şarlatan

/ʃaɾ.ɫa.tan/
noun
C2 seviye
TR → EN
"şarlatan" kelimesinin İngilizcesi: charlatan, quack, fake, quack, quack. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genelcharlatannoun
Genelquack
Genelfake
Genelquack
Genelquack
Genelcharlatan
Genelcharlatan
Çekim Tablosu
Belirtme (-i)şarlatanı
Yönelme (-e)şarlatana
Bulunma (-de)şarlatanda
Çıkma (-den)şarlatandan
Tamlayan (-in)şarlatanın
Çoğul (-ler)şarlatanlar
Tanım
•bilir geçinen kimse
•kendi bilgi ve niteliklerini veya mallarını överek karşısındakini kandıran, dolandıran kimse
•Bilir geçinen kimse
•Kendi bilgi ve niteliklerini veya mallarını överek karşısındakini kandıran, dolandıran kimse
Diğer Dillerde
to counterfeit, to forge
çekim: geçmiş fälschte · ortaç gefälscht · şimdiki fälscht · ulaç fälschend
köken: From Middle High German velschen, valschen, from Old High German falskōn, falsken, from Proto-West Germanic *falskōn.
aile: Fälscher, Fälschung, abfälschen, verfälschen
1 BetrSichV eine Straftat dar. — Şarlatanlık bir suçtur.
artificial
zıt: naturel
köken: Borrowed from Latin artificiālis. By surface analysis, artifice + -iel.
aile: artificiellement, insémination artificielle, intelligence artificielle, neige artificielle, respiration artificielle, sélection artificielle
Toute hésitation serait un crime. — Şarlatanlık bir suçtur.
İspanyolcaaduja, adujar, charlatán, cua, cuac, curandero (dişil) /aˈduxa/
each of the coils of a rope; a fake
çekim: çoğul adujas
köken: Of uncertain origin. Probably from Genoese Ligurian duggia (compare with Italian duglia (“a coil, a fake”), ultimately from Latin dūpla. First attested in 1842.
aile: adujar
En la actualidad, los hinduistas creen en esa tradición. — Şarlatanlar, günümüzde bu geleneğin kalıntılarıdır.
to quack
çekim: geçmiş anatràto · ortaç anatràto · şimdiki ànatra · ulaç anatrànte
köken: From anatra (“duck”) + -are (first conjugation verb suffix).
Ho pensato a me - Servire me giusto per un mestatore nascosto .... — Kendi kendime düşündüm sinsi şarlatanlıkları için bana doğru kulluk ....
Rusçaшарлатан (eril) /ʂərɫɐˈtan/
charlatan, quack
çekim: çoğul шарлата́ны · tamlayan шарлата́на
köken: Borrowed from French charlatan.
Я подумал про себя - Подавайте мне право на красться обман .... — Kendi kendime düşündüm sinsi şarlatanlıkları için bana doğru kulluk ....
Arapçaبَطْبَطَة, زَبَطَ, زَبْط, مُزَيَّف
قلت لنفسي -- خدمة لي الحق عن هراء التسلل.... عيناه أشرق على التوالي — Kendi kendime düşündüm sinsi şarlatanlıkları için bana doğru kulluk ....
Farsçaجعل, جعلی, ماخ /ˈd͡ʒaʔl/
forgery, counterfeit · making, creating · forging
köken: Borrowed from Arabic جَعْل (jaʕl).
aile: جعلی, جعل کردن
Azericegeydirmə, qəlp /ɟejdirˈmæ/
verbal noun of geydirmək (“to cloth someone”) · forgery, fabrication, counterfeit, fake
çekim: çoğul geydirmələr · tamlayan geydirmənin
köken: Morphologically from geydir + -mə
Felemenkçecharlatan, oplichter
Ik dacht bij mezelf - Serve me rijp voor een sluipende onzin .... — Kendi kendime düşündüm sinsi şarlatanlıkları için bana doğru kulluk ....
quack; charlatan (false doctor) · charlatan; imposter · swindler; con man
çekim: çoğul charlatões
eş: curandeiro, enganador, impostor, mata-sanos
köken: Ultimately from Italian ciarlatano.
Alguns jogos colocam maior ênfase no salto, escalada e até mesmo em nadar. — Şarlatanlık yönü ağır basar, daha hoppa ve oynaktır.
clumsy, ineffectual person · quack doctor, horse doctor · farrier, horse veterinarian
çekim: çoğul αλμπάνηδες · tamlayan αλμπάνη
eş: πεταλωτής
Σκέφτηκα - Σερβίρετε με το δικαίωμα για μια επιβουλής απάτη .... — Kendi kendime düşündüm sinsi şarlatanlıkları için bana doğru kulluk ....
