stringent
2 hece
C2 seviye
EN → TR
"stringent" kelimesinin Türkçesi: sıkıca., yeğin, sıkı, dar, zorlu. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genelsıkıca.
Genelyeğin
Genelsıkı
Geneldar
Genelzorlu
Genelparaselik çeken
Genelzor şartlarda engellenmiş
Genelikna edici kandırıcı. stringency sıkılık
Genelpara darlığı. stringently para darlığıyla
Görsel

Tanım
•demanding strict attention to rules and procedures
Diğer Dillerde
Etimoloji
Learned borrowing from Latin stringēns, stringentem, from Proto-Indo-European *streyg- (“to stroke, to shear, stiff”).
Eş & Zıt Anlamlılar
Eş anlamlılar
Örnek Cümleler
Bu nedenle, "bilinmeyen" için kriter oldukça katıydı.
Thus the criterion for an "unknown" was quite stringent.
Kyoto Protokolü altında katı hedeflerle karşı karşıyayız.
We face stringent targets under the Kyoto Protocol.
Ayrıca irtifa hesaplayıcılar da daha büyük hale geliyordu.
Entrance requirements also became more stringent.
Bu kategori I alanları en sıkı korunan doğal peyzaj alanlarıdır .
These category I areas are the most stringently protected natural landscapes.
Bu saldırı Kanada'da silahla ilgili yasaların değişmesine sebep oldu.
The incident led to more stringent gun control laws in Canada.
Büyük değerler yüksek öğrenim kalite standartlarini koruyarak korunur.
The university practices stringent norms to uphold the quality of research.
İlgili Sorular
ABD'de hamburger yerken iki elinizle sıkıca tutup mümkün olduğunca çabuk yemeli ve yemeği bitirene kadar sohbet etmeye çalışmamalısınız. Bu doğru mu?
ABD'de hamburger yemek için hamburgeri iki elle sıkıca tutup hızlıca tüketmek ve yemek bitene kadar konuşmaktan kaçınmak gerekiyor. Bu kural geçerli mi?