drip
/dɹɪp/1 hece
C1 seviye
EN → TR
"drip" kelimesinin Türkçesi: saçak, damlama, (A.B.D), damlayış, damlamak. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genelsaçak
Geneldamlama
Genel(A.B.D)
Geneldamlayış
Geneldamlamak
Genel(argo) tatsız kimse
Genelgeçinilmez adam. dripdry (çamaşırı) sıkmadan askıya asarak kurutmak. drip moulding (mim.) damlalık
Genelsaçak. drip pan damlayan su veya yağı toplamaya mahsus kap. drippy damlayan
Genelçok ıslak yağmurlu
Genel(argo) tiksinti uyandıran. dripstone (mim.) taş damlalık
Genel(ped veya pt
Genelstalaktit (sarkıt) ve stalagmit (dikit) şeklinde kalsiyum karbonat.
Genelping) damlatmak
Geneldamla damla akmak. drip with blood kanı akmak. dripping wet sırsıklam.
Genel(mim.) damlalık
Geneltaşan bir sıvıyı toplayan kap
Görsel




Tanım
•(architecture) a projection from a cornice or sill designed to protect the area below from rainwater (as over a window or doorway)
•let or cause to fall in drops
Diğer Dillerde
İtalyancaflebo, gocciolare
Rusçaзануда, ка́пать, ка́пельница, ка́пнуть, нака́пать, протека́ть
Arapçaقَطَر
Azericedammaq
Kazakçaтаму
Felemenkçedruipen
Lehçeciec, kapać, kroplówka, nakapać, przeciekać
Ukraynacaкра́пельниця
Rumencepicura
İbraniceטפטף, עֵירוּי
Latincestillō
Dancadryppe
Norveççedrypp, sive
Katalancadegotador, degotar, escórrer
İrlandacabogán, donán, meatachán, sil, truán
Ermeniceկաթել
Etimoloji
From Middle English drippen, druppen, from Old English drypan, from Proto-Germanic *drupjaną (“to fall in drops, drip”), from Proto-Germanic *drupô (“drop”). Akin to West Frisian drippe (“to drip”), Dutch druipen, druppelen (“to drip”), German Low German drüppen (“to drip”), German tropfen, tröpfeln (“to drip”), Norwegian Bokmål dryppe, Norwegian Nynorsk drypa (“to drip”).
Kelime Ailesi
adrip
bedrip
continental drip
drip coffee
drip edge
drip feed
drip gas
drip irrigation
drip line
drip loss
drip marketing
drip painting
drip point
drip pricing
drip tip
drip-dry
drip-feed
driphole
Eş & Zıt Anlamlılar
Eş anlamlılar
Örnek Cümleler
[su damlaması]
[water dripping]
Çatı damlıyordu.
The roof was dripping.
Musluk damlıyor.
The faucet is dripping.
Burnun damlıyor.
Your nose is dripping.
Damlalar damladı.
Drops dripped.
Bal gökten damlamaz.
Honey doesn't drip from the sky.
Damlayan su taşı deler.
Constant dripping wears away a stone.
Sadece burnum damlıyor.
Just that my nose is dripping.
Su musluktan damlıyordu.
Water was dripping from the tap.
Damlayan bir musluğum var.
I have a dripping tap.
Onun yüzünden ter damlıyor.
Sweat is dripping from his face.
Mutfaktaki musluk damlıyor.
The tap in the kitchen is dripping.