Japoncaガー ガー, ガーガーと鳴く, ガヤガヤしゃべる, クェッ クェッ, クワッ クワッ, ぱちもん
counterfeit
私の顔に、しかし、私はそれをあざける明るさではなかったと認識。 — Kendi kendime düşündüm sinsi şarlatanlıkları için bana doğru kulluk ....
Korece가짜, 꽥꽥, 위조하다 /ˈka̠(ː)t͡ɕ͈a̠/
fake; forgery; imitation; counterfeit
eş: 위조
zıt: 진짜
köken: From 가(假) (ga, “fake”) + -짜 (-jja, “thing”). Compare 진짜 (jinjja).
나 혼자 생각 - 몰래 협잡 날 바로 담아주세요 .... 그의 눈은 똑바로 났는데 — Kendi kendime düşündüm sinsi şarlatanlıkları için bana doğru kulluk ....
false (untrue, not factual, wrong) · fake (not the actual thing) · false, phony, fake (not genuine, affected)
çekim: karşılaştırma falskare · üstünlük falskast
köken: From Old Swedish falsker, borrowed from Middle Low German valsch, from Old Saxon *falski, from Proto-West Germanic *falskī (“false, counterfeit”).
aile: falsk som vatten, falskmyntare, falskspel, förfalska
Förtal är ett brott. — Şarlatanlık bir suçtur.
ett falskt påstående
falska pärlor
Du är den vackraste jag mött, inte påmålad och falsk som andra.
Lehçefałszywy, fejk, konował, kwa, kwakać, kwaknięcie /fawˈʂɘ.vɘ/
fake (not real, a copy) · false (untrue, not factual, wrong) · false, duplicitous, fallacious
eş: apokryficzny, lewy, nieprawdziwy, przerobiony, sfałszowany, trefny
zıt: autentyczny, autentyk, oryginalny
köken: Etymology tree Middle High German valschbor. Polish fałsz Proto-Slavic *-ivъ Polish -ywy Polish fałszywy From fałsz + -ywy.
aile: fałszywość
Szantaż taki jest przestępstwem. — Şarlatanlık bir suçtur.
Ukraynacaпідроби́ти, підро́бка, підро́блений, підробля́ти, фальши́вий, фе́йковий
Фіктивне підприємництво є злочином. — Şarlatanlık bir suçtur.
Hintçeझोलाछाप, नक़ल /d͡ʒʱoː.lɑː.t͡ʃʰɑːp/
of a charlatan
köken: झोला (jholā) + छाप (chāp).
झोलाछाप डॉक्टर
Finceepärehellinen, feikata, feikki, filmata, huijata, kiepittää /ˈepæˌrehelːinen/
dishonest, insincere
çekim: karşılaştırma epärehellisempi · üstünlük epärehellisin
zıt: rehellinen
köken: epä- (“un-”) + rehellinen (“honest”)
aile: epärehellisesti, epärehellisyys
Ajattelin itsekseni - palvelemaan minua oikein hiippailla humpuukia .... — Kendi kendime düşündüm sinsi şarlatanlıkları için bana doğru kulluk ....
Çekçefalešný, káchat /ˈfalɛʃniː/
fake (counterfeit)
çekim: karşılaştırma falešnější · üstünlük nejfalešnější
eş: neupřímný, podvodný, proradný, křivý, podvržený, nepravý
zıt: pravý
köken: From faleš + -ný.
Pomyslel jsem si - Dobře mi tak na tajně humbuk .... — Kendi kendime düşündüm sinsi şarlatanlıkları için bana doğru kulluk ....
poppy · poppyseed
çekim: çoğul maci · tamlayan macului
köken: Borrowed from Old Church Slavonic *макъ (*makŭ), from Proto-Slavic *makъ (“poppy”).
aile: mac cornut
Miliarde de dolari sunt cheltuiţi în fiecare an, peste tot în lume, pe aceşti şarlatani. — Dünyanın dört bir yanında her yıl bu şarlatanlara milyarlarca dolar akıyor.
Macarcaháp, hápog, hápogás, kuruzsló, sarlatán /ˈhaːp/
quack (the sound made by a duck; can be used repetitively: háp-háp)
köken: An onomatopoeia.
