Ana içeriğe geç
Sözlük
/
barista

barışta

noun
TR → EN
↔ ters çevir
"barışta" kelimesinin İngilizcesi: peaceful. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelpeaceful

Görsel

Barista kız kahve hazırlığı fotoğrafıKahve çekirdekleri ve espresso fincanı - barista stiliKahve dükkanı barista köşesi - iç mekan tasarımıKahve fincanı ve espresso aroması - barista dokunuşu

Tanım

•barış sözcüğünün bulunma tekil çekimi

Diğer Dillerde

peaceful · pacific, peaceable
çekim: karşılaştırma friedfertiger · üstünlük am friedfertigsten
eş: friedsam
köken: Friede + fertig
Friede und Liebe wurden erwähnt. — Aşktan ve barıştan bahsedildi.
calm · quiet, peaceful
çekim: çoğul calmes
eş: paisible, placide, serein, tranquille
zıt: agité, turbulent
köken: Inherited from Middle French calme, probably borrowed from Italian calma, from Ancient Greek καῦμα (kaûma) (or alternatively through the intermediate of an Iberian language as opposed to Italian).
aile: calme avant la tempête, calme olympien, calme plat, du calme, garder son calme
L'amour et la paix ont été mentionnés. — Aşktan ve barıştan bahsedildi.
İtalyancacalmo, pacifico /ˈkal.mo/
calm, peaceful, quiet, still
çekim: üstünlük calmissimo
eş: quieto, piatto, disteso, fermo, liscio, tranquillo
zıt: agitato
köken: From calmare (“to calm”) + -o.
Amore e pace furono menzionati. — Aşktan ve barıştan bahsedildi.
Любовь и мир упоминались. — Aşktan ve barıştan bahsedildi.
تم ذكر الحب والسلام. — Aşktan ve barıştan bahsedildi.
Azericedinc, sakit
quiet · silent · calm
çekim: karşılaştırma daha dinc · üstünlük ən dinc
zıt: səs-küylü, rahatsız, aramsız, narahat, nadinc
köken: Derived from Proto-Turkic *dï̄n + -(n)c. Azerbaijani tıncıxmaq (“to pant”) and dincəlmək are derivations of the same root. Cognate with Turkish dinç, Bashkir тыныс (tınıs), see there for more.
aile: dincəliş, dincəlmə, dincəlmək, dincləşmək, dinclik, nadinc, nadinclik
Dinc sakinlər müharibə vaxtı kəndi tərk etdilər.
Özbekçetinch
quiet, calm
çekim: karşılaştırma tinchroq · üstünlük eng tinch
Felemenkçevredevol, vredig, vreedzaam /ˈvreː.dəˌvɔl/
peaceful
çekim: karşılaştırma vredevoler · üstünlük vredevolst
köken: Compound of vrede + vol.
Liefde en vrede zijn vermeld. — Aşktan ve barıştan bahsedildi.
Portekizcepacífico, tranquilo /paˈsi.fi.ku/
peaceful (inclined to peace; peaceable) · pacific; calm; peaceful
köken: Borrowed from Latin pācificus.
aile: Oceano Pacífico, pacificamente
Houve quem mencionasse paz e amor. — Aşktan ve barıştan bahsedildi. CA:
CA:愛と平和についての提案には — Aşktan ve barıştan bahsedildi.
Korece평화롭다 /pʰjʌ̹ŋβwa̠ɾo̞p̚t͈a̠/
peaceful, pacific, amicable
eş: 평화스럽다
köken: From 평화(平和) (pyeonghwa) + -롭다 (-ropda, suffix deriving adjectives).
사랑이나 평화 얘기도 있기는 했어요. — Aşktan ve barıştan bahsedildi.
Lehçebezkonfliktowy, pokojowy, spokojny /bɛs.kɔn.flikˈtɔ.vɘ/
peaceable, peaceful, conflict avoidant, conflictless, conflict-free
eş: pokojowy, spokojny
zıt: konfliktowy, niezgodny
köken: Etymology tree Proto-Indo-European *bʰe Proto-Indo-European *h₁éǵʰ Proto-Indo-European *-s Proto-Indo-European *-ǵʰs Proto-Balto-Slavic *beź Proto-Slavic *bez(ъ) Proto-Slavic *bez- Old Polish bez- Polish bez- Polish konflikt Proto-Indo-European *-usder. Proto-Indo-European *-osder. Proto-Slavic *-ovъ Old Polish -owy Polish -owy Polish konfliktowy Polish bezkonfliktowy From bez- + konfliktowy.…
aile: bezkonfliktowość
Wspomniano o miłości i pokoju. — Aşktan ve barıştan bahsedildi.
bezkonfliktowy charakter
Наша країна бажає лише миру. — Bizim ülkemiz barıştan başka bir şey istemiyor.
Hintçeशांत /ʃɑːnt̪/
quiet, unspeaking · calm, relaxed · peaceful
köken: Etymology tree Proto-Indo-European *ḱemh₂- Sanskrit शम् (śam) Proto-Indo-European *-tós Proto-Indo-Iranian *-tás Sanskrit -त (-ta) Sanskrit शान्त (śāntá)lbor. Hindi शांत Learned borrowing from Sanskrit शान्त (śāntá), from शम् (śam) + -त (-ta).
Fincerauhallinen, rauhanomainen, rauhantahtoinen /ˈrɑu̯hɑlːinen/
peaceful, quiet, restful, serene, tranquil, calm
çekim: karşılaştırma rauhallisempi · üstünlük rauhallisin
köken: rauha (“peace”) + -llinen
aile: rauhallisesti, rauhallisuus
Kauan on minun sieluni täytynyt asua niiden seurassa, jotka rauhaa vihaavat. — Fazla kaldım Barıştan nefret edenler arasında.
Suomi on rauhallinen maa.
Hän on hyväntuulinen ja rauhallinen.
Tämä on rauhallinen asuinympäristö.
Çekçeklidný, mírumilovný, pokojný /ˈklɪdniː/
calm (of a person) · calm (of a place)
çekim: karşılaştırma klidnější · üstünlük nejklidnější
eş: nehybný, poklidný, tichý, nehlučný, poklidný, nevzrušený
zıt: neklidný, rušný
köken: From klid + -ný.
Láska a mír byly zmíněny. — Aşktan ve barıştan bahsedildi.
Rumencepașnic /ˈpaʃ.nik/
peaceful, peaceable, peace-loving · quiet
köken: From pace + -nic.
Dragostea și pacea au fost menționate. — Aşktan ve barıştan bahsedildi.
Macarcabékés, békeszerető /ˈbeːkeːʃ/
peaceful
çekim: karşılaştırma békésebb · üstünlük legbékésebb
köken: From béke (“peace”) + -s (adjective-forming suffix).
aile: békésen
A szeretet és a béke szóba került. — Aşktan ve barıştan bahsedildi.
שלום ואהבה הוזכרו. — Aşktan ve barıştan bahsedildi.
Latincepācātus
Norveççefredelig
Etter handlingen blir Peer fredløs i bygda. — Barıştan sonra korsanlar işssiz kalır.
Vietnamcahòa bình
Traditional tone placement spelling of hoà bình.
Tình yêu và hòa bình được đề cập tới. — Aşktan ve barıştan bahsedildi.
Chúng tôi luôn thiết tha với hòa bình và chủ trương giải quyết vấn đề Việt Nam bằng phương pháp hòa bình.
calm, tranquil
çekim: karşılaştırma по́-споко́йни · üstünlük на́й-споко́йни
köken: From Proto-Slavic *sъpokojьnъ.
Любовта и мира бяха споменати. — Aşktan ve barıştan bahsedildi.
Slovencemiren
Predolgo že biva duša moja ž njimi, ki sovražijo mir.Jaz ljubim mir, ali ko govorim, kličejo oni na boj. — Fazla kaldım Barıştan nefret edenler arasında.
past participle of assossegar
İrlandacasámh, suaimhneach /sˠɑːvˠ/
calm, peaceful, easy, pleasant · drowsy, lazy
çekim: karşılaştırma sáimhe · üstünlük is sáimhe
köken: From Old Irish sám, from Proto-Celtic *sāmos. According to Matasović, this adjective is a vṛddhi formation on Proto-Indo-European *somos (“same”), ultimately from Proto-Indo-European *sem- (“one, same”) and parallel to German sanft, English soft; however, "the semantic side of the connection leaves much to be desired".
aile: sáimhe, sámhas
peaceful · quiet
çekim: üstünlük ամենախաղաղ
köken: Inherited from Old Armenian խաղաղ (xałał).
aile: Խաղաղ օվկիանոս, խաղաղարար
peaceful
çekim: karşılaştırma უფრო მშვიდობიანი · üstünlük ყველაზე მშვიდობიანი
köken: From მშვიდობა (mšvidoba) + -იანი (-iani).
aile: მშვიდობიანად
მშვიდობიანი პროტესტი

Örnek Cümleler

Tom artık barışta.
Tom is at peace now.
Biz dünya ile barıştayız.
We're at peace with the world.
Aşktan ve barıştan bahsedildi.
Love and peace were mentioned.
Barışta da seçkin(ayan) sınıftılar.
Thus, it will be safe in the command classes.
Mutluluğu barışta değil zaferde ara.
So be it until there is no enemy, but peace.
Büyükelçi "Savaş ve barıştan söz ediyoruz.
"We are talking about war and peace.
Barıştan başka hiçbir şey dünyayı kurtaramaz.
Nothing but peace can save the world.
Liderlerine savaşta ve barışta eşlik ettiler.
They accompanied their leader in war and peace.
Fazla kaldım Barıştan nefret edenler arasında.
My soul has had her dwelling too long with him who hates peace.
40 yılı aşkın bir süredir barıştan keyif aldık.
We have enjoyed peace for more than 40 years.
Bizim ülkemiz barıştan başka bir şey istemiyor.
Our country wants nothing but peace.
Kısa bir barıştan sonra, savaş tekrar patlak verdi.
After a brief peace, war broke out again.
barışta ile daha fazla örnek cümle →
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod