flicker

/ˈflɪkə/2 hece
C2 seviye
EN → TR
"flicker" kelimesinin Türkçesi: çırpınmak, pırıldayarak., titrek ve parlak ışık, geçici belirti, titrek yanmak. flickeringly titreşerek. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelçırpınmak
Genelpırıldayarak.
Geneltitrek ve parlak ışık
Genelgeçici belirti
Geneltitrek yanmak. flickeringly titreşerek
Genel(zool.) Amerika'ya mahsus kanatlarının altı sarı renkli bir çeşit ağaçkakan.

Tanım

•flash intermittently
•the act of moving back and forth

Diğer Dillerde

İspanyolcacentellear, centelleo, titilación, titilar, titileo
Rusçaвспы́шка, дя́тел, мгнове́ние, мерца́ние, мерца́ть, миг
Arapçaخفَقَ, رَفْرَفَ, طَرْفَة, وَمْضَة, وَمِيض, يَخْتَلِج
Farsçaسو سو زدن, لپیدن
Japonca揺らめく
Ukraynacaмерехті́ння
Macarcaküllő
Dancablinke, flimre, flimren, glimt
Bulgarcaблещукам, блещукане, мъждукам, мъждукане, проблясвам, трепкам
Baskçañirñir
Ermeniceամերիկյան փայտփորիկ, նշույլ
Gürcüceაელვარება, ბჟუტავს, ბჟუტვა, ბრწყინვა, გაელვება, გამოკრთომა
Esperantoflagreti, flagri

Etimoloji

Etymology tree English flick Proto-Indo-European *-yósder. Proto-Italic *-āzijos Latin -āriusnom. Latin -āriusbor. Proto-Germanic *-ārijaz Proto-West Germanic *-ārī Old English -ere Middle English -ere English -er English flicker From flick + -er.

Kelime Ailesi

aflicker
bean flicker
channel flicker
flea flicker
flicker fixer
flicker goon
flicker noise
flicker show
flicker wheel
flickerer
flickerless
flickersome
flickertail
flickery
flimmer
upflicker

Eş & Zıt Anlamlılar

Eş anlamlılar

Örnek Cümleler

Pop Buzz.
Flickeringmyth.com.
Titremen geçti mi?
Are you over your flickering now?
-Flickr'da artýk video da var.
(Quinn) - Flicker has video now.
doğal bir kırpışma efekti sağlar
enables a natural'flicker 'effect
Son bir titremeden sonra mum söndü.
After one last flicker, the candle went out.
Mumun alevi hafif rüzgarda titriyor.
The candle's flame is flickering in the soft breeze.
Mumun alevi yumuşak esintide titriyor.
The candle's flame is flickering in the soft breeze.
What I want you to do for me, just once - try it.
- So, not even a flicker?
Bulutlarda titreşen kızıllık pencereme düştüğünde."
When the redness that flickers in the clouds sets upon my silent window."
Bu floresan lamba titreşmeye başlıyor. Onu değiştirmemiz gerekecek.
This fluorescent lamp is starting to flicker. We'll have to replace it.
Sürekli ve göz kamaştırıcı titriyor vicdansız bir süre için son gibiydi.
The sustained and dazzling flickers seemed to last for an unconscionable time.
Öyle yaptığı gibi, Mrs. Bunting çalışma taşıyan mum titreşti patlak verdi.
As it did so, the candle Mrs. Bunting was carrying from the study flickered and flared.