Az önelégültség bűn. — Şarlatanlık bir suçtur.
Háp! Háp! Háp! / Jönnek a Kacsák! / Hej, de éhes, hej, de szomjas / ez a társaság!
İbraniceרוֹפֵא אֱלִיל
פשע הוא פשע הוא פשע. — Şarlatanlık bir suçtur.
Latincetetrinnio /tɛˈtrɪn.ni.oː/
to quack
çekim: şimdiki tetrinnit · ulaç tetrinniēns
köken: Probably onomatopoeic. Compare turtur.
a quack
çekim: çoğul kvaksalvere · tamlayan kvaksalvers
köken: From Dutch kwakzalver.
aile: kvaksalveri
Osteopathy – NHS Choices. — Alternatif tıp Sözdebilim Şarlatanlık ^ "Osteopathy – NHS Choices".
Norveççekvakk, kvakksalver, kvekke
Medvirkning er straffbart. — Şarlatanlık bir suçtur.
Endonezcedukun, gadungan, kuik, kwek, kwek kwek, palsu /ˈdukun/
shaman (traditional healer)
çekim: çoğul dukun-dukun
köken: Inherited from Malay دوکون (dukun), from Javanese ꦝꦸꦏꦸꦤ꧀ (dhukun), from Old Javanese ḍukun (“medicine-man, physician, healer”).
aile: berdukun, mendukunkan, pendukunan, perdukunan, dukun bayi, dukun beranak, dukun calak, dukun jampi, dukun japa, dukun klenik
Saya berpikir sendiri - Melayani saya tepat untuk menyelinap omong kosong .... — Kendi kendime düşündüm sinsi şarlatanlıkları için bana doğru kulluk ....
Vietnamcacạc cạc, cạp cạp, giả, gian lận, hàng giả, hàng nhái /zaː˧˩/
fake; false · artificial; false
köken: Sino-Vietnamese word from 假.
Lưu thông tiền giả là tội hình sự. — Şarlatanlık bir suçtur.
tóc giả
răng giả
chân giả
Bulgarcaзнахар, крякам, крякане, нави́вам въже́, подпра́вен, подпра́вя /ˈkrʲa̟kɐm/
to cackle, to shriek, to croak (of birds) · to honk, to gabble (to utter inarticulate sounds) · to hem and haw, to mumble nonchalantly (to talk passionately without actually expressing anything sensible)
çekim: geçmiş none · ortaç кря́кал · şimdiki кря́ка · ulaç кря́кащ
köken: Of imitative origin, from the onomatopoeia кря-кря (krja-krja) + -кам (-kam).
aile: закря́кам, закря́квам, изкря́кам, изкря́квам, кря́каница, кря́кот, кря́квам, кря́чка, накря́кам се, накря́квам се
Измамата е престъпление против собствеността. — Şarlatanlık bir suçtur.
Etimoloji
Fransızca
Örnek Cümleler
Ne şarlatan ama!
What a phony!
Tom bir şarlatandır.
Tom is a charlatan.
Bence Tom bir şarlatan.
I think Tom is a charlatan.
Annem doktorun bir şarlatan olduğunu düşünüyor.
My mother thinks that the doctor is a charlatan.
Annem bu doktorun bir şarlatan olduğuna inanıyor.
My mother believes that this doctor is a charlatan.
Şarlatanlık yönü ağır basar, daha hoppa ve oynaktır.
Every level is harder to play with more turns, and jumps.
Tom, bir doktor ve bir şarlatan arasındaki farkı bilmiyor.
Tom does not know the difference between a doctor and a charlatan.
Mineo-jeonya ( 민어저냐 ) - ince dilimlenmiş şarlatandan yapılmıştır .
Mineo-jeonya (민어저냐) – made of thinly sliced croaker.
Alternatif tıp Sözdebilim Şarlatanlık ^ "Osteopathy – NHS Choices".
"Osteopathy – NHS Choices".
Laverna, hırsızların, dolandırıcıların ve şarlatanların koruyucusu.
Laverna, patroness of thieves, con men and charlatans.
Kanıtlanmamış ve çürütülmüş kanser tedavilerinin listesi Şarlatanlık
List of unproven and disproven cancer treatments Quackery
Sözde bilimsel tıbbi uygulamalar genellikle şarlatanlık olarak bilinir.
Pseudoscientific medical practices are often known as quackery.
şarlatan ile daha fazla örnek cümle →