crossroads

2 hece
C1 seviye
EN → TR
"crossroads" kelimesinin Türkçesi: kavşak, dörtyol ağzı. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelkavşak
Geneldörtyol ağzı

Tanım

•a point where a choice must be made

Diğer Dillerde

Fransızcacarrefour, croisée des chemins
Rusçaперекрёсток, перепу́тье, распу́тье
Arapçaتَقَاطُع, مُفْتَرَق
Farsçaتقاطع, چهارراه
Azericedördyol
Kazakçaжол түйіс, көше қиылысы, қиылыс
Özbekçechorraha, chorsu
Japonca交差点, 十字街, 十字路
Ukraynacaперехре́сток, перехре́стя
Hintçeचौराहा, दोराहा
Rumenceintersecție, punct de răscruce, răscruce
Macarcakeresztút, útkereszteződés, válaszút
İbraniceצוֹמֶת
Latincecompita, trivium
Dancakorsvej, skillevej, vejkryds
Norveççegatekryss, vegkryss, veikryss
Vietnamcangã ba, ngã tư

Kelime Ailesi

Crossroads of America

Eş & Zıt Anlamlılar

Örnek Cümleler

DÖNÜM NOKTASI
CROSSROADS
Bir dönüm noktasındaydım.
I was at a crossroads.
Sami bir yol ayrımındaydı.
Sami was at a crossroads.
Kaza bir kavşakta yer aldı.
The accident took place at a crossroads.
Bir rulo halinde toplanırlar.
We are at a crossroads.
Hırvat hükümeti yol ayrımında
Croatia's government at a crossroads
Oradan Karadeniz kıyısına geldiler.
Then they came to a crossroads.
Sırbistan için yeni bir yol ayrımı mı?
Another crossroads for Serbia?
8 Şubat 1991; Diyarbakır), Türk kaleci.
October 1998. • Turkey at the Crossroads.
AB: Rusya ile ilişkiler "dönüm noktasında"
EU: relations with Russia at "crossroads"
Türkiye, PKK/KADEK Konusunda Yol Ayrımında
Turkey Arrives at a Crossroads Regarding PKK/KADEK
Turneye çıktığımda hayatımda birçok şey atlattım.
I knew I had come to a crossroads in my life.