çapkın

/tʃapˈkɯn/
adj
C2 seviye
TR → EN
"çapkın" kelimesinin İngilizcesi: debaucherous, graceless, roguish, dissolute, playboy. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Geneldebaucherousadj
Genelgraceless
Genelroguish
Geneldissolute
Genelplayboy
Genelplayboy
Genelplayboy

Çekim Tablosu

Belirtme (-i)çapkını
Yönelme (-e)çapkına
Bulunma (-de)çapkında
Çıkma (-den)çapkından
Tamlayan (-in)çapkının
Çoğul (-ler)çapkınlar

Tanım

•cinsellik hatırlatan
•geçici aşklar ve ilişkiler peşinde koşan (kişi), gönül avcısı, hovarda
•yaramaz, şakacı, haylaz
•Geçici aşklar ve ilişikler peşinde koşan kimse
•Haylaz
•Cinsellik hatırlatan
•Okşayıcı bir seslenme sözü

Diğer Dillerde

AlmancaLebemann, Playboy, Salonlöwe (eril) /ˈleːbəˌman/
bon vivant · playboy
çekim: çoğul Lebemänner · tamlayan Lebemannes
eş: Roué
köken: leben + Mann
Er war früher sehr fischreich. — Önceden çok çapkın biriydi.
Es sind ja auch immer solche Leute wie der heilige Augustin, die zu Sehern werden. Der war vorher auch ein Genießer und Lebemann.
Fransızcadissolu, play-boy
dissolute, profligate
On retrouve le clown Simplicité. — Şakir çapkın bencilin tekidir.
İspanyolcadisoluto, golfo, mujeriego, perdulario /disoˈluto/
dissolute
çekim: çoğul disolutos
köken: Inherited from Old Spanish disoluto (1293), borrowed from Latin dissolūtus.
Soy un mujeriego. — Ben bir çapkınım.
İtalyancadissoluto /dis.soˈlu.to/
dissolute, depraved, debauched
çekim: çoğul dissoluti
eş: depravato, scostumato, intemperante, licenzioso, vizioso, corrotto
köken: From Latin dissolutus.
aile: dissolutamente, dissolutezza
Un tempo era stata molto bella. — Önceden çok çapkın biriydi.
Rusçaловелас, бабник, озорник, бедокур, сорванец
Она — Мастер Розыгрышей. — Şakir çapkın bencilin tekidir.
Arapçaمُسْتَهْتَر
تحتاج على الأقل لتعرف انها رئيسه طهاه في ميشلين لتكون متلاعب. — Çapkınlık yapabilmen için en azından Michelin'de bir şef olduğunu bilmen lazım.
Farsçaپلیبوی, عیاشی جوان
Azericeazğın, əxlaqsız, pozğun /ɑzˈɣɯn/
lost, stray · dissolute (unrestrained by morality) · unbridled, rampant, frenzied, wild, extreme
çekim: karşılaştırma daha azğın · üstünlük ən azğın
köken: Inherited from Old Anatolian Turkish آزغون (azġun). By surface analysis, az- + -ğın.
aile: azğınlıq, azğınlaşmaq
Felemenkçecasanova, don juan, losbandig
man die veel vrouwen verleidt
eş: donjuan, hartenbreker, rokkenjager, vrouwenjager, vrouwenversierder, womanizer
Vroeger waren ze wel vriendelijk. — Önceden çok çapkın biriydi.
lecherous, licentious, debauched, dissolute, dissipated
Παλαιότερα ήταν πιο διαδεδομένα. — Önceden çok çapkın biriydi.
Japoncaエッチ, プレイボーイ, やりちん, 嫌らしい, 遊び人 /e̞t̚t͡ɕi/
alternative form of エイチ (eichi, “aitch”)
çekim: geçmiş エッチした
köken: Borrowed from English aitch.
モーションキャプチャー Project.07 暴露! — Tsahpin - Çapkın Anonim 07.
エッチなこと言わないで。
허랑방탕한 삶을 사는 사람.
eş: 난봉쟁이, 바람둥이
역 번호는 덴엔토시 선이 DT07, 오이마치 선이 OM15이다. — Tsahpin - Çapkın Anonim 07.
bon vivant, playboy
çekim: çoğul lebemän · tamlayan lebemans
köken: Borrowed from German Lebemann, from leben + Mann. Cognate of Danish levemand.
