Sen boş musun?
Are you frivolous?
Sen uçarı mısın?
Are you frivolous?
Artık o pis putlardan ve yalan sözden kaçının.
Avoid the repugnance of idols, and false and frivolous talk.
Bu davanın anlamsız olduğunu hissediyor musun?
Do you feel that this lawsuit is frivolous?
Oyun anlamsız bir şey değil; oyun olmazsa olmaz.
Play is not frivolous. Play's essential.
Ofis için resim satın almak biraz saçma değil mi?
Isn't buying paintings for the office a little frivolous?
Artık putların pisliğinden, yalan sözden uzak durun.
Avoid the repugnance of idols, and false and frivolous talk.
O halde pis putlardan sakının; yalan sözden kaçının.
Avoid the repugnance of idols, and false and frivolous talk.
O ciddi şeylerle ilgili önemsiz bir biçimde konuşmaz.
He doesn't speak frivolously of serious things.
O halde o pis putlardan kaçının ve yalan sözden sakının.
Avoid the repugnance of idols, and false and frivolous talk.
O halde, pislikten, putlardan sakının; yalan sözden sakının.
Avoid the repugnance of idols, and false and frivolous talk.
Bu anlamsız bir aktivite değil, çünkü, yani, karıncaları düşünün.
That's not a frivolous activity, because, I mean, think of ants.