outsider

/ˌaʊtˈsaɪdəɹ/3 hece
C1 seviye
EN → TR
"outsider" kelimesinin Türkçesi: dışlanan, bir grubun dışında olan kimse., hariç tutulan. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Geneldışlanan
Genelbir grubun dışında olan kimse.
Genelhariç tutulan

Tanım

•a contestant (human or animal) not considered to have a good chance to win

Diğer Dillerde

İtalyancaestraneo
Rusçaаутса́йдер, незнако́мец, незнако́мка, новичо́к, посторо́нний, прише́лец
Felemenkçebuitenstaander
Portekizceforasteiro, marginal
İsveççesärling, utomstående
Ukraynacaсторо́нній, чужи́й, чужи́нець
Çekçeoutsider, outsiderka
Macarcakívülálló
Endonezceorang luar
Vietnamcangười ngoài
Bulgarcaаутсайдер
Baskçaarrotz, kanpotar
İrlandacacoimhthíoch
Gürcüceაუტსაიდერი, გარეშე, გარეშე პირი
Esperantoeksterulo, novulo
Belarusçaаўтса́йдэр, старо́нні, чужані́ца, чужы́, чужы́нец
Makedoncaаутса́јдер, ново́дојден, новодо́јденец, ту́ѓинец

Kelime Ailesi

outsider art
outsider artist
outsider music
outsider musician
outsiderdom
outsiderhood
outsiderish
outsiderism
outsiderly
outsiderness
rank outsider

Eş & Zıt Anlamlılar

Eş anlamlılar

Örnek Cümleler

Ben dışarlıklıyım.
I'm an outsider.
Dışarıdan bakanlar,
So, as for the outsiders looking in, watch the CNN report on the second Amman Comedy Festival.
Ben bir yabancıydım.
I was an outsider.
Yabancılar Tom'u geriyor.
Outsiders make Tom nervous.
Tom ve Mary aykırı tipler.
Tom and Mary are outsiders.
Tom hayatı boyunca dışlandı.
All his life Tom was an outsider.
Bunları yabancılardan öğrendik.
We learned these things from outsiders.
Tom her zaman bir yabancı olacak.
Tom will always be an outsider.
Sıklıkla dışarıda gezen biriydim.
And very often I've been an outsider.
Ben her zaman bir yabancı olacağım.
I'll always be an outsider.
Sen tam olarak bir yabancı değilsin.
You're not exactly an outsider.
Buraya geldiğimizde biz yabancıydık.
We were outsiders when we came here.