bakaç
TR → EN
"bakaç" kelimesinin İngilizcesi: binoculars, viewfinder. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genelbinoculars
Genelviewfinder
Tanım
•Bir soyadı. Bakıcı, bakan, nazır
•dürbün
•vizör
•Kamera, fotoğraf ve dürbünde bulunan, görüntüyü tam sınırlarıyla kesmeden veya taşırmadan alabilmeyi sağlayan düzenek
•Uzaktaki cisimlerin görüntülerini büyütmeye veya yaklaştırmaya yarayan, objektif ve oküler adlı iki mercekten oluşan optik alet
Diğer Dillerde
handliches Fernglas mit zwei Okularen
eş: Fernglas
- Ich geh und hol sie. — Onlara bakacağım.
Fransızcajumelle, jumelles, viseur (dişil) /ʒy.mɛl/
a female twin; female equivalent of jumeau · A pair of binoculars. · gemel
çekim: çoğul jumelles
eş: paire de jumelles
Je vais voir. — Onlara bakacağım.
İspanyolcaanteojos prismáticos, binoculares, gemelos, gemelos prismáticos, largavista, mirilla
Binocular.
eş: binocular, largavistas
Iré a ver. — Gidip bakacağım.
İtalyancabinocolo (eril) /biˈnɔ.ko.lo/
binoculars · opera glasses · spyglass
çekim: çoğul binocoli
köken: From Latin bīnus (“double”) and oculus (“eye”).
E avremo oggi. — Bugüne bakacağız
Rusçaбино́кль, видоиска́тель, визи́р
Я посмотрю платье. — Elbiseye bakacağım.
Arapçaمِنْظَار
سأعتني بها — O'na iyi bakacağım.
Azericebinokl, durbin
Kazakçaбинокль, дүрбі
binoculars
çekim: çoğul дүрбілер · tamlayan дүрбінің
köken: From Persian دوربین (durbin).
Felemenkçeverrekijker, zoeker (eril) /ˈvɛ.rəˌkɛi̯.kər/
pair of binoculars · spyglass (especially one not used for astronomy)
çekim: çoğul verrekijkers
köken: From verre (“far (adverb)”) + kijker, an early seventeenth-century calque of Ancient Greek τηλεσκόπος (tēleskópos).
- Ich geh und hol sie. — Onlara bakacağım.
Portekizcebinóculo, binóculos (eril) /biˈnɔ.ku.lu/
binoculars (hand-held device for looking at a distance)
çekim: çoğul binóculos
E teremos hoje. — Bugüne bakacağız
ονομαστική, αιτιατική και κλητική πληθυντικού του διόπτρα
Θέλω να κοιτάξω για νυφικό. — Elbiseye bakacağım.
viewfinder
köken: Borrowed from English viewfinder.
... 憎いよ — O'na iyi bakacağım.
viewfinder
köken: From English viewfinder. Compare with Japanese ビューファインダー (byūfaindā).
현재의 나이와 더불어 — Bugüne bakacağız
binoculars · a spyglass · a telescope
çekim: çoğul kikares · tamlayan kikares
eş: fjärrglas
köken: kika + -are
aile: ha något i kikaren, kikarsikte, tubkikare
Låt oss gå in å ta en titt på klänningen. — Elbiseye bakacağım.
Lehçecelownik, lorneta, lornetka, wizjer (eril) /t͡sɛˈlɔv.ɲik/
sight, hindsight (aiming device) · viewfinder (device on a camera that shows what will appear in the field of view of the lens; it helps the user target a subject, zoom and focus the image) · dative
çekim: çoğul celowniki · tamlayan celownika
eş: muszka, wizjer, datiwus, dativus
köken: Etymology tree Proto-Indo-European *deh₂-der. Proto-Indo-European *deh₂y-der.? Proto-Germanic *tiląder. Proto-West Germanic *tilder. Old High German zilder. Middle High German zilbor. Old Czech cílbor. Old Polish cel Polish cel Proto-Indo-European *h₂euh₁-der.? Proto-Slavic *-ovati Old Polish -ować Polish -ować Polish celować Proto-Slavic *-nъ Proto-Indo-European *-eykos Proto-Balto-Slavic…
I będziemy mieć dzisiaj — Bugüne bakacağız
Ukraynacaбіно́кль, видошука́ч, візи́р
"Але як ви будете дивитися?" — "Ama nasıl bakacağız?"
Hintçeदूरबीन (dişil) /d̪uːɾ.biːn/
telescope
çekim: çoğul दूरबीनों
köken: Borrowed from Classical Persian دوربین (dūr-bīn). Compare Bengali দূরবিন (durbin).
viewfinder
çekim: çoğul etsimet · tamlayan etsimen
köken: etsiä (“to look for, search for”) + -in; compare German Sucher
aile: etsinkuva, helokehäetsin, kuiluetsin, kulmaetsin, mittaetsin
Tuolla mäellä. — Onlara bakacağım.
Çekçedalekohled, hledáček (eril) /ˈdalɛkoɦlɛt/
binoculars (hand-held device) · telescope (astronomic device)
çekim: çoğul dalekohledy · tamlayan dalekohledu
eş: teleskop
köken: daleký + -o- + hledět
Bro... — - Bakacađýz.
Rumencebinoclu (nötr)
binocular
çekim: çoğul binocluri · tamlayan binoclului
köken: Borrowed from French binocle.
Mã duc eu la ei. — Onlara bakacağım.
present participle of keres
çekim: çoğul keresők
köken: keres (“to look for”) + -ő (present-participle suffix)
aile: keresőlámpa, keresőmotor
"De hogyan nézel ki?" — "Ama nasıl bakacağız?"
jól kereső ügyvéd
İbraniceמִשְׁקֶפֶת
.אני אדאג לה טוב מאוד — O'na iyi bakacağım.
binoculars
çekim: çoğul kikkerter · tamlayan kikkerts
köken: Equivalent to kikke (“to look”) + -ert (person or thing), from Dutch kijker.
aile: kikkertkirurgi, kikkertoperation, kikkertsigte, kikkertsyn, kikkertundersøgelse, stjernekikkert
Vi har i dag. — Bugüne bakacağız
Norveççesøker
Perioden er oppkalt etter henne. — Adlandırılmasına daha sonra bakacağız.
Endonezceteropong /təˈropoŋ/
binoculars
çekim: çoğul teropong-teropong
köken: Inherited from Malay teropong (“binoculars”). By surface analysis, topong (“a tall, stiff, hard hat worn as jewelry”) + -er- (“nominative infix”).
aile: meneropong, meneropongi, peneropongan, teropong api, teropong bintang, teropong kuman, teropong tuma
Aku mau mencari sebuah gaun. — Elbiseye bakacağım.
Vietnamcacon mắt xa, ống ngắm, ống nhòm /ʔəwŋ͡m˧˦ ɲɔm˨˩/
a pair of binoculars
köken: ống (“tube”) + nhòm (“to peek; to see”).
Em sẽ chọn váy cưới. — Elbiseye bakacağım.
Bulgarcaбино́къл, визьор
И ще разгледаме днешния ден. — Bugüne bakacağız
Slovakçaďalekohľad (eril) /ɟaʎekɔɦʎat/
binoculars, spyglass
köken: Etymology tree Slovak ďaleký Slovak -o- Slovak hľadieť Slovak ďalekohľad From ďaleký + -o- + hľadieť.
A budeme tu mať DNES, — Bugüne bakacağız
Eş & Zıt Anlamlılar
Örnek Cümlelerbakaç ile daha fazla örnek cümle →
- Bakacađýz.
- Bakacađýz.
- Bakacakmış.
- He will check them.
Sana bakacağım.
I'll look after you.
Tom'a bakacağım.
I'll look after Tom.
Gidip bakacağım.
I'll go take a look.
Tom ona bakacak.
Tom will look at it.
Bakacađýz artýk.
Let's see.
Bugüne bakacağız
And we're going to have today.
Köpeğe bakacağım.
I will look after the dog.
Kapıya bakacağım.
I'll get the door.
Bakacađým. - Siz?
I am still looking.
Onlara bakacağım.
I'll see to them.