Ana içeriğe geç
Sözlük
/
sığınmak

sığınmak

/sɯ.ɯnˈmak/
verb
TR → EN
"sığınmak" kelimesinin İngilizcesi: asylum, haven. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelasylum
Genelhaven

Çekim Tablosu

Geniş zamansığınamam
Şimdiki zamansığınabiliyor
Gelecek zamansığınacak
Geçmiş zamansığınamadı
Şartsığınamasa
Gerekliliksığınamamalı
Emirsığın

Tanım

•Genellikle siyasi sebeplerle kendi ülkesinden kaçıp başka ülkeye gitmek; iltica etmek.
•Güvenmek, yardım istemek veya ummak.
•Korunmak amacıyla bir yere veya birine başvurmak, başkalarının yardım ve korunmasına ihtiyaç duymak.
•Tehlikelerden kaçarak güvenilir bir yere çekilmek.
•Tehlikelerden kaçarak güvenilir bir yere çekilmek
•Genellikle siyasi sebeplerle kendi ülkesinden kaçıp başka ülkeye gitmek
•Güvenmek, yardım istemek veya ummak
•Kendini korumak amacıyla bir yere veya birine başvurmak, başkalarının yardım ve korunmasına ihtiyaç duymak

Diğer Dillerde

asylum (shelter, refuge) · political asylum, right of asylum
çekim: çoğul Asyle · tamlayan Asyls
eş: Obdachlosenasyl, Obdachlosenheim, Obdachlosenunterkunft, Freistatt, Freistätte
köken: Borrowed from Latin asylum.
aile: Asylanstalt, Asylant, Asylbetrüger, Asylbewerber, Asylforderer, Asylheim, Asylmißbrauch, Asylmissbrauch, Asylrecht, Asylverfahren
Es ist gut, auf den HERRN zu vertrauen, und nicht sich verlassen auf Menschen. — RABbe sığınmak İnsana güvenmekten iyidir.
a shelter or refuge against the elements or physical danger
çekim: çoğul abris
eş: asile, refuge, gîte, abribus, aubette, gîte
köken: Inherited from Middle French abri, from Old French abri (“a place where one is sheltered from the elements or harm”), from abrier (“to cover”), from Late Latin abrigō (“to cover, shelter”), from a- + brigō, from Frankish *birīgan, *birīhan (“to cover, protect”), from Frankish *bi- (“be-”) + *wrīhan, from Proto-Germanic *wrīhaną (“to cover, clothe”), from Proto-Indo-European *werḱ-, *werǵ- (“to…
aile: à l'abri, à l'abri de, abri anti-aérien, abri anti-atomique, abri de nuit, abri fiscal, abri sous roche, abribus, aux abris, sans-abri
Mieux vaut chercher un refuge en l`Éternel Que de se confier à l`homme; — RABbe sığınmak İnsana güvenmekten iyidir.
Si tu cherches un abri inaccessible dis-toi qu'il n'est pas loin
İspanyolcaasilo, manicomio, puerto, refugio, santuario (eril) /aˈsilo/
shelter, refuge · asylum (home) · asylum (political asylum)
çekim: çoğul asilos
köken: Borrowed from Latin asylum, from Ancient Greek ἄσυλον (ásulon).
aile: asilar, asilo de ancianos, asilo nocturno, asilo político, derecho de asilo
Mejor es refugiarse en Jehovah que confiar en el hombre — RABbe sığınmak İnsana güvenmekten iyidir.
İtalyancaporto (eril) /ˈpɔr.to/
port, harbour/harbor
çekim: çoğul porti
eş: ancoraggio, banchina, calata, darsena, dock, molo
köken: From Latin portus, from Proto-Italic *portus, from Proto-Indo-European *pértus (“crossing”), from the root *per- (“to go forth”, “to cross”).
E' meglio rifugiarsi nel Signore che confidare nell'uomo — RABbe sığınmak İnsana güvenmekten iyidir.
Rusçaга́вань, дурдо́м, порт, прибе́жище, приста́нище, прию́т /port/
port, harbor
çekim: çoğul по́рты · tamlayan по́рта
köken: First dated 1702, from English port or from German Port, finally from Latin portus.
(117:8) Лучше уповать на Господа, нежели надеяться на человека. — RABbe sığınmak İnsana güvenmekten iyidir.
Arapçaلُجُوء, مَرْفَأ, مَلَاذ, مَلْجَأ, مَوْئِل, مِينَاء
‎الاحتماء بالرب خير من التوكل على انسان — RABbe sığınmak İnsana güvenmekten iyidir.
Farsçaپناه, پناه گاه /pa.ˈnaːh/
shelter · refuge · asylum
köken: From Middle Persian 𐭯𐭭𐭠𐭧 (panāh, “protector; refuge”).
aile: پناه بردن, پناه جستن, پناهنده, پناهندگی, پناهگاه
Azericepənah, sığıncaq /pæˈnɑh/
asylum, harbor, refuge · patron, protector · hope, reliance
çekim: çoğul pənahlar · tamlayan pənahın
köken: From Persian پناه.
aile: pənah aparmaq, pənah gətirmək
Kazakçaбаспана, бассауға, пана
asylum, refuge
çekim: çoğul баспаналар · tamlayan баспананың
köken: From бас (bas, “head”) + пана (pana, “shelter”).
Özbekçeboshpana, joy, panoh, panohgoh
place
çekim: çoğul joylar
köken: Borrowed from Classical Persian جای (jāy).
aile: joylashmoq
Felemenkçeasiel, haven, psychiatrische instelling, toevluchtsoord, vrijhaven (nötr) /aːˈzil/
asylum (state of legal protection) · animal shelter · closed institution into which people are admitted, asylum
çekim: çoğul asiels
