İçinizde olgun bir adam yok mu?" 🔊
Is there no man of discernment among you?" 🔊
O, gerçeği kurgudan fark edemez. 🔊
He can't discern fact from fiction. 🔊
Asırdaşı tüm Horasan erenleri gibi. 🔊
Indiscernible! as though beyond all locations. 🔊
Umarım bana bunaklık isnat etmezsiniz." 🔊
He could discern the fragrance of Prophet Yusuf’s shirt from far away.) 🔊
Oysa sen yumuşak huylu ve çok akıllısın! 🔊
How gracious a man of discernment you are indeed!" 🔊
Sen aslında yumuşak huylusun, akıllısın." 🔊
How gracious a man of discernment you are indeed!" 🔊
Aslında sezerek okuyabilmeleri gerekiyor. 🔊
In fact, they need to be able to read discerningly. 🔊
İçinizde, aklı başında bir adam da mı yok? 🔊
Is there no man of discernment among you?" 🔊
Şüphe yok ki bunda düşünenlere ibretler var. 🔊
Herein are really signs for those who discern. 🔊
İçinizde aklı başında bir adam yok mu sizin?" 🔊
Is there no man of discernment among you?" 🔊
İçinizde aklı başında kimse yok mudur?" dedi. 🔊
Is there no man of discernment among you?" 🔊
İçinizde aklı başında bir adam yok mu!" dedi. 🔊
Is there no man of discernment among you?" 🔊