yem
"yem" kelimesinin İngilizcesi: feed, fodder, decoy, feed, fodder. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genelfeednoun
Genelfoddernoun
Geneldecoy
Genelfeed
Genelfodder
Genelfodder
Görsel




Çekim Tablosu
Belirtme (-i)yemi
Yönelme (-e)yeme
Bulunma (-de)yemde
Çıkma (-den)yemden
Tamlayan (-in)yemin
Çoğul (-ler)yemler
Tanım
•isim: Hayvanlar için saklanan kışlık yiyecek; yeygi
•Kuş ve balık tutmak için tuzağa bırakılan, oltaya takılan yiyecek veya yiyecek görüntüsündeki nesne
•ağızotu
•mecaz: Birini aldatabilmek için hazırlanmış düzen, kullanılan kimse veya şey
•argo: rüşvet
•argo: Kumarda ütülecek kimseye oyunun başında bilinçli olarak kazandırılan para
Atasözü & Deyim
“Öküz, yem bitince çifte gideceğini bilir”
“Acıkan ne yemez, acıyan ne demez”
“Aşure yemeye giden kaşığını cebinde taşır”
“Bakan yemez, kapan yer”
“Balı parmağı uzun yemez, kısmetlisi yer”
Diğer Dillerde
Almancaeinspeisen, Einspeisung, ernähren, Feed, fressen, Futter /ˈaɪ̯nˌʃpaɪ̯zn̩/
to feed in, inject
çekim: geçmiş speiste ein · ortaç eingespeist · şimdiki speist ein · ulaç einspeisend
eş: einleiten, zuführen
köken: ein- + speisen
Es gibt kein Futter. — Yem yok.
Fransızcaalimentation, alimenter, appât, appâter, donner à manger, flux (dişil) /a.li.mɑ̃.ta.sjɔ̃/
feeding · food · power supply
çekim: çoğul alimentations
eş: alim
köken: From alimenter + -ation.
On ne les nourrit pas. — Yem yok.
İspanyolcaalimentar, alimentarse, añagaza, apaniguar, carnada, cebar /alimenˈtaɾ/
to feed (give food to eat) · to feed into, reinforce.
çekim: geçmiş alimenté · ortaç alimentado · şimdiki alimenta
köken: From alimento (“food; nourishment”) + -ar.
aile: alimentación, alimentador, autoalimentar
No hay alimentación. — Yem yok.
İtalyancaalimentare, cibarsi, dare in pasto, diversivo, esca, falso bersaglio /a.li.menˈta.re/
food; alimentary, dietary, eating
çekim: geçmiş alimentàto · ortaç alimentàto · şimdiki aliménta · ulaç alimentànte
eş: commestibile, mangiabile, mangereccio, nutriente, nutritivo, allattare
köken: From alimento + -are.
Non ci sono mangimi. — Yem yok.
alimentare tensioni
to eat
çekim: geçmiş е́вший · ortaç е́вший · şimdiki е́ст · ulaç едя́щий
eş: е
köken: Inherited from Proto-Slavic *ěsti, from Proto-Balto-Slavic *ēˀstei, from Proto-Indo-European *h₁édti.
aile: еда́ть, взъе́сться, взъеда́ться, въе́сться, въеда́ться, вы́есть, выеда́ть, зае́сть, заеда́ть, зае́сться
Накормил? — Yemek mi?
Он ел мя́со и сала́т.
есть поедо́м
Arapçaأَطْعَمَ, غَذَّى
لذا لانحتاج لإطعامه شيئاً — Yem yok.
Farsçaغذا دادن
Azericeaxış, bəsləmək, lent, lenta, veriş, yedizdirmək
flow
çekim: çoğul axışlar · tamlayan axışin
köken: From axmaq (“to flow”) + -ış.
Kazakçaтамақтандыру
nutrition
Felemenkçevoer, aas
Er is geen voer. — Yem yok.
Portekizcealimento, chamariz, comer, ração, trato (eril) /a.liˈmẽ.tu/
food (any substance consumed by living organisms to sustain life), foodstuff
çekim: çoğul alimentos
eş: comida, refeição
köken: Borrowed from Latin alimentum.
Não há qualquer alimento. — Yem yok.
to bait, lure, tempt, entice, allure · to seduce
çekim: geçmiş δελέασα · ortaç έχοντας δελεάσει · şimdiki δελεάζει · ulaç δελεάζοντας
eş: πλανεύω, σαγηνεύω
köken: Learnedly, from Ancient Greek δελεάζω (deleázō), derived from δέλεαρ (délear, “bait”)
aile: δελεαστικός
Δεν υπάρχει τροφή. — Yem yok.
food (often of animals); feed · fodder
köken: 먹— (meok-, “to eat”) + -이 (-i, noun-deriving suffix).
사료가 전혀 필요없는 거죠. — Yem yok.
İsveççeföda, leva på, livnära sig, lockbete, lockfågel, mata /ˈføːˌda/
food; sustenance
çekim: tamlayan födas
köken: From Old Norse fœða, fœði (“food”), from Proto-Germanic *fōdijô, *fōdô, from Proto-Indo-European *peh₂-. Cognate with Danish føde, Icelandic fæða, English food.
De matas inte. — Yem yok.
Är han gammal nog att äta fast föda än?
Lehçeaktualności, kanał, karma, karmić, nakarmić, pasza /ak.tu.alˈnɔɕ.t͡ɕi/
inflection of aktualność: · nominative/genitive/accusative/vocative plural
Pasza jest niepotrzebna". — Yem yok.
