dürbün
/dyɾˈbyn/
noun
C2 seviye
TR → EN
"dürbün" kelimesinin İngilizcesi: binoculars, scope, glass, spyglass, spyglass. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Bilimbinocularsnoun
Bilimscopenoun
Genelglass
Genelspyglass
Genelspyglass
Genelbinoculars
Genelbinoculars
Görsel







Çekim Tablosu
Belirtme (-i)dürbünü
Yönelme (-e)dürbüne
Bulunma (-de)dürbünde
Çıkma (-den)dürbünden
Tamlayan (-in)dürbünün
Çoğul (-ler)dürbünler
Tanım
•gözetleme deliği, kapı dürbünü
•uzaktaki cisimlerin görüntülerini büyütmeye veya yaklaştırmaya yarayan, objektif ve oküler adlı iki mercekten oluşan optik alet, bakaç
•Kapının dışındakileri görmeye yarayan ve kapı ortasında açılmış mercekli delik
•Uzaktaki cisimlerin görüntülerini büyütmeye veya yaklaştırmaya yarayan, objektif ve oküler adlı iki mercekten oluşan optik alet
Diğer Dillerde
AlmancaAktionsradius, Aktionsspielraum, Anwendungsbereich, Aufgabenstellung, Ausmaß, Bereich
Bereich, auf den eine Person Einfluss ausüben kann
eş: Einflussbereich, Wirkungsbereich, Reichweite, Aktionsraum
Kaleidoskop — Çiçek Dürbünü
Fransızcatélescope (eril) /te.lɛs.kɔp/
spyglass · telescope (optical instrument used in astronomy for observing distant objects)
çekim: çoğul télescopes
eş: réflecteur, lunette
köken: From télé- + -scope.
aile: télescopique
Kaléidoscope (GL) — Çiçek Dürbünü
reach, range, scope (maximum distance something can reach)
çekim: çoğul alcances
eş: déficit, alcanzadura
köken: Deverbal from alcanzar (“to reach [a point, a level, a degree]”).
aile: dar alcance
Gleidescope — Çiçek Dürbünü
Está fuera de mi alcance.
İtalyancabinocolo (eril) /biˈnɔ.ko.lo/
binoculars · opera glasses · spyglass
çekim: çoğul binocoli
köken: From Latin bīnus (“double”) and oculus (“eye”).
Gleidescope — Çiçek Dürbünü
Rusçaбинокль (eril) /bʲɪˈnoklʲ/
binoculars
çekim: çoğul бино́кли · tamlayan бино́кля
köken: Borrowed from French binocle.
Калейдоскоп — Çiçek Dürbünü
Arapçaحَيِّز, زجاج, زُجَاج, قَدَح, قزاز, قلاص (eril) /zu.d͡ʒaːd͡ʒ/
glass (substance) · pieces of glass · glass vessels
çekim: tamlayan زُجَاجٍ
Name — Çiçek DürbünüName
glass, pane
çekim: çoğul جامها
köken: From Middle Persian [script needed] (ǰām, “glass”). Related to Avestan 𐬫𐬀𐬨𐬀 (yama, “glass”).
aile: جام جم, جام جهانی, جام زهر
glass
çekim: çoğul stəkanlar · tamlayan stəkanın
köken: Etymology tree ▲ Chagatai توستوغان (twstwġān)influ.? Tatar тустыган (tustığan)influ. ▲ Kazakh тостаған (tostağan)influ. ▲ Bashkir туҫтаҡ (tuśtaq)influ. Old East Slavic достоканъ (dostokanŭ) Russian стакан (stakan)bor. Azerbaijani stəkan From Russian стака́н (stakán, “glass”), itself a Turkic borrowing, compare Chagatai [script needed] (tostakan, “wooden bowl”), Tatar тустыган (tustığan, “cup”),…
bir stəkan çay
glass (substance)
köken: Borrowed from Classical Persian عَیْنَک (aynak, “glasses, spectacles”). Cognate with Uzbek oynak (“glass”), Uyghur ئەينەك (eynek, “glass”).
glass · bottle
çekim: çoğul shishalar · tamlayan shishaning
köken: Borrowed from Persian شیشه (šiše).
Tatarcaпыяла
Felemenkçeverrekijker (eril) /ˈvɛ.rəˌkɛi̯.kər/
pair of binoculars · spyglass (especially one not used for astronomy)
çekim: çoğul verrekijkers
köken: From verre (“far (adverb)”) + kijker, an early seventeenth-century calque of Ancient Greek τηλεσκόπος (tēleskópos).
Gleidescope — Çiçek Dürbünü
scope, field, context
çekim: çoğul âmbitos
köken: Borrowed from Latin ambitus.
Gleidoscope — Çiçek Dürbünü
glass (material) · shard, glass fragment · television, the box
çekim: çoğul γυαλιά · tamlayan γυαλιού
eş: ύαλος
köken: From Byzantine Greek γυαλίν (gualín), from earlier ὑάλιον (huálion), a diminutive form of Ancient Greek ὕαλος (húalos, “crystalline stone; glass”). Doublet of ύαλος (ýalos).
aile: γυάλα, γυαλάκιας, γυαλιά, γυαλιά ηλίου, γυαλίζω, γυάλινος
Καλειδοσκόπιο — Çiçek Dürbünü
glass (substance)
eş: グラス, ビードロ, ギヤマン
köken: Borrowed from Dutch glas. Doublet of グラス.
aile: ガラス体
Gleidescope — Çiçek Dürbünü
small cup; small glass · cup; glass
eş: 杯子, 杯子, 杯子, 杯, 杯, 杯子
aile: 杯仔麵, 杯仔面
牠們可能擁有好的夜間視力。 — Gece görüş dürbünü de takılabilir.