köken: Borrowed from French asile, from Latin asȳlum, from Ancient Greek ἄσυλον (ásulon).
aile: asielbeleid, asielcrisis, asieldier, asielmigratie, asielprocedure, asielrecht, asielstad, asielzoeker, dierenasiel, hondenasiel
Hij bleef de volgende dag thuis om hem te verzorgen. — Ertesi gün evine sığınmak için geldiği halası tarafından reddedilir.
hospice · insane asylum · asylum
çekim: çoğul hospícios
eş: hospital, manicômio, manicómio
köken: Learned borrowing from Latin hospitium.
É melhor refugiar-se no Senhor do que confiar no homem. — RABbe sığınmak İnsana güvenmekten iyidir.
asylum, shelter, sanctuary, haven, refuge · asylum, hospice, home, hostel (for those in need, or in need of care or protection)
çekim: çoğul άσυλα · tamlayan ασύλου
köken: Inherited from Ancient Greek ἄσυλον (ásulon).
Καλλιον να ελπιζη τις επι Κυριον, παρα να θαρρη επ' ανθρωπον. — RABbe sığınmak İnsana güvenmekten iyidir.
Japoncaアサイラム, アジール, 海港, 避難所, 養護施設 /ka̠iko̞ː/
seaport
座右の銘は「わざわいを転じて福となす」。 — Önemli olan Hakk Teâlâ’ya sığınmak ve ibâdet etmektir.
この海港には約十隻の船が停泊している。
Korece망명, 피난처, 항구, 해항 /ma̠ŋmjʌ̹ŋ/
asylum; exile
köken: Sino-Korean word from 亡命
여호와께 피함이 사람을 신뢰함보다 나으며 — RABbe sığınmak İnsana güvenmekten iyidir.
a sanctuary, a haven, a refuge · a free city (various senses)
çekim: çoğul fristäder · tamlayan fristads
köken: fri + stad
Bättre är att taga sin tillflykt till HERREN än att förlita sig på människor. — RABbe sığınmak İnsana güvenmekten iyidir.
Lehçedom obłąkanych, przystań, przytułek, szpital psychiatryczny (dişil) /ˈpʂɘ.staɲ/
harbor/harbour · haven (a place of safety)
çekim: çoğul przystanie · tamlayan przystani
eş: marina, azyl, schronienie
köken: Etymology tree Proto-Slavic *pristanь Polish przystań Inherited from Proto-Slavic *pristanь.
aile: przystaniowy
Lepiej mieć nadzieję w Panu, niżeli ufać w człowieku. — RABbe sığınmak İnsana güvenmekten iyidir.
Ukraynacaбожеві́льня, приту́лок, психіатри́чна ліка́рня
shelter, refuge, asylum
çekim: çoğul पनाहें
köken: Borrowed from Classical Persian پناه (panāh), from Middle Persian 𐭯𐭭𐭠𐭧 (panāh). Compare Bengali পানা (pana), Punjabi ਪਨਾਹ (panāh).
पनाह दी, खाना खिलाया, मैं और क्या चाह सकता हूँ?
Fincemielisairaala, suojasatama, suojella, tarjota suojapaikka, turvapaikka, tyyssija /ˈmie̯liˌsɑi̯rɑːlɑ/
mental hospital
çekim: çoğul mielisairaalat · tamlayan mielisairaalan
köken: mieli (“mind”) + sairaala (“hospital”)
aile: mielisairaalahoito, vankimielisairaala
Parempi on luottaa Herraan, kuin turvata ihmisiin. — RABbe sığınmak İnsana güvenmekten iyidir.
Çekçeazyl, útočiště (eril) /ˈazɪl/
political asylum
çekim: çoğul azyly · tamlayan azylu
Lépe jest doufati v Hospodina, než naději skládati v člověku. — RABbe sığınmak İnsana güvenmekten iyidir.
Rumenceadăpost, azil, sanctuar (nötr)
shelter · a sheltered place
çekim: çoğul adăposturi · tamlayan adăpostului
köken: Inherited from Latin ad appos(i)tum or ad depos(i)tum.
aile: adăposti, adăpostire
Mai bine este să cauţi un adăpost în Domnul, decît să te încrezi în om; — RABbe sığınmak İnsana güvenmekten iyidir.
mental hospital, psychiatric hospital (a hospital facility designed to treat persons with serious mental disorders)
çekim: çoğul elmegyógyintézetek
köken: elme (“mind, intellect; mental”) + gyógyintézet (“hospital”)
aile: elmegyógyintézeti
Jobb az Úrban bízni, mint emberekben reménykedni. — RABbe sığınmak İnsana güvenmekten iyidir.
İbraniceנמל (eril) /nɔːˈmeːl/ [nɔːˈmeːl/
port
çekim: çoğul נְמֵלִים
köken: At the time of the Babylonian Talmud, borrowed from Ancient Greek λιμήν (limḗn) with metathesis.
aile: נְמַל־תְּעוּפָה
טוב לחסות ביהוה מבטח באדם׃ — RABbe sığınmak İnsana güvenmekten iyidir.
Dancaasyl, fristed, havn, refugium, tilflugtssted /asyːl/
asylum, refuge, sanctuary · orphanage, crèche
çekim: çoğul asyler · tamlayan asyls
köken: From Ancient Greek ἄσυλον (ásulon).
At ty til HERREN er godt fremfor at stole på Mennesker; — RABbe sığınmak İnsana güvenmekten iyidir.
proses, cara, perbuatan mengungsi
Lebih baik berlindung pada TUHAN, daripada mengandalkan manusia — RABbe sığınmak İnsana güvenmekten iyidir.
Vietnamcaviện cứu tế
Thà nương_náu mình nơi Ðức_Giê - hô-va Còn hơn tin_cậy loài_người . — RABbe sığınmak İnsana güvenmekten iyidir.
Bulgarcaлу́дница, малко пристанище, приютявам, убежище
По-добре да се надява някой на Господа, А не да уповава на човека. — RABbe sığınmak İnsana güvenmekten iyidir.

Etimoloji

Inherited from Ottoman Turkish صیغنمق (sığınmak). By surface analysis, sığ- + -ın.

Örnek Cümleler

RABbe sığınmak İnsana güvenmekten iyidir.
It is better to take refuge in Yahweh, than to put confidence in man.
Onlar yağmurdan sığınmak için bir yer aradı.
They looked for a place to take shelter from the rain.
RABbe sığınmak Soylulara güvenmekten iyidir.
It is better to take refuge in Yahweh, than to put confidence in princes.
Ben bir ağacın altına sığınmak zorunda kaldım.
I had to take shelter under a tree.
Önemli olan Allah’a sığınmak ve ibâdet etmektir.
It is true, so help you God and the oath you have sworn. .
Önemli olan Hakk Teâlâ’ya sığınmak ve ibâdet etmektir.
It is to forgive, to cover up (sins) and to remit (absolution).
Ertesi gün evine sığınmak için geldiği halası tarafından reddedilir.
On next day, he comes at her home for forgiveness.
Allah'dan kurtuluşun, ancak Allah'a sığınmakta olduğunu anlamışlardı.
Thereafter He relented toward them, so that they might repent.
Eğer çok üstüme gelirseniz, sonunda 7. maddeye sığınmak zorunda kalacağım.
If you ask me to do that I'm just going to end up in Chapter 7 eventually.
Çadırında sonsuza dek oturmak Ve kanatlarının gölgesine sığınmak isterim. _iSela
I will dwell in your tent forever. I will take refuge in the shelter of your wings. Selah.
Arnavutlar, AB ülkelerine sığınmak isteyen göçmen listesinin başında yer alıyor.
Albanians top the list of migrants seeking asylum in the EU.
Şimdi T'eodoros Trpatuni, sığınmak için İran kralının (II. Hüsrev) sarayına kaçtı.
Now T'eodoros Trpatuni fled to the court of the Iranian king (Khosrau II), for refuge.
sığınmak ile daha fazla örnek cümle →
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod