abject
/ˈæb.d͡ʒɛkt/2 hece
C2 seviye
EN → TR
"abject" kelimesinin Türkçesi: adilik, alçak, aşağılık, gurursuz, sefil. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Geneladilik
Genelalçak
Genelaşağılık
Genelgurursuz
Genelsefil
Genelsefillik.
Genelaşağılık
Genelsefilce abjectness alçaklık
Genelköle gibi abjectly alçakça
Tanım
•showing humiliation or submissiveness
Diğer Dillerde
Rusçaжа́лкий, смире́нный, уни́женный
Arapçaخور, قَبَّحَ
Azericebinəva, miskin
Felemenkçediepgezonken, ellendig, gelaten, hulpeloos, infaam persoon, moedeloos
Hintçeअदना
Fincealhainen
Macarcaaljas, csapnivaló
Norveççeavvise, hjelpeløs
Galcegwael
Ermeniceարհամարհ
Gürcüceდამცირებული, მდაბალი, სულმდაბალი, უბადრუკი
Tagalogcamarawal
Urducaادنیٰ
Etimoloji
From Late Middle English abjecten (“to cast out, expel”) [and other forms], from abiect, abject (adjective) (see etymology 1). Sense 3 (“of a fungus: to give off (spores or sporidia)”) is modelled after German abschleudern (“to give off forcefully”).
Kelime Ailesi
Eş & Zıt Anlamlılar
Eş anlamlılar
Örnek Cümleler
Defol. Değerini yitirdin!"
So go thou forth; verily thou art of the abject ones.
Mısır'a inin, orada dilediğiniz şey var.
And stuck upon them were abjection and poverty.
1 milyar insan sefil fakirlik içinde yaşıyor.
One billion people live in abject poverty.
Hemen çık. Gerçekten sen, küçük düşenlerdensin."
So go thou forth; verily thou art of the abject ones.
Ona düzen kurmak istediler, ama Biz onları altettik.
So they contrived a plot against him, but We made them abject.
Onun için bir plan düşündüler, fakat biz onları altettik.
So they contrived a plot against him, but We made them abject.
Ona bir düzen yapmak istemişlerdi de biz onları alçaltmıştık.
So they contrived a plot against him, but We made them abject.
Onlara yoksulluk ve düşkünlük damgası vuruldu, Allah'ın gazabına uğradılar.
And stuck upon them were abjection and poverty. And they drew on themselves indignation from Allah.
İşte (bu hadiseden sonra) üzerlerine aşağılık ve yoksulluk damgası vuruldu.
And stuck upon them were abjection and poverty.
Böylece ona bir tuzak kurmayı istediler. Fakat biz onları alçaklardan kıldık.
So they contrived a plot against him, but We made them abject.
Ona tuzak kurmak istediler ama, biz onları sefiller, reziller haline getirdik.
So they contrived a plot against him, but We made them abject.
Böylece ona bir tuzak kurmak istediler. Biz de kendilerini daha alçak düşürdük.
So they contrived a plot against him, but We made them abject.