Ukraynacaгодува́ти, жи́вити, корми́ти, постача́ти, примани́ти, прима́нювати
Це їжа. — Bu yemek.
to cause to eat, to feed
çekim: geçmiş खिलाता · şimdiki खिलाता है
köken: Hindi verb set खाना (khānā) खिलाना (khilānā) खिलवाना (khilvānā) Causative form of खाना (khānā) with the suffix -लाना (-lānā).
Finceateria, houkutin, houkutuslintu, käyttää ravintonaan, rehu, ruokkia /ˈɑteriɑ/
meal (food that is prepared and eaten)
çekim: çoğul ateriat · tamlayan aterian
köken: Unknown. Related to Ingrian adria, Karelian atrivo and possibly Veps ater. Sometimes theorized to be a borrowing from Proto-Norse [script needed] (*ateRja-), from Proto-Germanic *ētezją, but there appears to be no evidence of the existence of such a Norse word (no known descendants).
aile: aterioida, aamuateria, arkiateria, ateriakuljetus, ateriankorvike, ateriapalvelu, ateriarytmi, ateriasalaatti, ateriatuki, gourmetateria
Aterianko? — Yemek mi?
Çekçekrmit, krmivo, návnada, zdroj, živit se /ˈkr̩mɪt/
to feed (object: animal, child, old person)
çekim: geçmiş krmila · ortaç krmila · şimdiki krmí
eş: vykrmovat, živit
köken: Inherited from Old Czech krmiti, from Proto-Slavic *kъrmiti.
Žádné krmivo není. — Yem yok.
to feed, nourish · to nurse, suckle
çekim: geçmiş hrănit · ortaç hrănit · şimdiki hrănește
köken: Borrowed from Old Church Slavonic хранити (xraniti), from Proto-Slavic *xorniti. Compare hrană.
Nu este necesară altă hrană. — Yem yok.
Macarcaabrak, adás, betáplál, csalétek, csali, csalikacsa /ˈɒbrɒk/
fodder (food for animals)
çekim: çoğul abrakok
köken: From a Slavic language. First attested in 1494–1495. Compare Polish obrok, Serbo-Croatian obrok.
aile: abrakol, abrakos, abrakadag, abrakborsó, abrakcipó, abrakjászol, abrakkosár, abrakmester, abrakmérték, abrakrosta
Nincs táp. — Yem yok.
İbraniceפִיד
אין האכלה כלל. — Yem yok.
Latincealō, cibō, illex, nutriō, pābulor, pascō /ˈɪl.lɛks/
alluring, enticing, seductive
çekim: çoğul illicēs · tamlayan illicis
köken: Etymology tree Proto-Indo-European *h₁én Proto-Italic *en Proto-Italic *en- Latin in- Proto-Indo-European *deh₃-der.? Proto-Italic *lakjō Latin laciō Latin illiciō Proto-Indo-European *-s Latin -s Latin illex From illiciō (“to entice, seduce”) + -s.
feed · fodder
köken: From Old Norse fóðr, from Proto-Germanic *fōdrą (“fodder”), from Proto-Indo-European *peh₂- (“to protect, guard, graze, feed”).
aile: foderbræt
Frokost? — Yemek mi?
Norveççefø, føde, fôre, leve av, mate, mating
Rigelig mat. — Sıcak bir yemek.
supply · delivery · feed (encapsulated online content)
çekim: çoğul pasokan-pasokan
köken: Affixed pasok + -an, borrowed from Javanese ꦥꦱꦺꦴꦏꦤ꧀ (pasokan, “supply; deposit; rental fee”).
aile: pasokan daya takterputus
Tidak ada pakan. — Yem yok.
(Standard Malay)
Vietnamcacho ăn, nguồn cấp
Không có thức ăn dành cho cá. — Yem yok.
Etimoloji
Inherited from Ottoman Turkish یم (yem, “food, ration, bait; primer (for a gun)”), from Proto-Turkic *yēm, *yē- (“to eat”). Cognates Azerbaijani yem Bashkir ем (yem) Chagatai ییم (yem) Karakhanid یِیمْ (yem) Kazakh жем (jem) Kumyk ем (yem) Kyrgyz жем (jem) Nogai ем (yem) Southern Altai јем (ǰem) Tatar җим (cim), cim Uyghur يەم (yem) Uzbek yem
Deyimler
Eş & Zıt Anlamlılar
Örnek Cümleler
Yem yok.
There is no feed.
Bu yemek.
This is food.
Yem alma.
Don't take the bait.
Et yemem.
I don't eat meat.
Yemek ye.
Eat.
Yemin et.
Swear to god.
Yemek mi?
Eat it?
Onu yeme.
Do not eat that.
Ana Yemek
Main course
Beni yeme.
Don't eat me.
Yemek iyi.
The food is fine.
O yeminej!
That's Yeminej!
İlgili Sorular
Snook, grouper ve Florida'daki diğer balıklar için en iyi yem ve suni yem nedir?
Snook, grouper ve diğer Florida balıkları için en başarılı yem ve suni yem kombinasyonları nelerdir?
Florida sularında snook ve grouper avlamada en iyi sonuç veren yem ve suni yem türleri nedir?
Missouri'de canlı yem satan dükkanlar nerede?
Kızıl kuyruklu şahinimi eğitirken hangi yem türünü kullanmalıyım?
Birleşik Kelimeler
yem borusuyem torbasıyem verimiak yembalast yemkesif yembalık yemibitiriş yemihayvan yemikuşyemikuş yemipapağanyemisilo yemitavuk yemi