öncül
TR → EN
"öncül" kelimesinin İngilizcesi: premise , premiss, precursor. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genelpremise , premiss
Genelprecursor
Tanım
•Ardahan ili Çıldır ilçesine bağlı bir köy.
•bir bilimsel çalışmada işe koyulurken, araştırmaya konu edilmeksizin doğru sayılan önerme
•bir çıkarımın öncüller kümesini oluşturan önermelerden herhangi biri, mukaddem
•bir tasımda sonucu hazırlayan ilk iki önermeden her biri, mukaddem
•kılavuz, öncü
•önde giden, önde olan, artçıl karşıtı
•Bir bilimsel çalışmada işe koyulurken, araştırmaya konu edilmeksizin doğru sayılan önerme
•Bir çıkarımın öncüller kümesini oluşturan önermelerden herhangi biri; mukaddem
Diğer Dillerde
Almancaprämisse (dişil) /pʁɛˈmɪsə/
premise
çekim: çoğul Prämissen · tamlayan Prämissen
eş: Annahme, Bedingung, Grundlage, Kondition, Voraussetzung, Vorbedingung
Jahresbericht2008:StandderDrogenproblematikinEuropa — GHB ve öncülü GBL: takip çalışması
Fransızcaprécurseur, précurseuse, réactif /pʁe.kyʁ.sœʁ/
precursory
çekim: çoğul précurseurs
eş: avant-coureur, prodromique
köken: From Latin praecursor.
Agence européenne pour l'environnement (Eurowaternet) — Ozon öncülü emisyonları
La France est précurseur et continuatrice.
İspanyolcaprecursor /pɾekuɾˈsoɾ/
precursory (relating to events that will follow)
çekim: çoğul precursores
köken: Borrowed from Latin praecursōrem.
Concentraciones de nitrato en ríos — Ozon öncülü emisyonları
İtalyancaprecursore (eril) /pre.kurˈso.re/
precursor · forerunner
çekim: çoğul precursori
eş: antecessore, antesignano, anticipatore, avanguardia, battistrada, caposcuola
köken: Borrowed from Latin praecursōrem.
Guidando un movimento. — Bir harekete öncülük ederek.
Rusçaпосылка; суждение
Укравший дождь 2. — Öncül 2: Yağmur yağıyor.
Felemenkçevoorloper (eril) /ˈvoːrˌloː.pər/
forerunner, precursor, someone or something that prefigures or is an antecedent of something or someone else · forerunner, someone who runs, or otherwise goes, in front
çekim: çoğul voorlopers
köken: From Middle Dutch vōrelôper. By surface analysis, voor + loper.
Door een beweging te leiden. — Bir harekete öncülük ederek.
De uitvinding van de telegraaf was een belangrijke voorloper van moderne communicatiemiddelen.
De atleet fungeert als de voorloper in de estafetterace.
Portekizceprecursora (dişil) /pɾe.kuʁˈso.ɾɐ/
feminine singular of precursor
çekim: çoğul precursoras
Os avanços da ciência da alma. — Ruh Biliminin Öncüleri.
trailblazer · forerunner
köken: 先駆(せんく) (senku) + 者(しゃ) (-sha)
これが鶏ちゃんの始まりである。 — Evcil tavuğun ilk öncülüdür.
pioneer
köken: Sino-Korean word from 先驅者, from 先驅 (“to lead the way”) + 者 (“-er”).
비오는날의수채화 : 비가 온다. — Öncül 2: Yağmur yağıyor.
İsveççeföregångare, förelöpare /ˌføːrɛˈɡɔŋarɛ/
forerunner, predecessor
çekim: çoğul föregångares · tamlayan föregångares
zıt: efterträdare
köken: From före (“before”) + gång (“run/walk”) + -are (“-er”).
Europa 2004: ett miljöperspektiv — Ozon öncülü emisyonları
Lehçeprekursorka (dişil) /prɛ.kurˈsɔr.ka/
female equivalent of prekursor (“precursor”) (female forerunner, predecessor)
çekim: çoğul prekursorki · tamlayan prekursorki
köken: Etymology tree Polish prekursor Proto-Indo-European *-keh₂der. Proto-Balto-Slavic *-kāˀ Proto-Slavic *-ъka Old Polish -ka Polish -ka Polish prekursorka From prekursor + -ka.
Źródło: deszczu. — Öncül 2: Yağmur yağıyor.
Ukraynacaпопере́дник, попере́дниця, предте́ча
Очоливши рух. — Bir harekete öncülük ederek.
