Ana içeriğe geç
Sözlük
/
taze

taze

/taːˈze/
adj
B1 seviye
TR → EN
↔ ters çevir
"taze" kelimesinin İngilizcesi: fresh, country, fresh, green, maiden. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelfreshadj
Genelcountry
Genelfresh
Genelgreen
Genelmaiden
Genelnew
Genelraw
Genelsweet
Genelverdant
Genelwarm
Genelyoung
Genelfresh
Genelfresh
Genelfresh

Görsel

Açık Büfe Sandviç Çeşitleri: Taze Toast ve Pratik Öğün Sunumuaçık ve koyu renkli iki farklı nohut çeşidinin taze bakliyat sunumuAğaç Sunum Tahtası Üzerinde Mini Burgerler ve Taze Mevsim SebzeleriAğaç Masada Tereyağlı Fransız Tostu ve Taze Portakal Suyu Kahvaltısı

Tanım

sıfat: Bozulmamış, bayatlamamış olan
Dinç, yıpranmamış, yorulmamış
Kuru olmayan; kuru karşıtı
körpe
mecaz: Yeni, zamanı geçmemiş
isim, mecaz: Genç kadın

Atasözü & Deyim

Taze bardağın suyu soğuk olur

Diğer Dillerde

Almancafrisch /fʁɪʃ/
fresh · recent
çekim: karşılaştırma frischer · üstünlük am frischesten
köken: From Middle High German vrisch, from Old High German frisc, from Proto-West Germanic *frisk, from Proto-Germanic *friskaz, from Proto-Indo-European *preysk-. Compare Dutch vers and fris, English fresh, Danish and Norwegian fersk, Swedish färsk. Doublet of Freske and Fresko.
aile: Frischluft
Diff aktualisierenDiff' i Tazele
FransızcaFrais /fʁɛ/
fresh (recently produced, unspoiled) · fresh (well-rested) · fresh, cool (of temperature, wind, etc.)
zıt: avarié, rance, rassis
köken: Inherited from Middle French frais, from Old French freis, from Vulgar Latin *friscum. Related to English fresh. Doublet of fresque.
aile: crème fraîche, fromage frais, frais comme l'œil, frais comme un gardon, frais et dispos, à la fraîche, faire frais, vivre d'amour et d'eau fraiche
C'est frais.Bu taze.
Il est frais mon poisson !
Une brise fraîche souffla soudain sur mon visage ; je frémis doucement.
J’aime écouter les nouvelles fraîches du matin.
İspanyolcachibolo, cría, joven, nuevo (dişil) /ˈkɾia/
kid, pup, cria · litter · childrearing
çekim: çoğul crías
eş: crianza, parida, camada, crianza
köken: Deverbal from criar (“to rear”).
aile: ama de cría, bolsa de cría
Esto es fresco.Bu taze.
İtalyancafresco, giovane, nuovo, piccoli, prole /ˈfres.ko/
fresh · cool · wet, fresh (of paint)
çekim: üstünlük freschissimo
eş: (piacevolmente) freddo, rinfrescante, ristoratore, leggermente, freddo, giovane
zıt: asciutto
köken: Inherited from Vulgar Latin *friscum.
aile: affrescare, al fresco, freschezza, frescura, rinfrescare
Questo è fresco.Bu taze.
stare al fresco
Rusça(женское имя), свежий /ˈsvʲeʐɨj/
fresh (new or clean)
çekim: karşılaştırma (по)свеже́е · üstünlük (наи)свежа́йший
eş: новый, нележалый, чистый, бодрящий, здоровый, прохладный
köken: Inherited from Proto-Slavic *svěžь.
aile: освежи́ться, освежа́ться, освежи́ть, освежа́ть, посвеже́ть, свежа́к, свежачо́к, свежа́тина, свеже-, свежева́ть
Обновить списокListeyi Tazele
По криста́льно чи́стой кро́ви Го́нит све́жий кислоро́д Подрыва́ются турби́ны Ускоря́я ти́хий ход
تحديث الائحةListeyi Tazele
child, kid · native to · boy, son
çekim: çoğul بچگان
köken: Inherited from Middle Persian [script needed] (wck' /⁠waččag⁠/, “child, baby, cub”), from Proto-Iranian *wacáh (“calf”).
aile: بچه قورباغه, بچه کونی, بچگانه, بچگی, دختربچه, پسربچه
بَچهِ اِصفَهانَم
Azericecavan, gənc, təzə, yeni /d͡ʒɑˈvɑn/
young (of people)
çekim: karşılaştırma daha cavan · üstünlük ən cavan
zıt: yaşlı, qoca
köken: From Persian جوان (javân).
aile: cavanlıq, cavanlaşmaq
cavan oğlan
Kazakçaжаңа, жас /ʒɑŋˈɑ/
new, novel
köken: From Proto-Turkic *yaŋï, *yeŋi (“new”).
aile: жаңалау, жаңалық, жаңаша, жаңашыл, жаңашылдық
Özbekçeyangi, yosh /jæŋˈɡi/
çekim: karşılaştırma yangiroq · üstünlük eng yangi
köken: Inherited from Chagatai یانگی (yaŋï), from Proto-Turkic *yaŋï. Cognate with Uyghur يېڭى (yë'ngi), Kazakh жаңа (jaña), Turkish yeni, etc.
Tatarcaяңа, яшь
zıt: иске
köken: From Proto-Turkic *yaŋï, *yeŋi (“new”).
Яңа ел котлы булсын!
fresh
çekim: karşılaştırma verser · üstünlük meest vers
köken: From Middle Dutch versch, from Old Dutch *fersk, *frisk, from Proto-West Germanic *frisk, from Proto-Germanic *friskaz, from Proto-Indo-European *preysk-. Doublet of fris. Cognate with German frisch, West Frisian farsk, English fresh, Danish fersk, Norwegian Bokmål fersk, Swedish färsk.
aile: ovenvers, versheid, verswaren, verversen
Lijst verversenListeyi Tazele
Portekizcede juventude, filhote, jovem, novo (eril) /fiˈʎɔ.t͡ʃi/
pup; cub (youth of an animal) · young piraíba (Amazonian fish)
çekim: çoğul filhotes
eş: cria
köken: From filho (“son”) + -ote.
Esto es fresco.Bu taze.
Não deixe de comer um filé de filhote, peixe típico amazônico.
immature, young · frail, delicate, slender
eş: άμεστος
ΑνανέωσηDiff' i Tazele
Japonca子供, 慣れる, 新しい, 若い /ko̞do̞mo̞/
child
köken: From Old Japanese, though at the time it was exclusively plural. From 子 (ko, “child”) + 共 (-domo, plural suffix).
差分を更新Diff' i Tazele
アンタ…か 記憶が戻った今となってはちょっと惜しい気もするよな
ルミナさんって呼んで子供の様に無邪気で可愛かったのに
…な……子供……か
Çinceщин
多吃新鮮蔬果。Taze meyveleri yenir.
Korece새로운
'새롭다'의 관형사형.
차이점 새로 고치기Diff' i Tazele
İsveççeny, nyupptäckt, ung, unge /nyː/
çekim: karşılaştırma nyare · üstünlük nyast
köken: From Old Norse nýr, from Proto-Germanic *niwjaz, from Proto-Indo-European *néwyos (“new”).
aile: ny-
Uppdatera jämförelseDiff' i Tazele
inflection of młody: · nonvirile nominative/accusative/vocative plural
çekim: çoğul młodych · tamlayan młodego
köken: Etymology tree Proto-Indo-European *(s)meld-der. Proto-Balto-Slavic *maldás Proto-Slavic *mȏldъ Old Polish młody Polish młody Proto-Indo-European *-is Proto-Balto-Slavic *-is Proto-Slavic *-ь Proto-Indo-European *-yós Proto-Balto-Slavic *-jas Proto-Slavic *-jь Proto-Slavic *-ьje Old Polish -e Polish -e Polish młode From młody + -e.
To jest świeże.Bu taze.
Хліб свіжий.Ekmek taze.
new, recent, modern
köken: Borrowed from Classical Persian جدید (jadīd), from Arabic جَدِيد (jadīd).
nominative plural of jälkeläinen
Verestä luetteloListeyi Tazele
Çekçečerstvý /ˈt͡ʃɛrstviː/
fresh (of produce)
çekim: karşılaştırma čerstvější · üstünlük nejčerstvější
eş: novopečený
köken: Inherited from Old Czech črstvý, from Proto-Slavic *čьrstvъ.
aile: čerstvost
Obnovit seznamjoin channelListeyi Tazele
Rumencejune, nou, pui, tânăr (eril) /ˈʒu.ne/
a surname
çekim: çoğul juni · tamlayan junelui
köken: From june (“young”).
aile: junime, junețe, junel
Actualizează listaListeyi Tazele
young
çekim: karşılaştırma fiatalabb · üstünlük legfiatalabb
zıt: idős, öreg, agg
aile: fiatalít, fiatalodik, fiatalos, fiatalság, fiatalasszony, fiatalember, fiatalkor, fiatalkori, fiatalkorú, fiatalúr
Hanem ilyen.Bu taze.
& רענן רשימהListeyi Tazele
growing up, maturing · increasing, augmenting
köken: Present participle of adolēscō.
Dancafrisk, nuværende, nyfødt /frɛsk/
fresh · cheerful, lively · fit, sprightly
çekim: karşılaştırma friskere · üstünlük friskest
köken: From Middle Low German vrisch, versch, from Old High German frisc, from Proto-Germanic *friskaz, cognate with English fresh, German frisch, Dutch vers. Doublet of fersk.
aile: begynde på en frisk, dagfrisk, dugfrisk, frisk blod, frisk fra fad, frisk mod, frisk som en fisk, frisk som en havørn, friskbrygget, friske
Genopfrisk listeListeyi Tazele

