gayrimeşru

adj
C2 seviye
TR → EN
"gayrimeşru" kelimesinin İngilizcesi: illegitimate, extramarital, illegitimate. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelillegitimateadj
Genelextramarital
Genelillegitimate

Tanım

•Kurallara, yasalara uygun olmayan, meşru olmayan
•Of marriages and offspring; not recognized as lawful
•Yasal olmayan, yasaya uygun olmayan
•Yolsuz, yasaya veya töreye aykırı

Diğer Dillerde

Almancaaußerehelich, unrechtmäßig /ˈaʊ̯sɐˌʔeːəlɪç/
extramarital, out of wedlock
köken: From außer- + Ehe + -lich.
Marie prophezeit ein Unglück. — Mary de gayrimeşru ilan edildi.
Er hatte drei außereheliche Kinder.
Er hatte ein kurzes außereheliches Verhältnis mit dieser Frau.
Fransızcaextraconjugal, illégitime /ɛk.stʁa.kɔ̃.ʒy.ɡal/
extramarital
eş: extramatrimonial
köken: From extra- + conjugal.
Marie est sur le point d'accoucher. — Robert'dan doğma gayrimeşru bir kız çocuğu vardır.
İspanyolcaextramarital, extramatrimonial, hijo ilegítimo, ilegítimo, natural /eɡstɾamaɾiˈtal/
extramarital
Tampoco lo está la existencia de hijas ilegítimas de Miguel IX. — IX. Mikhail'in gayrimeşru bir çocuğuda kayıtlı değildir.
extramarital
köken: From extra- + coniugale.
Maria è in preda al rimorso. — Mary de gayrimeşru ilan edildi.
Rusçaнезаконный, недозволенный
Гордость Марии оскорблена. — Mary de gayrimeşru ilan edildi.
Kazakçaнекесіз
extramarital, illegitimate
zıt: некелі
köken: неке (neke) + -сіз (-sız).
Felemenkçebuitenechtelijk, illegaal, onrechtmatig /ˌbœy̯.tə(n)ˈɛx.tə.lək/
extramarital
köken: From buiten + echtelijk.
Mark is echter gebeten. — Mary de gayrimeşru ilan edildi.
Hij had een buitenechtelijke affaire met zijn collega.
Het kind werd geboren uit een buitenechtelijke relatie.
Buitenechtelijke kinderen worden soms geconfronteerd met sociale vooroordelen.
Portekizceilegal /i.leˈɡaw/
illegal; unlawful (forbidden by the law)
zıt: legal
köken: Learned borrowing from Medieval Latin illēgālis, from Latin lēgālis. By surface analysis, i- + legal.
aile: ilegalmente
Maria também aparece em Judgment. — Mary de gayrimeşru ilan edildi.
Yunancaεξωγαμιαίος, εξωσυζυγικός, μοιχευτικός, νόθος, παράνομος /e.kso.si.zi.ʝiˈkos/
extramarital, extraconjugal
eş: εξωγαμιαίος
köken: Learnedly from εξω- (exo-) + συζυγικός (syzygikós), a calque of French extraconjugal.
Japonca偽の, 婚外の, 庶出の, 紛いの, 違法な
メアリーは運命的な出会いを感じる。 — Mary de gayrimeşru ilan edildi.
Korece혼외의
아프가니스탄의 대부분의 지역은 계속되어온 전투 활동으로 위험하다. — Protestocuların çoğu Afganistan saldırılarının gayrimeşru olduğunu düşünüyordu.
illegal
çekim: karşılaştırma mer illegal · üstünlük mest illegal
zıt: legal
köken: Borrowed from French illégal, from Medieval Latin illēgālis.
Santino "Sonny" Corleone - Vitos mycket våldsamme äldste son. — Santino (Sonny) Corleone'nin gayrimeşru çocuğudur.
Lehçenielegalny, nieślubny, pozamałżeński /ɲɛ.lɛˈɡal.nɘ/
illegal
eş: bezprawny, nieprawny, nieprawowity, niezgodny z prawem, niezgodny z przepisami, zakazany
zıt: prawny, legalny
köken: Etymology tree Old Polish nie Old Polish nie- Polish nie- Polish legalny Polish nielegalny From nie- + legalny.
Istnienie najstarszej córki, Marii, zostało zakwestionowane. — Catherine'nin kızı Mary gayrımeşru ilan edildi.
Ukraynacaнезаконнонаро́джений, позашлю́бний
Онука професора Бодак народилася у 2002 році. — Gayrimeşru oğlu Nikolay, 2004 yılında doğmuştur.
Finceavioliiton ulkopuolinen, avioton, epäkelpo, epälooginen, epäpätevä, kelvoton /ˈɑʋioton/
extramarital (taking place outside marriage) · extramarital, adulterous · illegitimate (born to unmarried parents)
çekim: karşılaştırma aviottomampi · üstünlük aviottomin
köken: avio + -ton
aile: aviottomuus
Vuonna 1901 syntyi poika, jolla oli häntä. — 1900 yılında, gayrımeşru bir çocuk sahibi oldu.
avioton lapsi
Çekçemimomanželský, nemanželský /ˈmɪmomanʒɛlskiː/
extramarital
köken: From mimo- + manželský.
Santino Corleone („Sonny“ – anglicky „synek“) – nejstarší syn. — Santino (Sonny) Corleone'nin gayrimeşru çocuğudur.
illegitimate
köken: Borrowed from French illégitime. Equivalent to i- + legitim.
Fiica Caterinei, Lady Mary, a fost declarată nelegitimă scoasă din linia de succesiune. — Catherine'nin kızı Mary gayrımeşru ilan edildi.
Macarcaházasságon kívüli
Mária tiszteletére állítatott. — Mary de gayrimeşru ilan edildi.
Latinceillegitimus, nothus, spurius /ɪl.leːˈɡɪ.tɪ.mʊs/
unlawful, illegal, illegitimate · non-legal (not of or pertaining to the law) · unjust, improper, inappropriate
çekim: çoğul illēgitimī · tamlayan illēgitimī
köken: Etymology tree Proto-Indo-European *né Proto-Indo-European *n̥- Proto-Italic *n̥- Latin in- Latin lēgitimus Latin illēgitimus From in- + lēgitimus (“lawful”).
Dancaillegitim, uægte, uægteskabelig, uberettiget, uden om ægteskabet, udenomsægteskabelig
false, fake, unreal, untrue · illegitimate, misbegotten
zıt: ægte
köken: From u- + ægte.
Jeg havde så mange kærester på dette punkt. — Bu ilişkilerinden birçok gayrimeşru çocuğu oldu.
et uægte barn
Norveççeutenomekteskapelig
Lukasjenko har også en tredje sønn, Nikolai, født utenfor ekteskap i 2004. — Gayrimeşru oğlu Nikolay, 2004 yılında doğmuştur.
Vietnamcađẻ hoang, ngoại hôn /ʔɗɛ˧˩ hwaːŋ˧˧/
illegitimate
köken: đẻ (“to give birth”) + hoang (“wild”).
Rất nhiều biến cố đã xảy ra với cặp đôi này. — Bu ilişkilerinden birçok gayrimeşru çocuğu oldu.
Bulgarcaизвънбра́чен, незаконен, незаконно роден, неправилен /nɛzɐˈkɔnɛn/
illegal, unlawful · illegitimate (of a child or marriage)
çekim: karşılaştırma незако́нни
zıt: зако́нен
köken: By surface analysis, не- (ne-) + зако́нен (zakónen).
Преслав Ляпчев не е женен и няма деца. — Bilinen gayrimeşru ilişkisi ve çocuğu yoktur.
Slovencezunajzakonski
Katalancail·legítim
Galiçyacaextraconxugal
unlawful, illegitimate · born to unmarried parents · disloyal, unfaithful
çekim: karşılaştırma neamhdhlisteanaí · üstünlük is neamhdhlisteanaí
zıt: dlisteanach
köken: From neamh- (negative prefix) + dlisteanach (“lawful, legitimate; loyal, faithful”).
Ermeniceապօրինի /ɑpoɾiˈni/
illegal, illicit · illegitimate
çekim: üstünlük ամենաապօրինի
köken: ապօրեն (apōren) + -ի (-i)

Etimoloji

Inherited from Ottoman Turkish غیر مشروع, by surface analysis, gayri- (“non-”) + meşru (“legitimate”).

Örnek Cümleler

Kralın ondan çok sayıda gayrımeşru çocuğu vardı.
The king had numerous illegitimate children with her.
Bu ilişkilerinden birçok gayrimeşru çocuğu oldu.
There were many talented people among them.
Byron'un diğer bütün çocukları gayrimeşru doğmuştur.
All of Byron's other children were born out of wedlock to other women.
IX. Mikhail'in gayrimeşru bir çocuğuda kayıtlı değildir.
Neither is the existence of any illegitimate daughters of Michael IX.
(Ama Edward'ın gayrimeşru bir erkek çocuğu da bulunmakta idi.)
(Sir William also had an illegitimate son, Richard.)
Borghild Olavsdotter ile olan gayrimeşru oğlu Magnus, Norveç kralı oldu.
Magnus, his illegitimate son with Borghild Olavsdotter, became king of Norway.
Pingnan Amca, Sen bir soylusun gayrimeşru da olsan gözümde hep yiğit biriydin
Uncle Pingnan, you are a nobleman Although illegitimate, I always considered you a hero
Jon Snow - 13 bölüm : Eddard Stark'ın gayrimeşru oğlu ve Gece Nöbetçileri 998.
Jon Snow, the 998th Lord Commander of the Night's Watch and bastard son of Eddard Stark.
Sırbistan, Kosova'nın bağımsızlığının gayrımeşru olduğunu savunmaya devam ediyor.
Serbia continues to argue that Kosovo's independence is illegitimate.
Babasının gayrimeşru evliliği dolayısıyla genç V. Edward babasının meşru oğlu değildi.
His replacement at V Corps was, somewhat unusually, his elder brother Edward.
Eğer II. Filip'in gayrimeşru oğlu ise Ptolemaios Büyük İskender'in yarı kardeşi olmaktadır.
The paternity of the latter, if true, would have made Ptolemy the half-brother of Alexander.
Gayrimeşru bir Londra çocuğu olarak yoksulluk içinde doğan Wallace, 12 yaşında okulu bıraktı.
Born into poverty as an illegitimate London child, Wallace left school at the age of 12.
gayrimeşru ile daha fazla örnek cümle →

İlgili / Bileşik Terimler

Genellove child
Genelnatural child