önyargı
noun
C2 seviye
TR → EN
"önyargı" kelimesinin İngilizcesi: preconceive, prejudice, concern, concern. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genelpreconceive
Genelprejudice
Genelconcern
Genelconcern
Çekim Tablosu
Belirtme (-i)önyargıyı
Yönelme (-e)önyargıya
Bulunma (-de)önyargıda
Çıkma (-den)önyargıdan
Tamlayan (-in)önyargının
Çoğul (-ler)önyargılar
Tanım
•Bir birey ya da grup hakkındaki önceden edinilen, yeni bilginin ortaya çıkması halinde bile değişmeye direnç gösteren düşüncelerin benimsenmesi.
•Bir kimse veya bir şeyle ilgili olarak belirli şart, olay ve görüntülere dayanarak önceden edinilmiş olumlu veya olumsuz yargı
Diğer Dillerde
to concern, to touch a matter
çekim: geçmiş belangte an · ortaç anbelangt · şimdiki belangt an · ulaç anbelangend
eş: angehen, betreffen
köken: From an- + belangen, likely influenced by verbs like anlangen. Compare Dutch aanbelangen.
Vorurteile wurden gebrochen. — Önyargılar kırıldı.
Was das anbelangt, ...
Fransızcaconcerner, idée préconçue, inquiéter, inquiétude, interesser, préjudice /kɔ̃.sɛʁ.ne/
to concern (be concerned with, be associated with)
çekim: geçmiş concerné · ortaç concerné · şimdiki concerne · ulaç concernant
köken: Inherited from Middle French concerner, borrowed from Medieval Latin concernere (“I distinguish, have respect to”), from Latin concernō (“to mix, sift, or mingle together, as in a sieve”), combined form of con- + cernō (“distinguish”).
aile: concernant, concerné, en ce qui concerne
Les stéréotypes ont été brisés. — Önyargılar kırıldı.
İspanyolcaatañer, concernencia, concernir, empresa, interés, negocio /ataˈɲeɾ/
to correspond, to concern, to have to do with
çekim: geçmiş atañó · ortaç atañido · şimdiki atañe
köken: Inherited from Vulgar Latin *attangere, variant of Latin attingere.
Los estereotipos se han roto — Önyargılar kırıldı.
İtalyancaconcernere, impresa, inquietare, interessare, interesse, pregiudizio /konˈt͡ʃɛr.ne.re/
to concern, to regard
çekim: şimdiki concèrne · ulaç concernènte
eş: riguardare, spettare, riferirsi, toccare, interessare, avere attinenza
köken: Borrowed from Medieval Latin concernō (“to distinguish, to have respect to”), from Latin concernō (“to mix, to sift, to mingle together, as in a sieve”), from con- + cernō (“to sift, to distinguish”).
Gli stereotipi sono stati spezzati. — Önyargılar kırıldı.
Rusçaпредрассудок (eril) /prʲɪdrɐˈsːudək/
prejudice, superstition
çekim: çoğul предрассу́дки · tamlayan предрассу́дка
eş: предубеждение, суеверие, суперстиция
köken: Calqued from French préjugé in the 18th century. By surface analysis, пред (pred, “pre-”) + рассу́док (rassúdok, “judgement, reason”).
Мы разрушили стереотипы. — Önyargılar kırıldı.
В его́ мировоззре́нии, увы́, прояви́лись метаста́зы ху́дших предрассу́дков двадца́того ве́ка.
Arapçaإِجْحَاف, تَحَامُل, تَحَيُّز, خَصَّ, هَمَّ
تم كسر النمطية. — Önyargılar kırıldı.
intention, purpose, goal · a hidden intention (especially a malicious one) · spite, ill will, malice
çekim: çoğul qərəzlər · tamlayan qərəzin
köken: From Arabic غَرَض (ḡaraḍ).
aile: qərəzli
Kazakçaағат пікірлілік
Özbekçetaassub, xurofot /χu.rɒˈɸɒt/
superstition
çekim: çoğul xurofotlar · tamlayan xurofotning
köken: Borrowed from Arabic خُرَافَات (ḵurāfāt), plural of Arabic خُرَافَة (ḵurāfa).
Felemenkçevooroordeel (nötr) /ˈvoːrˌoːrdeːl/
preconception, prejudice
çekim: çoğul vooroordelen
köken: From Middle Dutch vōorōrdêl (“precedent”, early 15th c.), a calque of Latin praeiudicium. By surface analysis, voor (“pre-”) + oordeel (“judgement”). The modern sense since the 16th century. Compare German Vorurteil, Swedish fördom, etc.
aile: bevooroordeeld
Stereotypen zijn doorbroken. — Önyargılar kırıldı.
Portekizceapreensão, intolerância, negócio, preconceito, prejudicar, prejuízo (dişil) /a.pɾe.ẽˈsɐ̃w̃/
seizure, capture, arrest · apprehension
çekim: çoğul apreensões
köken: Borrowed from Latin apprehēnsiōnem.
Os estereótipos têm sido desfeitos. — Önyargılar kırıldı.
Yunancaανησυχώ, αφορώ, εμπάθεια, προκατάληψη, πρόκειται /a.ni.siˈxo/
to worry, be worried, be concerned
çekim: geçmiş ανησύχησα · ortaç έχοντας ανησυχήσει · şimdiki ανησυχεί · ulaç ανησυχώντας
köken: From ανήσυχ(ος) (anísych(os), “worried; restless”) + -ώ (-ó, verbal suffix).
Τα στερεότυπα έχουν χαθεί. — Önyargılar kırıldı.
a concern; a group of companies or a conglomerate
köken: From German Konzern.
変革者や未来のリーダーが生まれました — Önyargılar kırıldı.
Korece편견 /pʰjʌ̹nɡjʌ̹n/
prejudice; bias
köken: Sino-Korean word from 偏見
고정관념들은 이제 깨졌습니다. — Önyargılar kırıldı.
to worry (oneself or someone with something)
çekim: geçmiş bekymrade · ortaç bekymrad · ulaç bekymrande
köken: Inherited from Old Swedish bekymbra, from Middle Low German bekummeren, bekumberen. For the second element see German Kummer (“sorrow, grief”). Cognate of Dutch bekommeren, German bekümmern.
Stereotyper har brutits. — Önyargılar kırıldı.
Lehçedotyczyć, koncern, martwić, tyczyć, uprzedzenie /dɔˈtɘ.t͡ʂɘt͡ɕ/
to concern, interest; to pertain to something, to apply
çekim: geçmiş dotyczono · şimdiki dotyczy
köken: Etymology tree Proto-Indo-European *de Proto-Balto-Slavic *da Proto-Slavic *do Proto-Slavic *do- Old Polish do- Polish do- Polish tyczyć Polish dotyczyć From do- + tyczyć. First attested in 1606. Displaced dotyczeć under influence of wytyczyć. Compare Kashubian doticzëc.
Stereotypy zostały przełamane. — Önyargılar kırıldı.
Ukraynacaзанепоко́єння, стосува́тись, турбо́та, упере́дженість, упере́дження
Стереотипи зламано. — Önyargılar kırıldı.
Hintçeतअस्सुब, पूर्वाग्रह, समुत्थान (eril) /puːɾ.ʋɑːɡ.ɾəɦ/
prejudice, bias
çekim: çoğul पूर्वाग्रहों
köken: From पूर्व- (pūrv-, “pre-”) + आग्रह (āgrah, “insisting”).
दूसरों के पूर्वाग्रहों हमारे इस्तेमाल के नहीं है।
Fince(vihamielinen) ennakkoluulo, aiheuttaa ennakkoluuloja, asia, ennakkokäsitys, ennakkoluulo, ennakkoluuloisuus /ˈɑsiɑ/
matter, issue, affair, concern, business, subject, case, thing (any abstract thing) · court case · thing, object (that is physical, concrete, tangible)
çekim: çoğul asiat · tamlayan asian
köken: From Proto-Finnic *asja.
aile: asiallinen, asiaton, itse asiassa, asiakas, asioida, asian vierestä, ammattiasia, asia-aine, asiaankuulumaton, asiaankuuluva
Ennakkoluulo on sairaus. — Önyargı bir hastalıktır.
Kuuntele, mitä minulla on asiaa.
Tämä ei ole sinun asiasi!
Mitä asiasi koskee?
Çekçepodnik, předsudek, trápit, znepokojovat (eril) /ˈpodɲɪk/
business, enterprise · undertaking, enterprise
çekim: çoğul podniky · tamlayan podniku
köken: Deverbal from podnikat.
Stereotypy byly zbořeny. — Önyargılar kırıldı.
concern (organization)
çekim: çoğul concerne · tamlayan concernului
köken: Borrowed from English concern.
Am depăşit stereotipurile. — Önyargılar kırıldı.
Macarcaelfogultság, előítélet /ˈɛlfoɡult͡ʃaːɡ/
bias, partiality, prejudice, predisposition, preference, predilection (inclination towards something) · self-consciousness, timidity, shyness, embarrassment
çekim: çoğul elfogultságok
köken: elfogult (“biased, partial”) + -ság (noun-forming suffix)
Sztereotípiák dőltek meg. — Önyargılar kırıldı.
Worry, a worry: a feeling of worry.
çekim: çoğul דְּאָגוֹת
סטיגמות נשברו. — Önyargılar kırıldı.
דְּאָגָה בְלֶב־אִישׁ יַשְׁחֶנָּה וְדָבָר טוֹב יְשַׂמְּחֶנָּה׃
Latinceattingō, fabula (dişil) /ˈfaː.bʊ.ɫa/
discourse, narrative · a fable, tale, story · a play
çekim: çoğul fābulae · tamlayan fābulae
köken: Etymology tree Proto-Indo-European *bʰeh₂- Proto-Indo-European *bʰéh₂ti Proto-Italic *fāōr Latin for, fā- Proto-Indo-European *-dʰlomder. Latin -bula Latin fābula From for, fā- (“to speak, say”) + -bula (instrument noun suffix).
aile: fābella, fābulāris, fābulor, fābulōsus, lupus in fābulā
to worry (be a source of concern) · to worry (be worried)
çekim: geçmiş bekymrede · ortaç bekymret · ulaç bekymrende
köken: From Middle Low German bekummeren.
aile: bekymring, bekymret
Stereotyper er blevet brudt. — Önyargılar kırıldı.
Situationen bekymrer mig.
Jeg bekymrer mig om...
Norveççeangå, bekymring, konsern, selskap, uro
Personlig bønn og kontakten med Gud var det viktigste i jødedommen, mente de. — Avrupa'daki Yahudilere yönelik önyargının temel gerekçesi din kökenliydi.
Endonezceprasangka /praˈsaŋka/
bias, prejudice: An adverse judgment or opinion formed beforehand or without knowledge of the facts
çekim: çoğul prasangka-prasangka
köken: Affixed pra- + sangka.
aile: berprasangka, prasangka ras, prasangka usia lanjut
Stereotype sudah dihancurkan. — Önyargılar kırıldı.
Vietnamcađịnh kiến, làm cho lo ngại /ʔɗïŋ˧˨ʔ kiən˧˦/
preconception; fixed views
köken: Sino-Vietnamese word from 定見, composed of 定 and 見.
Những khuôn mẫu đã bị phá vỡ. — Önyargılar kırıldı.
Etimoloji
See the etymology of the corresponding lemma form.
Eş & Zıt Anlamlılar
Örnek Cümleler
Tom önyargılı.
Tom is prejudiced.
Tom önyargısız.
Tom is unprejudiced.
Sen önyargılısın.
You're biased.
Ben önyargılıyım.
I'm biased.
Biz önyargılıyız.
We're prejudiced.
Biz önyargısızız.
We're unprejudiced.
Ben önyargısızım.
I'm unprejudiced.
Çalışma önyargılı.
The study is biased.
Tom çok önyargılı.
Tom is very biased.
Benim önyargım yok.
I have no prejudice.
Önyargılar kırıldı.
Stereotypes have been broken.
Bilişsel önyargılar
Cognitive bias
İlgili Sorular
Önyargı ve nefret içinde misiniz? Neden böyle hissediyorsunuz?
Neden insanlar burada din nedeniyle önyargı yapmayı bırakmıyor?
Ortaokul sonrası lise hayatıyla ilgili en çok duyulan önyargı nedir?
Gurur ve Önyargı romanı için kısa bir sunum örneği nereden bulabilirim?
Gurur ve Önyargı hakkında kısa bir sunum hazırlamak istiyorum, nasıl yapabilirim?