Etimoloji

Farsça

Örnek Cümleler

Bu taze.
This is fresh.
Ekmek taze.
The bread is fresh.
Pasta taze.
The pie is fresh.
Bunlar taze.
These are fresh.
Bu çok taze.
This is very fresh.
Bu mısır taze.
This corn is fresh.
Bu yumurta taze.
This egg is fresh.
Ben Taze Süt'üm!
New Milk Carton: I'm New Milk.
Taze ekmek aldım.
I bought fresh bread.
Taze gıda harika.
Fresh food is wonderful.
Taze görünüyordu.
It looked fresh.
Yaralar hala taze.
The wounds are still fresh.
taze ile daha fazla örnek cümle →

İlgili Sorular

Hangisini tercih etmeliyim: taze çikolatalı parçacıklı kurabiyeler mi yoksa çikolatalı dondurma mı? Lütfen fikrinizi paylaşın.
Civa içermeyen konserve somon ve kırmızı soğanlar hakkında sorularım var. Konsere konulmuş yabani somon (civasız) taze somona göre güvenli ve besleyici mi? Kırmızı soğanların sağlık faydaları nelerdir? Sarımsak ailesine ait olduklarını biliyorum; renk bakımından kırmızı soğan diğer soğan türlerinden daha mı iyi?
Titanic hakkında bilgi tazelemek istiyorum, aşağıdaki soruları yanıtlayabilir misiniz? (1) Titanic'in tamamen batış zamanı kesin olarak ne zaman? (15 Nisan 1912, 02:20 olduğunu düşünüyorum, doğru mu?) (2) Batma noktasının enlem ve boylamı nedir? (3) Çarpışma anındaki buzdağının enlem ve boylamı nedir? (4) Buzdağı ile çarpışma ne zaman gerçekleşti? (14 Nisan 1912, 23:40 olduğunu hatırlıyorum, doğru mu?) (5) Toplam kaç cankurtaran sandalığı bulunuyordu? (6) Bu sandalyaların kapasitesi kaç kişiydi? (7) RMS Titanic'te görev yapan müzisyenlerin isimleri nelerdir?
Kırmızı soğan ve konserve somon sağlıklı mı? Merhaba, kırmızı soğan ve konserve yabani somonu (civa içermeyen) çok seviyorum. Civa içermediği sürece taze somona göre konserve somon tüketmek güvenli mi? Konserve somon, taze somon kadar besleyici mi? Ayrıca kırmızı soğanlar sağlığımızı nasıl etkiler? Sarımsak familyasından olduklarını biliyorum, ama kırmızı soğanlar diğer renk soğanlardan daha mı faydalıdır?
Konserve ve dondurulmuş sebzeler arasındaki besin değerleri farklı mı? Taze sebzelerle karşılaştırıldığında bu farklar ne kadar belirgindir?

İlgili / Bileşik Terimler

Genelstring bean
Genelgreen bean
Birleşik Kelimeler
taze fasulyetazekantaze parataze soğanher dem tazeterütaze
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod