dusk

/dʌsk/1 hece
C1 seviye
EN → TR
"dusk" kelimesinin Türkçesi: alacakaranlık, akşam karanlığı, yarı karanlık, loş. dusky oldukça karanlık, koyu esmer.. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelalacakaranlık
Genelakşam karanlığı
Genelyarı karanlık
Genelloş. dusky oldukça karanlık
Genelkoyu esmer.

Görsel

Dağ köyü sonbahar alacakaranlık manzarasıGezegen manzarası - evrenin alacakaranlık silüetiAy ışığında buğday silueti - alacakaranlıkGün batımı kırmızı gökyüzü manzarası - alacakaranlık

Tanım

•become dusk
•the time of day immediately following sunset

Diğer Dillerde

İspanyolcaanochecer, anochecida, anochecido, atardecer, atardecida, crepúsculo vespertino
Rusçaсу́мерки
Arapçaعِشَاء, غَسَق, يَعْتِم, يَغْسِق
Farsçaشامگاه
Korece땅거미
İsveççeskymma, skymning
Lehçezmierzch, zmrok
Ukraynacaсу́тінки
Çekçesoumrak
Macarcaalkony, esthajnal, szürkület
İbraniceבֵּין עַרְבַּייִם
Latincecrepusculum
Endonezcesenja, sore
Vietnamcachạng vạng
Bulgarcaздрач, привечер, смрачава се, сумрак
Litvancasutemos
Estoncaeha

Etimoloji

From Middle English dosk, dusk(e) (“dusky”, adj.), from Old English dox (“dark, swarthy”), from Proto-Germanic *duskaz (“dark, smoky”), from Proto-Indo-European *dʰwes-, related to *dʰewh₂- (“smoke, mist, haze”). Cognate to Latin fuscus (“dark, dusky”), Sanskrit धूसर (dhūsara, “dust-colored”), Old Irish donn (“dark”). Related to dye, dust and dun (see these for more).

Kelime Ailesi

adusk
dusk-flat
duskdarter
duskhawk
duskish
duskless
dusklight
duskly
duskness
dusktime
predusk

Eş & Zıt Anlamlılar

Örnek Cümleler

Crystal Bridges
Crystal Bridges at dusk
Ufku görmüyorsunuz.
Opens up at dusk and dawn every day. You don't see the horizon.
Çiğ börek Gözleme Peremeç
Çiberek Gözleme List of Russian dishes List of stuffed dishes Peremech Shelpeka duskoviik Puran poli
Güneş batarken kırmızıdır.
The sun at dusk is red.
Alacakaranlık çöl üzerine düştü.
Dusk fell over the desert.
Sabahtan akşama kadar çalışırız.
We work from dawn until dusk.
Ama günbatımında herşey değişir.
But at dusk everything changes.
Tom sabahtan akşama kadar çalışır.
Tom works from dawn to dusk.
Şafak ve günbatımında en aktiftir.
It is most active at dawn and dusk.
Dan editörü Dusko Jovanoviç. [AFP]
Dan editor Dusko Jovanovic. [AFP]
Hava kararırken gökyüzü kırmızıdır.
The sky at dusk is red.
Sabahtan akşama kadar sınavlarım var.
I have exams from dawn till dusk.