custody

/ˈkʌstədiː/3 hece
B1 seviye
EN → TR
"custody" kelimesinin Türkçesi: muhafaza, nezaret, hapsetmek, tevkifetmek., velayet. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelmuhafaza
Genelnezaret
Genelhapsetmek
Geneltevkifetmek.
Genelvelayet
Genelvesayet
Genelsorumluluk
Genelemanet etmek. take into custody tutmak
Genelhapsetme. be in custody mahpus olmak
Genelbir kimsenin vesayeti altında bulunmak. give into custody teslim etmek

Görsel

Ev Yapımı Konserve Tavuk Kavanozları ile Gıda Saklama ve Muhafaza İpuçlarıAntik Hasır Örgü Muhafaza Kutusu ve El Yapımı Eskitilmiş Pirinç Kilit DetaylarıPastel tonlarda retro su altı kamera muhafazası ve fotoğrafçılık illüstrasyonu

Tanım

•(with ‘in’) guardianship over; in divorce cases it is the right to house and care for and discipline a child

Diğer Dillerde

İtalyancaaffidamento
Rusçaаре́ст, заключе́ние, кусто́дия, опе́ка, попече́ние, содержа́ние
Arapçaحَبْس, حِرَاسَة نَظَرِيَّة
Azericeböyüklük
Felemenkçehoederecht
Portekizcecustódia, guarda
Japonca保管, 拘留, 預かり, 養育権
İsveççeförvar, vårdnad
Ukraynacaкусто́дія, опі́ка
Çekçekustodie, vazba
Macarca(szülői) felügyeleti jog, előzetes letartóztatás, felügyelet, gyermekelhelyezés, kusztódia, őrizet
İbraniceמשמורת
Latincecustōdia
Dancaforældremyndighed, varetægt
Norveççeforvaring, omsorgsrett, varetekt
Endonezcehak asuh, kustodi
Bulgarcaсъхране́ние
Katalancacustòdia
İrlandacacumhdach
Bengalceহেফাজত

Etimoloji

Borrowed from Latin custōdia (“a keeping, watch, guard, prison”), from custōs (“a keeper, watchman, guard”). Doublet of custode.

Kelime Ailesi

chain of custody
custodee
data custody
joint custody
maternal custody
paternal custody
protective custody
sole custody
youth custody centre

Eş & Zıt Anlamlılar

Eş anlamlılar

Örnek Cümleler

Tom gözaltında.
Tom is in custody.
O, hapisten kaçtı.
He escaped custody.
O gözaltına alındı.
He was taken into custody.
Sami gözaltındaydı.
Sami was in custody.
Sami hapisten kaçtı.
Sami escaped from custody.
Tom hâlâ göz altında.
Tom is still in custody.
Tom gözaltında kalır.
Tom remains in custody.
Sami gözaltından kaçtı.
Sami escaped from custody.
Tom koruyucu gözaltında.
Tom is in protective custody.
Şüpheli gözaltına alındı.
The suspect was taken into custody.
Tom ihtiyati tutuklamada.
Tom is in protective custody.
Tom gözaltında tutuluyor.
Tom is being kept in custody.