Ana içeriğe geç
Sözlük
/
dawn

dawn

/doːn/1 hece
B1 seviye
EN → TR
↔ ters çevir
"dawn" kelimesinin Türkçesi: tan, fecir, sabah, zuhur, aydınlanmak. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Geneltan
Genelfecir
Genelsabah
Genelzuhur
Genelaydınlanmak
Genelgün doğması
Genelintikal etmek. dawn on anlaşılmak
Genelilk görünüş
Genelgörünmeye başlamak
Genelsezilmek. It davvned on me. Kafama dank etti.
Genelşafak sökmesi
Genelgün ağarması

Görsel

319 lojistik birliği töreninde general rütbeli komutan konuşuyor1605 Dönemi Poitiers Armalı Antika El Yazması ve Botanik Süslemeler1828 Tarihli Passiflora Edulis Antika Botanik İllüstrasyon ve Anatomisi19 yüzyıl tarzında detaylı botanik tahıl bitkisi bilimsel illüstrasyonu

Tanım

an opening time period
become light

Atasözü & Deyim

Acele işe şeytan karışır
Acıkmış kudurmuştan beterdir
Akıllı düşman akılsız dosttan hayırlıdır
Al elmaya taş atan çok olur
Alışmış kudurmuştan beterdir

Diğer Dillerde

Azericedan
Kazakçaарай
İbraniceשחר
Endonezcefajar, subuh

Etimoloji

From dawn.

Örnek Cümleler

Karaçi: Dawn.
1: Dawn.
Şafak söküyor.
The dawn is breaking.
Şafak, çok iyi.
Dawn, very good.
O, şafakta geldi.
He came at dawn.
Şafakta gidiyoruz.
We leave at dawn.
Tom şafakta geldi.
Tom came at dawn.
Sami şafakta öldü.
Sami died at dawn.
Kaza şafakta oldu.
The accident occurred at dawn.
Ufku görmüyorsunuz.
Opens up at dusk and dawn every day. You don't see the horizon.
Altın Şafakçı mısın?
Are you a Golden Dawn supporter?
Şafak vakti geliyor.
Dawn is coming.
Altın Şafak Partisi.
The Golden Dawn.
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod