Ana içeriğe geç
Sözlük
/
dogal

doğal

/doˈaɫ/
adj
A2 seviye
TR → EN
↔ ters çevir
"doğal" kelimesinin İngilizcesi: natural, untaught, native, natural, natural. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelnaturaladj
Geneluntaught
Genelnative
Genelnatural
Genelnatural
Genelnatural
Genelnatural

Görsel

taze sulu bebek lahanalarinin yakindan cekilmis dogal gorunumu

Tanım

sıfat: Doğada olan, doğada bulunan
Doğada rastlandığı gibi, doğaya uygun olan, doğa güçlerine, kurallarına uyan; tabii, natürel
Kendiliğinden olan, insan eliyle yapılmamış, yapay karşıtı
Yapmacık olmayan
Olağan, alışılmış, her zamanki gibi olan, beklenildiği gibi
Sağduyuya, mantığa, olağan düzene uygun olan

Diğer Dillerde

inflection of eingeboren: · strong nominative/accusative plural · weak nominative all-gender singular
çekim: çoğul die Eingeborenen · tamlayan Eingeborener
eş: Ureinwohnerin
köken: Substantivisation of eingeboren.
Das sind anscheinend natürliche, menschliche Bestrebungen.Bunlar dogal, insani ozlemler gibi gorunuyor.
from the earth, ground, soil · autochthonous, native, indigenous, aboriginal · of indigenous peoples, or land occupied by them
çekim: çoğul autochtones
eş: endémique, indigène, indigène, régional, vernaculaire, aborigène
köken: Borrowed from Ancient Greek αὐτόχθων (autókhthōn).
Ces aspirations semblent être naturelles pour les humains.Bunlar dogal, insani ozlemler gibi gorunuyor.
İspanyolcabecuadro, indígena, nativo, natural, oriundo (eril) /beˈkwadɾo/
natural (♮)
çekim: çoğul becuadros
Estas parecen ser aspiraciones humanas naturales.Bunlar dogal, insani ozlemler gibi gorunuyor.
aboriginal
çekim: çoğul aborigeni
eş: indigeno, autoctono, originario, locale, nativo, barbaro
köken: From Latin aborigines.
Sembra che siano aspirazioni umane naturali.Bunlar dogal, insani ozlemler gibi gorunuyor.
природный, натуральный, естественный
Вот естественные желания людей.Bunlar dogal, insani ozlemler gibi gorunuyor.
وهذه الامور هي المطالب البشريةBunlar dogal, insani ozlemler gibi gorunuyor.
Farsçaبومی, طبیعی /buː.míː/
native, indigenous, endemic
çekim: çoğul بومیان
köken: From بوم (bum) + ـی (-i).
گونه بومی
native · full, blood, biological
çekim: çoğul doğmalar · tamlayan doğmanın
zıt: ögey
köken: From doğ- + -ma.
Biz doğma qardaşıq.
Kazakçaтабиғи
natural
köken: Borrowed from Arabic طَبِيعِيّ (ṭabīʕiyy, “natural”), possibly via Persian طبیعی. Cognate with Bashkir тәбиғи (təbiği), etc.
Özbekçetabiiy
natural
çekim: karşılaştırma tabiiyroq · üstünlük eng tabiiy
köken: Inherited from Chagatai طبیعی (ṭbyʿy), from Arabic طَبِيعِيّ (ṭabīʕiyy).
aile: tabiiylik
Tatarcaтабигый
native, innate · congenital · acquired at birth
köken: From Middle Dutch aengeboren. Equivalent to aan + geboren.
Dit lijken natuurlijke menselijke aspiraties te zijn.Bunlar dogal, insani ozlemler gibi gorunuyor.
Portekizceselvagem /sewˈva.ʒẽj̃/
sylvan (of the woods) · wild (not domesticated or tamed) · savage; uncivilised
çekim: çoğul selvagens
eş: boscarejo, selvático, silvano, silvestre, silvino
zıt: amansado, domado, domesticado, doméstico, manso, civilizado
köken: From Old Galician-Portuguese salvage, salvaje, from Old Occitan salvatge, salvatxe, sauvatge (cf. Catalan salvatge), from Vulgar Latin salvāticus, from Latin silvāticus (“of the woods”), from silva (“woods; forest”).
aile: bom selvagem
Parecem ser aspirações humanas naturais.Bunlar dogal, insani ozlemler gibi gorunuyor.
annulment, cassation · appeal · retraction
çekim: çoğul αναιρέσεις · tamlayan αναίρεσης
köken: From Ancient Greek ἀναίρεσις (anaíresis) + suffix -ση (-si).
Αυτά αντιπροσωπεύουν φυσικές ανθρώπινες φιλοδοξίες.Bunlar dogal, insani ozlemler gibi gorunuyor.
ではなぜ統計学者はこれらを計測しないのでしょう?Bunlar dogal, insani ozlemler gibi gorunuyor.
옛부터 한 곳에 계속하여 살고 있는 민족이나 주민.
인간의 자연스러운 소망들이죠.Bunlar dogal, insani ozlemler gibi gorunuyor.
♮, the sign for a natural (that cancels a flat or a sharp)
çekim: çoğul återställningsteckens · tamlayan återställningsteckens
köken: Compound of återställning + -s- + tecken.
Dessa verkar vara naturliga mänskliga strävanden.Bunlar dogal, insani ozlemler gibi gorunuyor.
autochthon (earliest inhabitant)
çekim: çoğul autochtoni · tamlayan autochtona
eş: aborygen, krajowiec, tubylec, tuziemiec
köken: Etymology tree Ancient Greek αὐτόχθων (autókhthōn)lbor. Polish autochton Learned borrowing from Ancient Greek αὐτόχθων (autókhthōn).
aile: autochtoniczny, autochtoński, autochtonicznie, autochtonizm
To naturalne ludzkie aspiracje.Bunlar dogal, insani ozlemler gibi gorunuyor.
Невимушеність музики перетворює її з предмету розкоші в надбання суспільства.Muzigin dogal yapisi onu luks bir nesne olmaktan cikartip toplumun mirasi haline getirir.
origin, onset, genesis, birth · production · resurrection
çekim: çoğul उत्पत्तियाँ
köken: Borrowed from Sanskrit उत्पत्ति (utpatti). Proper noun sense is a semantic loan of Ancient Greek Γένεσῐς (Génesĭs).
native, aborigine, aboriginal
çekim: çoğul alkuasukkaat · tamlayan alkuasukkaan
köken: alku + asukas
aile: alkuasukasheimo, alkuasukasväestö
Siis ei, uskon, että kaikki rituaalit ovat luonteeltaan irrationaalisia.Ozetle, hayir, bence ayinler dogalari geregi mantik disilar.
Çekçedomorodec, přírodní, přirozený, rodák, rodný (eril) /ˈdomorodɛt͡s/
an aborigine · a local
çekim: çoğul domorodci · tamlayan domorodce
köken: Inherited from Proto-Slavic *domorodьcь.
Zdá se, že toto jsou přirozené lidské touhy.Bunlar dogal, insani ozlemler gibi gorunuyor.
autochthonous, indigenous (native to the place were found)
köken: Borrowed from French autochtone.
Acestea par să fie aspirații umane naturale.Bunlar dogal, insani ozlemler gibi gorunuyor.
aboriginal, endemic
çekim: çoğul bennszülöttek
köken: benn (“inside”) + szülött (“born”)
Ezek természetes emberi törékvéseknek tűnnek.Bunlar dogal, insani ozlemler gibi gorunuyor.
מסתבר שאלה שאיפות אנושיות טבעיות.Bunlar dogal, insani ozlemler gibi gorunuyor.
Latinceindigena, indigenus, indiges, nātūrālis /ɪnˈdɪ.ɡɛ.na/
native, indigenous
çekim: çoğul indigenae · tamlayan indigenae
köken: Equivalent to indu- (“inside”) + -gena (“born”), from a strengthened form of in- (“into”) + variant of gignō (“to beget”).
Indigenis superat ridentia lilia saxis, / Et levi radiat picta nitore silex.
Dancaindfødt
indigenous, native, native-born
köken: From Old Norse innfœddr, influenced by German eingeboren. Compare Old Norse innborinn.
Det lader til at være naturlige menneskelige aspirationer.Bunlar dogal, insani ozlemler gibi gorunuyor.

Etimoloji

By surface analysis, doğa + -al. Coined by Turkish Language Association in 1942.

Örnek Cümleler

Bunlar dogal, insani ozlemler gibi gorunuyor.
These seem to be natural human aspirations.
Bunlar dogal kabuklar. bunlar dogal biyolojik maddeler
Natural shells, natural biological materials.
Dogal olarak bu bazı çiftçilerin az yada hiç ürün alamadı.
This can mean bad crops and no revenue for some.
Ozetle, hayir, bence ayinler dogalari geregi mantik disilar.
So no, I think that rituals are, by nature, irrational.
Bugun en buyuk savas gezegenimizin dogal kaynaklarini korumaktir.
Today our greatest battle is to protect the natural offerings of our planet.
Ve bu değişkenlik güneş ve El Nino'lardan kaynaklanan dogal bir değişkenlik.
And there is natural variability caused by the Sun, caused by El Ninos.
Ancak Balkanlar'ın da yakın bir ilişkiden kazanç sağlamayı bekliyor olmasi dogal.
But the Balkans can also expect to gain from a closer partnership.
Muzigin dogal yapisi onu luks bir nesne olmaktan cikartip toplumun mirasi haline getirir.
The spontaneity music has excludes it as a luxury item and makes it a patrimony of society.
doğal ile daha fazla örnek cümle →

İlgili / Bileşik Terimler

Genelnatural gas
Matematiknatural number
Genelnatural selection
Genelnatural disaster
Genelnatural language
Genelnatural language processing
Genelnatural gas
Genelnatural law
Geneltake for granted
Genelnatural resource
Genelnatural killer cell
Genelnatural selection
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod