dawn
/doːn/1 hece
B1 seviye
EN → TR
"dawn" kelimesinin Türkçesi: tan, fecir, sabah, zuhur, aydınlanmak. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Geneltan
Genelfecir
Genelsabah
Genelzuhur
Genelaydınlanmak
Genelgün doğması
Genelintikal etmek. dawn on anlaşılmak
Genelilk görünüş
Genelgörünmeye başlamak
Genelsezilmek. It davvned on me. Kafama dank etti.
Genelşafak sökmesi
Genelgün ağarması
Görsel




Tanım
•an opening time period
•become light
Atasözü & Deyim
“Yanlış hesap Bağdat’tan döner”
“Haklı söz, haksızı Bağdat’tan çevirir”
“Tan yeri ağarınca hırsızın gözü kararır”
“Çanakta balın olsun, Yemen’den (Bağdat’tan) arı gelir”
“Atasını tanımayan Allah’ını tanımaz”
Diğer Dillerde
Rusçaвосхо́д, восхо́д со́лнца, заря, заря́, наступа́ть, озаря́ть
Arapçaإِشْرَاق, شُرُوق, فَجْر, فَلَق, مَشْرِق
Azericedan
Kazakçaарай
İsveççedagas, dagbräckning, dagning, gå upp för, gryning, morgonrodnad
Ukraynacaзоря́, світа́нок, схід
Macarcadereng, hajnal, hajnalodik, pirkadat, virrad, virradat
İbraniceשחר
Latinceaurōra, dilucesco, initium, lucesco, luciscere, mātūtīnum
Norveççedemre, demring, grålysning, morgengry, otte, soloppgang
Vietnamcabình minh, rạng đông
Etimoloji
From dawn.
Kelime Ailesi
crack of dawn
dawn ape
dawn choir
dawn chorus
dawn horse
dawn man
dawn of a new day
dawn of time
dawn on
dawn patrol
dawn poppy
dawn prayer
dawn raid
dawn redwood
dawn stone
dawn tetria
dawn upon
dawnless
Eş & Zıt Anlamlılar
Eş anlamlılar
Örnek Cümleler
Karaçi: Dawn.
1: Dawn.
Şafak söküyor.
The dawn is breaking.
Şafak, çok iyi.
Dawn, very good.
Fecre andolsun,
I CALL TO witness the dawn
Andolsun Fecre,
I CALL TO witness the dawn
Andolsun fecre.
I CALL TO witness the dawn
O, şafakta geldi.
He came at dawn.
Kaza şafakta oldu.
The accident occurred at dawn.
Tom şafakta geldi.
Tom came at dawn.
Sami şafakta öldü.
Sami died at dawn.
Şafakta gidiyoruz.
We leave at dawn.
Ufku görmüyorsunuz.
Opens up at dusk and dawn every day. You don't see the horizon.