakt dat ik nooit een dag niet heb geleefd.
Portekizceidiossincrasia, mania, peculiaridade (dişil) /ˌi.d͡ʒi.o.sĩ.kɾaˈzi.ɐ/
idiosyncrasy, quirk
çekim: çoğul idiossincrasias
köken: From Ancient Greek ἰδιοσυγκρασία (idiosunkrasía, “one’s own temperament”), from ἴδιος (ídios, “one’s own”) + σύν (sún, “together”) + κρᾶσις (krâsis, “temperament”).
Tenho a perna partida e as costas estão esquisitas. — Bacağım kırık, sırtımda da bir gariplik var.
η ιδιότητα του ιδιότροπου
eş: παραξενιά
Το πόδι μου είναι σπασμένο και νιώθω παράξενα τη μέση μου. — Bacağım kırık, sırtımda da bir gariplik var.
Japonca捩れ, 歪み /çizɨmʲi/
distortion, deformation
köken: The 連(れん)用(よう)形(けい) (ren'yōkei, “stem or continuative form”) of the verb 歪(ひず)む (hizumu, “to become bent, to bend”).
しかし、どこか様子がおかしい。 — Lakin durumda bir gariplik vardır.
歪みねぇな
strangeness, peculiarity
çekim: çoğul egendomligheter · tamlayan egendomlighets
köken: From egendomlig + -het.
Forskare har funnit den här typen av motsägelser. — Araştırmacılar bu tip gariplikler buldular.
Lehçedziwactwo (nötr) /d͡ʑiˈva.t͡stfɔ/
quirk, peculiarity, idiosyncrasy · quirkiness, eccentricity
çekim: çoğul dziwactwa · tamlayan dziwactwa
köken: Etymology tree Polish dziwak Polish -stwo Polish -ctwo Polish dziwactwo From dziwak + -ctwo.
Badcze znaleźli tego typu anomalie. — Araştırmacılar bu tip gariplikler buldular.
Finceoikku, omituisuus /ˈoi̯kːu/
quirk, whim, fancy, freak, caprice, vagary
çekim: çoğul oikut · tamlayan oikun
köken: Unknown. Possibly from oikea (“straight; right”), formed when, for example, a draught (or pulling) animal has refused to follow the desired path and continued straight ahead. Possibly related to oivaltaa, compare päähänpisto.
aile: luonnonoikku, oikullisuus, oikukas, oikullinen, oikuttelu, oikkuilu, oikutteleva, oikutella, oikkuilla
Islanninlammaskoirilla esiintyy hyvin erilaisia luonteita. — Kılıç Kıyısı bölgesinde birçok gariplik yaşanmaktadır.
Çekçepotrhlost, výstřednost (dişil) /ˈviːstr̝̊ɛdnost/
eccentricity
çekim: çoğul výstřednosti · tamlayan výstřednosti
köken: From výstřední + -ost.
Mám zlomenou nohu. A mám něco se zádama! — Bacağım kırık, sırtımda da bir gariplik var.
Rumenceparticularitate (dişil)
particularity
çekim: çoğul particularități · tamlayan particularități
köken: Borrowed from French particularité. Equivalent to particular + -itate.
Cercetătorii au descoperit acest tip de anomalii. — Araştırmacılar bu tip gariplikler buldular.
cleverness, ingenuity, quirkiness
çekim: çoğul finurligheder · tamlayan finurligheds
köken: From finurlig + -hed.
Jeg trækker ham ud. — Çok mu kötü? Bacağım kırık, sırtımda da bir gariplik var.
Norveççeinnfall
Endonezcekekocakan
Mereka tahu apa yang mereka minta. — Çok mu kötü? Bacağım kırık, sırtımda da bir gariplik var.
Там има нещо смущаващо. — Lakin durumda bir gariplik vardır.
eccentricity, oddity, quaintness, queerness, singularity, strangeness
çekim: tamlayan უცნაურობის
köken: From უცნაური (ucnauri) + -ობა (-oba).
Esperantostrangaĵo

Etimoloji

By surface analysis, garip + -lik.

Örnek Cümleler

Gariplik üretimi
Strangeness production
Gariplik üretimi D.J. Griffiths (1987).
Strangeness production D.J. Griffiths (1987).
Araştırmacılar bu tip gariplikler buldular.
Researchers have found these type of anomalies.
Bacağım kırık, sırtımda da bir gariplik var.
This is Garrison.
Haklarının ne olduğuyla ilgili başka gariplikler de bulduk.
We find other kinds of weirdness in terms of what their rights are.
Fakat Einstein daima kara deliklerin matematiksel bir gariplik olduğunu düşündü.
But Einstein always thought black holes were a mathematical oddity.
Eğer işin içinde başka gariplikler yoksa, her yönde eşit mesafeleri gözlemleyebiliyoruz.
- if things aren't really strange - we can observe an equal distance in any direction.
Yelken kuşlarının korkunç bir ünü vardır Fakat gariplikleri her zaman onların aleyhine işlemez
Frigates have a fearsome reputation but the odds are not all in their favor
İnsanların Mackie'ye atfettiği ilk argüman, genellikle gariplik argümanı olarak adlandırılır.[1]
Because motivation internalism is false, however, so too are all moral claims.
gariplik ile daha fazla örnek cümle →
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod