Ana içeriğe geç
Sözlük
/
isıtmak

ışıtmak

verb
C2 seviye
TR → EN
"ışıtmak" kelimesinin İngilizcesi: heat, chafe, warm. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelheat
Genelchafe
Genelwarm

Çekim Tablosu

Geniş zamanısıtabilir
Şimdiki zamanısıtabiliyor
Gelecek zamanısıtabilecek
Geçmiş zamanısıtabildi
Şartısıtabilse
Gereklilikısıtabilmeli
Emirısıt

Tanım

•Bir soyadı.
•çekici, olumlu, hoş bir duruma getirmek
•ışık saçmak, ışıklandırmak
•sıcak duruma getirmek
•Çekici, olumlu, hoş bir duruma getirmek
•Karanlığı giderip görünür duruma getirmek, ışıklı duruma getirmek
•Sıcak duruma getirmek

Diğer Dillerde

Almancaaufwärmen, erhitzen /ˈaʊ̯fˌvɛʁmən/
to heat up, warm up · to warm up (to prepare for an activity or physical exercise)
çekim: geçmiş wärmte auf · ortaç aufgewärmt · şimdiki wärmt auf · ulaç aufwärmend
eş: aufkochen, erwärmen, warm machen, warmmachen, einwärmen
köken: From auf- + wärmen.
aile: Aufwärmer, Aufwärmung, aufwärmend, aufgewärmt
Wir müssen herausfinden, wie viel Wärme es tut nehmen zum Aufwärmen Eis um 10 Grad. — Buzu 10 derece ısıtmak için ne kadar enerji gerek?
artillery
çekim: çoğul artilleries
köken: Inherited from Old French artillerie (“collection of military engins, crossbows, lances, etc.”), from artillier (“to equip, provide with contraptions”), alteration of atiller (“to arrange, adjust, put on clothes or, especially, pieces of armour”) (influenced by art), itself from a Vulgar Latin *apticlāre < *apticulāre, from Latin aptāre (“to make capable”).
aile: artillerie lourde
Je travaillais dans mon lit pour avoir plus chaud. — Sepette yakılan ateş havayı bir müddet daha ısıtmakta idi.
İspanyolcaalegrar, atibiar, berrea, bola rápida, brama, cachondear /aleˈɡɾaɾ/
to make happy · to be happy · to be glad
çekim: geçmiş alegré · ortaç alegrado · şimdiki alegra
köken: From alegre + -ar.
aile: alegranza
Ritmo Oriental) Avisa, por favor - Son (Orq. — Orkun Işıtmak (tam adı Orkuncan Işıtmak; d.
İtalyancaaccostarsi a, affezionarsi a, ardente, batteria, caldo, calore /arˈdɛn.te/
blazing, burning · passionate · ardent
eş: acceso, arroventato, bollente, cocente, fiammeggiante, infiammato
köken: From Latin ardentem.
aile: ardentemente
Vi dicevo che in laboratorio abbiamo una macchina industriale per scaldare i campioni. — Dediğim gibi laboratuvarda numuneleri ısıtmak için bunun gibi bir endüstriyel makinemiz var.
Rusçaизлучать свет, освещать
нагревать, греть, разогревать; обогревать, согревать
Также они разогревали Testament. — Mıknatısı ısıtmak da bir yöntemdir.
Arapçaأَحَرَّ, حَرَارَة, دَافِئ, دَفِيء, سَخَّنَ, سُخُونَة
ولكن قبل هذا كانت تستغل الحرارة الناتجة من هذا الدخان لتسخين الماء و الهواء. — Isı pompası, havalandırmadan aldığı ısıyı hacim ve su ısıtmak için kullanır.
Farsçaتافتن, داغی, فردمایدن, گَرْم, گرم شدن, گرم کردن /taːf.ˈtan/
to twist · to twine
köken: From Proto-Iranian *tāp- (“to twist, wind”), perhaps from Proto-Indo-European *temp- (“to span, stretch, extend”).
Azericeilıq /iɫɯχ/
warm, tepid, lukewarm
çekim: karşılaştırma daha ilıq · üstünlük ən ilıq
zıt: sərin
köken: From Proto-Turkic *yïlïg. Cognate with Turkish ılık, Turkmen ýyly, Uzbek iliq, Bashkir йылы (yılı), etc.
ilıq su
heat
köken: жылу (jylu) + -лық (-lyq).
Özbekçeiliq, issiq, qizdirmoq
warm
çekim: karşılaştırma iliqroq · üstünlük eng iliq
köken: Inherited from Chagatai ایلیغ (ïlïğ), from Proto-Turkic *yïlïg. Cognate with Turkish ılık, Turkmen ýyly, Azerbaijani ilıq, Bashkir йылы (yılı), etc.
Tatarcaҗылы
warm
köken: From Proto-Turkic *yïlïg. Cognate to Bashkir йылы (yılı), etc.
Felemenkçeverlichten, verwarmen, warm maken /vərˈlɪx.tə(n)/
to lighten, alleviate (make less heavy) · to enlighten, illuminate, brighten (make brighter)
çekim: geçmiş verlichtten · ortaç verlicht · şimdiki verlicht · ulaç verlichtend
köken: From Middle Dutch verlichten, verluchten. By surface analysis, licht + ver- -en. Doublet of verluchten.
aile: verlichting
Bovendien was ook handvatverwarming een optie. — Mıknatısı ısıtmak da bir yöntemdir.
to heat · warm up as a preparation for a physical activity · warm up (to make an audience enthusiastic)
çekim: geçmiş aqueci · ortaç aquecido · şimdiki aquece
zıt: esfriar, gelar, arrefecer
köken: From a- + Latin calēscere (“to heat up”), frequentative of caleō (“to be warm”). Compare Galician quecer.
aile: aquecimento, aquecedor, aquecido, aquecível
Eu disse que temos uma maquina industrial no laboratório para aquecer as amostras. — Dediğim gibi laboratuvarda numuneleri ısıtmak için bunun gibi bir endüstriyel makinemiz var.
Yunancaζέστη, ζεστός, θερμότητα, προκριματικός αγώνας (dişil) /ˈze.sti/
heat
çekim: çoğul ζέστες · tamlayan ζέστης
köken: From Ancient Greek ζέω (zéō, “I heat”). Cf. also ζεστός (zestós). Cognate with Mariupol Greek зест (zjest).
Η έκλυση θερμότητας κατά τη διάρκεια τέτοιων φαινομένων έχει ως αποτέλεσμα την επέκτασή της. — Örneğin çözeltiyi ısıtmak bu yollardan biridir.
Japoncaホカホカ, 加熱する, 暑さ, 暖かい, 暖める, 温かい /a̠t͡sɨsa̠/
hotness, heat
お話しましたが これを使って いろいろなサンプルをテストしました — Dediğim gibi laboratuvarda numuneleri ısıtmak için bunun gibi bir endüstriyel makinemiz var.
Çince暖和, 溫暖 /温暖, 燒烙 /烧烙 /nu̯än²¹⁴ xu̯ɔ⁴/
warm
eş: 融和, 溫和, 温和, 燒熱, 烧热, 燒烙
zıt: 涼快, 凉快, 涼爽, 凉爽, 秋凊
Korece빛나게 하다
그 샌드위치를 따뜻한 커피와 마시고 싶으시다면 8년 7개월 6일동안 소리질러보세요 — Eğer bir bardak kahveyi ısıtmak istiorsanız Hayattaki bazı şeyler sizi şaşırtabilir.
strong desire to mate in animals, especially mammals; heat, rut
çekim: çoğul brunster · tamlayan brunsts
köken: From Middle Low German brunst
Lehçeafekt, cieczka, ciepło, ciepły, ferwor, gnat (dişil) /ˈa.fɛkt/
affection, affect (strong feeling in response to a stimulus) · affection, love · affect, desire
çekim: çoğul afekty · tamlayan afektu
köken: Etymology tree Proto-Indo-European *h₂éd Proto-Italic *ad Proto-Italic *ad- Latin ad- Proto-Indo-European *dʰeh₁k- Proto-Indo-European *-yéti Proto-Indo-European *dʰh₁kyéti Proto-Italic *θakjō Proto-Italic *fakjō Latin faciō Latin afficiō Proto-Indo-European *-tus Proto-Italic *-tus Latin -tus Latin affectuslbor. Polish afekt Learned borrowing from Latin affectus. First attested in 1557.
Jak powiedziałem, w laboratorium mamy maszynę przemysłową do podgrzewania próbek. — Dediğim gibi laboratuvarda numuneleri ısıtmak için bunun gibi bir endüstriyel makinemiz var.
Ukraynacaгрі́ти, нагріва́ти, нагрі́ти, обігріва́ти, обігрі́ти, опа́лювати
Як я вже казав, ми маємо такий промисловий апарат в лабораторїї, щоб нагрівати зразки. — Dediğim gibi laboratuvarda numuneleri ısıtmak için bunun gibi bir endüstriyel makinemiz var.
Hintçeआँच, उद्रेक, ऊष्मा, गरम, गरमी, गर्म (dişil) /ɑ̃ːt͡ʃ/
scintilla, a sparkling, spark
çekim: çoğul आँचें
köken: Inherited from Sauraseni Prakrit 𑀅𑀘𑁆𑀘𑀺 (acci), from Sanskrit अर्चिस् (arcis), from Proto-Indo-European *h₁erkʷ-. Cognate with Assamese আঁচ (ãs) and Gujarati આંચ (ā̃ca).
Fincehehkuttaa, helle, juoksuaika, karsintaerä, kiihko, kiihottaa /ˈhehkutːɑːˣ/
to cause to glow · to preheat a diesel engine using a glowplug · to anneal (to subject to great heat and then cooling for the purpose of rendering less brittle)
çekim: geçmiş hehkuttanut · şimdiki hehkuttaisi · ulaç hehkuttava
köken: hehkua (“to glow”) + -ttaa
aile: hehkutella, hehkuttaja, hehkuttaminen, hehkuttua, hehkutus
Italialaislehdet hehkuttivat Räikköstä
hot (of weather)
çekim: çoğul horka · tamlayan horka
eş: vedro, parno, hic
köken: From horký + -o.
Dálkové vytápění je jeden ze způsobů vytápění. — Örneğin çözeltiyi ısıtmak bu yollardan biridir.
Dnes je horko.
Je pekelně horko.
Je tu horko jako v pekle.
near
köken: Past participle of apropia.
Am spus că avem o mașină industrială în laborator, cu care încălzim specimenele. — Dediğim gibi laboratuvarda numuneleri ısıtmak için bunun gibi bir endüstriyel makinemiz var.
Macarcacsípősség, előfutam, erősség, fegyver, felindulás, feszültség /ˈɛrøːʃːeːɡ/
strength, power, force, intensity (of sound) (strongest part of something; that on which confidence or reliance is based) · strong suit, forte (a field in which, or task at which, one is quite capable) · fort, fortress (a fortified defensive structure stationed with troops)
çekim: çoğul erősségek
köken: erős (“strong”) + -ség (noun-forming suffix)
aile: áramerősség, erősségmérő, fényerősség, szélerősség, térerősség
A laborunkban van egy olyan ipari gép amivel az ilyen melegítések megoldhatóak. — Dediğim gibi laboratuvarda numuneleri ısıtmak için bunun gibi bir endüstriyel makinemiz var.
A biológia sosem volt az erősséged.
heat wave
çekim: çoğul גלי חום
אז אמרתי שיש לנו מכונה תעשיתית כזו במעבדה כדי לחמם את הדגימות. — Dediğim gibi laboratuvarda numuneleri ısıtmak için bunun gibi bir endüstriyel makinemiz var.
Latincecalefacio, caleo, caleō, calesco, calidus, formus /ka.ɫɛˈfa.ki.oː/
to warm or heat · to rouse or excite
çekim: ortaç calefactus · şimdiki calefacit · ulaç calefaciēns
köken: From caleō (“to warm”) + faciō (“to make”).
aile: calefactō, excalfaciō, incalfaciō
Dancablive interesseret i, heat, hede, hedebølge, holde varm, løbetid (nötr) /ˈheːðə/
A heath. · A moor.
çekim: çoğul heder · tamlayan hedes
köken: From Old Norse heiðr (“heath, moor”).
Jeg sagde at vi har sådan en industriel maskine i laboratoriet til at varme prøverne med. — Dediğim gibi laboratuvarda numuneleri ısıtmak için bunun gibi bir endüstriyel makinemiz var.

Etimoloji

From Ottoman Turkish ایصیتمق (ısıtmak), can be analyzed as ısı (“heat”) + -t (“causative suffix”).

Örnek Cümleler

Kendimi ısıtmak istiyorum.
I want to warm myself.
Sadece seni ısıtmak istedim.
I just wanted to warm you.
Isıtmak için ellerine üfledi.
She blew on her hands to warm them.
Isıtmak için ellerime üfledim.
I blew on my hands to warm them.
Isıtmak için parmaklarına üfledi.
He blew on his fingers to make them warm.
Orkun Işıtmak 10 Türkçe Eğlence 7. skgames 9,63 İngilizce Oyun 8.
Orkun Işıtmak 10 Türkçe Entertainment 7. skgames 9,63 English Game 8.
Bir gramlık buzu bir kalvin derece ısıtmak için 2 joule enerji gerekir.
It takes 2 joules of energy to warm up 1 gram 1 degree Kelvin.
Güneş ışınlarının Dünya'yı ısıtmakta yetersiz kaldığı uzak bir çağdayız.
The Earth's atmosphere refracts sunlight.
Yani 200 gram buzu alıp onu ocakta ısıtmak 609 kilojoule'lük ısı gerektirir.
You might realize, 200 grams of ice, that's about half a pound of ice.
Indüksiyon ocakları doğrudan tencere ve tavalar ısıtmak için mıknatıslar kullanır.
Induction cookers use magnets to directly heat pots and pans.
Dediğim gibi laboratuvarda numuneleri ısıtmak için bunun gibi bir endüstriyel makinemiz var.
So I said we have such an industrial machine in the lab to heat up the specimens.
Fakat dinamik esneme hareketiyle kaslarınızı ısıtmak için kısaltılmış hareketler yapıyorsunuz.
But with dynamic stretching you're doing short abbreviated stretches to warm up your muscle.
ışıtmak ile daha fazla örnek cümle →
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod