cultivate

/ˈkʌltɪveɪt/3 hece
C2 seviye
EN → TR
"cultivate" kelimesinin Türkçesi: yetiştirmek, yetiştirme, kibarlık, incelik, münevverlik. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genelyetiştirmek
Genelyetiştirme
Genelkibarlık
Genelincelik
Genelmünevverlik
Genelzarif
Genelince
Genelekici
Genelyetiştirici.
Genelbeslemek
Genelmünevver. cultiva
Genelterbiye etmek
Genel(başka bir kimseyi) kendine bağlamaya çalışmak. cultivate a friendship dostluk kazanmaya çalışmak. cultivable
Genelcultivatable ekilebilir
Genelyetiştirilebilir. cultivated ekili
Geneltarlayı sürüp ekmek
Geneltion tarım
Genelirfan. cultivator (bahç) ekinler arasındaki toprağı tırmıklamaya mahsus çiftçi aleti veya makinası
Genelküçük saban
Tanım
•promote the growth of
Diğer Dillerde
Fransızcacultiver
İspanyolcacultivar
İtalyancacoltivare
Rusçaвозде́лать, возде́лывать, вы́растить, выра́щивать, культиви́ровать, обраба́тывать
Japonca栽培する, 耕す, 耕作する, 養う
Korece갈고닦다, 갈다, 연마하다, 재배하다
İsveççeodla
Ukraynacaви́ростити, виро́щувати, культивува́ти, оброби́ти, обробля́ти
Fince(to harrow) äestää, (to plough) kyntää, herättää, muokata, viljellä
Çekçeobdělávat
İbraniceטיפח, עיבד
Latincecolō
Dancadyrke, pleje
Norveççekultivere
Bulgarcaкултивирам, обработвам, отглеждам, подхранвам
Katalancaconrear
Galiçyacatraballar
Galceamaethu
İrlandacarómhair, saothraigh
Esperantokultivi, kulturi
Makedoncaобра́боти, обрабо́тува, о́дгледа, одгле́дува, пре́несе, прене́сува
Kelime Ailesi
cocultivate
cultivable
cultivar
cultivatable
cultivated
cultivation
cultivator
miscultivate
overcultivate
recultivate
subcultivate
uncultivate
uncultivated
Eş & Zıt Anlamlılar
Eş anlamlılar
Örnek Cümleler
Tarım bitkisi mi?
Is it a cultivated plant?
Ekili bitkiler sergisi
Cultivated plants exposition
Biz pirinç yetiştiririz.
We cultivate rice.
Onlar toprağı işlediler.
They cultivated the land.
Bu tarla iyi ekili değil.
This field is not well cultivated.
Ayrıca tütün de yetiştirilir.
They also cultivated tobacco.
Çay bitkisi yetiştirilmekdedir.
It is found where tea is cultivated.
Arama Nur Dağları'nda sürdürüldü.
The land was cultivated only on hills.
İşte bizim işimiz, toprağı işlemek.
So, our work is to cultivate the ground.
Çiftçi çeşitli ürünler yetiştiriyor.
The farmer cultivates a variety of crops.
Mozart birçok müzik türünü ilerletti.
Mozart cultivated many musical genres.
Bitkiler rizom meydana getirmektedir.
They cultivate rice.