daybreak
/ˈdeɪbɹeɪk/2 hece
C2 seviye
EN → TR
"daybreak" kelimesinin Türkçesi: tan, şafak, seher.. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Geneltan
Genelşafak
Genelseher.
Görsel




Tanım
•the first light of day
Atasözü & Deyim
“Yanlış hesap Bağdat’tan döner”
“Haklı söz, haksızı Bağdat’tan çevirir”
“Tan yeri ağarınca hırsızın gözü kararır”
“Çanakta balın olsun, Yemen’den (Bağdat’tan) arı gelir”
“Atasını tanımayan Allah’ını tanımaz”
Diğer Dillerde
AlmancaTagesanbruch
Fransızcapoint du jour
İspanyolcaamanecer
İtalyancaalba
Rusçaзаря́, рассве́т
Arapçaصُبْح, فَجْر, فَلَق
Felemenkçedageraad
Portekizceamanhecer, nascer do sol, raiar do sol
Yunancaαυγή
İsveççedagbräckning, dagning, gryning
Finceaamunkoitto
Macarcahajnal, virradat
Latinceaurora, dīlūculum, gallicinium
Dancadaggry
Norveççegrytidlig
Bulgarcaзазоряване
Litvancaaušra
Galiçyacaabrente, alborada, amencer
Galcegwawr
İrlandacaamhscarthanach, briseadh an lae, camhaoir
Ermeniceայգաբաց, արեւածագ, լուսաբաց
Tagalogcabukang-liwayway
Etimoloji
From day + break.
Eş & Zıt Anlamlılar
Eş anlamlılar
break of dawn
dawn
sunrise
ass crack of dawn
break
break of day
butt crack of dawn
cockcrow
crack of dawn
daylight
dayspring
first light
Örnek Cümleler
Tom şafakta uyandı.
Tom awoke at daybreak.
Sabahı ağartan oldur.
(He is the) Cleaver of the daybreak.
O, sabahı aydınlatandır.
(He is the) Cleaver of the daybreak.
Sabahı ortaya çıkarandır.
(He is the) Cleaver of the daybreak.
O, sabahı yarıp çıkarandır.
(He is the) Cleaver of the daybreak.
Gün ortasında sahne değişti.
At daybreak the scene was changed.
Dağcılar şafaktan önce uyandı.
The climbers awoke before daybreak.
Şafakta hâlâ yağmur yağıyordu.
At daybreak it was still raining.
Sabahleyin birbirlerine seslendiler:
At daybreak they called to each other:
Sabah olurken birbirlerine seslendiler.
At daybreak they called to each other:
Sabahleyin birbirlerine sesleniyorlardı.
At daybreak they called to each other:
Karanlığı yarıp tanyerini ağartan O'dur.
(He is the) Cleaver of the daybreak.