Finceedelläkävijä, edeltäjä, esiaste /ˈedelːæˌkæʋijæ/
forerunner, pioneer, trailblazer (one who goes ahead, preparing the way for others to follow) · vanguard (people at the forefront of any group or movement)
çekim: çoğul edelläkävijät · tamlayan edelläkävijän
köken: edellä (“in front”) + kävijä (“a walker”)
aile: edelläkävijäkansa
Rakennetut alueet — Ozon öncülü emisyonları
Christiaan Barnard oli sydänsiirtojen edelläkävijä.
Çekçepředchůdce (eril) /ˈpr̝̊ɛtxuːt͡sɛ/
predecessor, precursor
çekim: çoğul předchůdci · tamlayan předchůdců
zıt: nástupce, následník
Trendy zaměstnanosti v Evropě, Japonsku a USA — Ozon öncülü emisyonları
Rumenceprecursoare (dişil)
female equivalent of precursor
çekim: çoğul precursoarelor · tamlayan precursoarei
Rafală de ploaie 7. — Öncül 2: Yağmur yağıyor.
Macarcaelőfutár, prekurzor /ˈɛløːfutaːr/
precursor (indicator of approaching events)
çekim: çoğul előfutárok
köken: elő- + futár
Egy mozgalom vezetésével. — Bir harekete öncülük ederek.
Endonezceprekursor /preˈkursor/
precursor: · one of the compounds that participates in the chemical reaction that produces another compound
çekim: çoğul prekursor-prekursor
köken: Borrowed from Dutch precursor (“precursor; forerunner”), from Latin praecursor.
aile: prekursor multipoten, prekursor taat, proses prekursor, RNA prekursor ribosom, sel prekursor
Dengan memimpin pergerakan. — Bir harekete öncülük ederek.
Bulgarcaизходно вещество, предвестник, предшественик
Под дъжда 7. — Öncül 2: Yağmur yağıyor.
Tamilceமுன்னோடி /mʊnːoːɖɪ/
pioneer, precursor, forerunner · pilot (something serving as a test or trial) · model (something worth following)
çekim: çoğul முன்னோடிகள்
köken: Etymology tree Proto-Dravidian *mun Tamil முன் (muṉ) Proto-South Dravidian *cōṭ- Tamil ஓடு (ōṭu) Tamil -இ (-i) Tamil முன்னோடி From முன் (muṉ, “front, fore-”) + ஓடு (ōṭu, “to run”) + -இ (-i, “-er”).
Bengalceঅগ্রদূত /ɔɡ.ɡro.d̪ut̪/
leader, pioneer
çekim: karşılaştırma আরও অগ্রদূত · üstünlük সবচেয়ে অগ্রদূত
köken: By Bahuvrīhi compound of অগ্র (ôgrô) + দূত (dut).
Zulucaimvula /ímvûːla/
rain · forerunner, precursor, foreshadowing · advance payment
çekim: çoğul ízimvûla
köken: From Proto-Bantu *mbúdà.
Eş & Zıt Anlamlılar
Örnek Cümleler
Öncül Hikaye
Premise
Sinir öncüleri
Neural precursors
Öncül örnekler
Precursors
Öncül yanlıştı.
The premise was wrong.
Öncül ve oynanış
Premise and gameplay
Öncül koordinasyon
Antecedent co-ordination
Temel öncül yanlış.
The fundamental premise is wrong.
Öncülük edebilirsin.
You could lead.
Biri öncülük etmeli.
Someone must lead.
O yanlış bir öncüldür.
It is a false premise.
Öncülük etmeye hazırım.
I'm ready to lead.
Öncül nispeten basittir.
The premise is relatively simple.
İlgili Sorular
Mithraizm, Hristiyanlığın temelini oluşturmuş bir öncül din olarak kabul edilebilir mi?
ZnO ya da dimetil çinkoyu öncül olarak alıp ZnS nanokristallerini sentezleyen bir web kaynağı nerede bulunur?
ZnO ya da dimetil çinko öncülüyle ZnS nanokristallerinin sentezini gösteren bir web sitesi bulabilir miyim?
Kısa bir süredir gördüğüm bir erkek arkadaşım, ciddi bir ilişki içinde değil ama 3 ay boyunca iş nedeniyle uzakta kalacak. Mesafeyi konuşmadık ama ayrılık süresince birbirimize sadık kalmak istedik. Bu 3 ayı dayanabilecek bir temeli olup olmadığından emin değilim. Telefon, mektup ve e-posta gibi iletişimde onun öncülük etmesine izin vermeli miyim, yoksa ona geri döndüğünde ilişkiye devam etmemiz için beklememiz gerektiğini söylemeli miyim?
İnternete öncülük eden kişi kim?