Korece쌍안경 /s͈a̠ŋa̠nɡjʌ̹ŋ/
binoculars
köken: Sino-Korean word from 雙眼鏡, from 雙 (“double”) + 眼 (“eye”) + 鏡 (“mirror”)
칼레이드스코프 — Çiçek Dürbünü
İsveççeomfattning
extent
çekim: çoğul omfattningar · tamlayan omfattnings
köken: omfatta + -ning
Glejdoskop — Çiçek Dürbünü
Lehçekieliszek, szklanka, szkło (eril) /kjɛˈli.ʂɛk/
diminutive of kielich · wine glass · shot glass (small drinking vessel for alcoholic drinks)
çekim: çoğul kieliszki · tamlayan kieliszka
köken: Etymology tree Polish kielich Proto-Indo-European *-kos Proto-Slavic *-kъ Proto-Slavic *-ъkъ Old Polish -ek Polish -ek Polish kieliszek From kielich + -ek.
Kalejdoskop — Çiçek Dürbünü
Ukraynacaскло, шкло /skɫɔ/
glass
çekim: çoğul сте́кла · tamlayan скла
köken: From Old East Slavic стькло (stĭklo), inherited from Proto-Slavic *stьklo, from Gothic 𐍃𐍄𐌹𐌺𐌻𐍃 (stikls). Doublet of шкло (šklo), a borrowing from Polish.
Глайдоскоп — Çiçek Dürbünü
glass (substance)
çekim: çoğul काँचों
köken: Inherited from Sauraseni Prakrit 𑀓𑀘𑁆𑀘 (kacca), from Sanskrit काच (kāca), from Proto-Indo-Iranian [Term?]. Compare Old Persian 𐎣𐎠𐎿𐎣 (kāsaka, “glass”).
Finceala, juomalasi, laajuus, lasi, lasi-, lasillinen /ˈɑlɑ/
area (measure of the extent of a surface) · area, field, domain (one's field of expertise or activity) · field, discipline (specific branch of knowledge, learning, or practice; e.g. in work or sciences)
çekim: çoğul alat · tamlayan alan
köken: From Proto-Finnic *ala; see ala- for more. Already in Finnic, this stem, originally meaning “lower, under” was repurposed as a noun meaning “underside, lower side”, whence “area”, whence the other senses like “domain”, “field”, “sector”.
aile: -alainen, alati, aloittain, alue, absorptioala, alakohtainen, alanvaihto, alanvalinta, alasuurennos, ammattiala
Gleideskooppi — Çiçek Dürbünü
Çekçeprohlédnout, rozsah, shlédnout, sklenice, sklo /ˈproɦlɛːdnou̯t/
(transitive) to look through something, see something over, have a look at, skim through something · to peruse (to look over casually), to skim · to examine, scrutinise
çekim: geçmiş prohlédnuvše · ortaç prohlédla · şimdiki prohlédne
eş: ohledat, podívat se, mrknout, prozřít, prokouknout
köken: From pro- + hlédnout.
Kaleidoskop — Çiçek Dürbünü
glass (drinking vessel)
çekim: çoğul pahare · tamlayan paharului
köken: Borrowed from Hungarian pohár or Serbo-Croatian pehar, from Old High German bëhhâri, from Late Latin picarium, variant of bicarium, possibly from bacarium, or from Ancient Greek βῖκος (bîkos). Compare also German Becher, Italian bicchiere, English pitcher.
aile: paharnic
Kaleidescope — Çiçek Dürbünü
present participle of átlátszik
çekim: karşılaştırma átlátszóbb · üstünlük legátlátszóbb
köken: From átlátszik + -ó (present-participle suffix).
Gleidescope — Çiçek Dürbünü
Latincevitrum /ˈwɪ.trũː/
glass · dyer's woad, a plant used for dying blue (Isatis tinctoria) · woad, a blue dye used by the Britons made from that plant
çekim: çoğul vitra · tamlayan vitrī
köken: Etymology tree Proto-Indo-European *wed-der. Proto-Indo-European *wedrom Proto-Italic *wedrom? Latin vitrum Perhaps from Proto-Indo-European *wed-ro-m (literally “water-like”), from the root *wed- (“water”). Or, from a substrate source in common with Proto-Germanic *waizdaz and Ancient Greek ἰσάτις (isátis, “woad”). For the semantic development compare Persian آبگینه (âbgina, “glass”). The plant…
aile: in vitro, vitreus
Mihi dicendum est de materia, ex qua vitrum conficitur.
Dancaglas
glass (substance) · glass (drinking vessel)
çekim: çoğul glassene · tamlayan glas'
köken: Inherited from Old Norse glas(keri), itself borrowed from Middle Low German glas, from Old Saxon glas.
aile: forstørrelsesglas
Kalejdeskop — Çiçek Dürbünü
Etimoloji
Farsça دوربین (durbin)
Eş & Zıt Anlamlılar
Örnek Cümlelerdürbün ile daha fazla örnek cümle →
Çiçek Dürbünü
Gleidescope
Bu kimin dürbünü?
Whose binoculars are these?
Çiçek DürbünüName
Kaleidescope
Tom dürbünle baktı.
Tom looked through the binoculars.
Tom dürbünüyle baktı.
Tom looked through his binoculars.
Tom dürbününü indirdi.
Tom lowered his binoculars.
Dürbünlü adam Tom'dur.
The man with the binoculars is Tom.
Tom dürbününden bakıyor.
Tom is looking through his binoculars.
Tom dürbünü bana uzattı.
Tom handed me the binoculars.
Tom dürbünle yarışı izledi.
Tom watched the race through binoculars.
Tom Mary'ye dürbünü uzattı.
Tom handed Mary the binoculars.
Tom dürbünü çantasına koydu.
Tom put the binoculars in his bag.