rigorous

/ˈɹɪɡəɹəs/3 hece
C2 seviye
EN → TR
"rigorous" kelimesinin Türkçesi: şiddetli, sert, insafsızlık, dakiklik, ihtimam.. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelşiddetli
Genelsert
Genelinsafsızlık
Geneldakiklik
Genelihtimam.
Genelözenli
Genelsıkı
Geneltitiz
Geneldakik
Geneldikkatli
Genelihtimamlı. rigorously insafsızca
Geneltamamı tamamına
Geneldakik olarak. rigorousness sertlik

Görsel

Şiddetli yağışlı şehir trafiği - kentsel yol manzarasıGeceyi Aydınlatan Şiddetli Patlama ve Uçuşan Ateş KıvılcımlarıKaranlık Arka Planda Şiddetli Deniz Dalgasının Etkileyici SıçrayışıGecenin Karanlığında Şiddetli Volkan Patlaması ve Lav Püskürmesi

Tanım

•demanding strict attention to rules and procedures

Diğer Dillerde

Fransızcarigoureux
İspanyolcarigoroso, riguroso
Rusçaскрупулёзный, стро́гий, суро́вый, то́чный
Felemenkçerigoureus
Rumenceriguros
Latincerigorosus
Dancaintens
Norveççerigorøs
Bulgarcaвзискателен, строг, суров
Katalancarigorós
Esperantorigora, severa
Malayalamcaകർക്കശ

Etimoloji

Inherited from Middle English rigorous, from Middle French and Anglo-Norman rigoreus, derived from Late Latin rigōrōsus (stiff, rigid; inflexible). By surface analysis, rigor + -ous.

Kelime Ailesi

nonrigorous
overrigorous
rigorously
rigorousness
unrigorous

Eş & Zıt Anlamlılar

Eş anlamlılar
Zıt anlamlılar

Örnek Cümleler

Aksiyomlar veya koyutlar.
We don't rigorously the prove side side side theorem
Dikkatli bir tavırla yapıldı.
It's being done in a rigorous manner.
Ayrıca ormanlık bakımındn zengindir.
The forest is rigorously protected.
Şiddetli Augustinism’i destekliyordu.
It espoused rigorous Augustinism.
Titiz bir bilimsel konu vardı elimde.
I had a rigorous scientific transect.
bizim familyamızda olmayan diğer türleri
And so this is a general way-- and I'm not being very rigorous here, is how you describe a chordate.
Halk oruç tutardı, ancak daha az titizlikle.
Commoners engaged in fasts, but less rigorously.
Gelişimimizi çok dikkatli bir şekilde ölçtük.
We have measured our progress very rigorously.
Henüz kanıtları kanıtları tam olarak yapmadık.
I know I haven't proved anything rigorously.
Bu nedenlerle, tüm gemiler titizlikle denetlendi.
For these reasons, all ships were rigorously inspected.
Böylece, titiz bir bilimsel çalışma süreci başladı.
So, I started a very rigorous scientific process.
Bu tartışma titiz ve tutarlı ama sonuçta inandırıcı.
The argument is rigorous and coherent but ultimately unconvincing.