Majas affär på SVT.se — TSA'da Acemi Çapkın
Lehçerozwiązły /rɔzˈvjɔw̃.zwɘ/
dissolute, licentious, promiscuous
çekim: karşılaştırma bardziej rozwiązły · üstünlük najbardziej rozwiązły
eş: frywolny, libertyński, nieprzyzwoity, obsceniczny, perwersyjny, rozpustny
köken: Etymology tree Proto-Slavic *orz- Old Polish roz- Polish roz- Proto-Indo-European *h₂enǵʰ-der. Proto-Slavic *vę̄zàti Old Polish więzać Polish wiązać Polish rozwiązać Proto-Indo-European *-lós Proto-Slavic *-lъ Old Polish -ły Polish -ły Polish rozwiązły From rozwiązać + -ły.
aile: rozwiązłość
Zresztą już wcześniej był osobą słabowidzącą. — Önceden çok çapkın biriydi.
Finceirstaileva, irstas, rattopoika, rietas /ˈirstɑs/
lewd, lascivious, lecherous, licentious
çekim: karşılaştırma irstaampi · üstünlük irstain
köken: Uncertain; may derive from the same root as irto-. For the -rst- ~ -rt(t)-, compare karsta, varsta.
aile: irstaasti, irstailija, irstailla, irstainen, irstaus
Olet aika sankari- -kun piilottelet noin upeaa naista. — Ne çapkınmışsın, böyle nefis bir kadını saklı tutmuşsun!
Çekçeflamendr, playboy, svěťák (dişil) /ˈflamɛndr̩/
a playboy
çekim: çoğul flamendři · tamlayan flamendra
eş: fláma, hýřil
köken: Derived from German Flamänder.
Fry je pak zase takový jako dřív. — Şuayip, yine eskisi gibi çapkındır.
Macarcaaranyifjú, kicsapongó
Régebben túlsúlyos volt. — Önceden çok çapkın biriydi.
İbraniceנַעַר שַׁעֲשׁוּעִים
הם חלשים מבעבר. — Önceden çok çapkın biriydi.
Latinceasōtus
Norveççefordervet, lastefull, levemann, tøylesløs, uanstendig, usedelig
På andre områder var det knapphet liksom før. — Şuayip, yine eskisi gibi çapkındır.
Vietnamcakẻ/người phóng đãng
Ran là một cô gái biết quan tâm đến những người cô yêu. — Chuck kadınları çok seven çapkın birisidir.
Bulgarcaплейбой, Пле́йбой, развратен, разпуснат
Поручик Оноли прострелва Рощин в гърба. — Irvine Kinneas, çapkın bir keskin nişancıdır.
Estoncakõlvatu
Ta oli varem kõikjal haruldane . — Önceden çok çapkın biriydi.
Galiçyacaperdido /peɾˈðiðʊ/
lost · hopeless · helpless
köken: From perder.
1886, in O Galiciano, 91, p. 3
playboy, trickster
çekim: çoğul buachaillí báire · tamlayan buachalla bháire
Ermeniceզեղխ, շվայտ, ցոփ /zeχχ/
intemperate, lewd, debauched, dissolute
çekim: üstünlük ամենազեղխ
köken: Learned borrowing from Old Armenian զեղխ (zełx).
Tagalogcapabling, palikero /pabˈliŋ/
playboy
köken: From Pablo + -ing.
Esperantobonvivanto, donĵuano

Etimoloji

Inherited from Ottoman Turkish چاپقین (çapkın). By surface analysis, çap- (“to pillage”) + -kın (adjective-forming suffix).

Eş & Zıt Anlamlılar

Örnek Cümleler

O bir çapkın.
He is a rascal.
Tom bir çapkın.
Tom is a rake.
O bir çapkındı.
He was a ladies' man.
Ben bir çapkınım.
I'm a womaniser.
Sen çok çapkınsın.
You're very flirtatious.
Sami çok çapkındı.
Sami was very flirtatious.
Sen öyle bir çapkınsın.
You're such a flirt.
Sami umutsuz bir çapkındı.
Sami was a hopeless womanizer.
Şuayip, yine eskisi gibi çapkındır.
Örebro som det var förr.
"Çapkınlık beni depresyona sokuyor".
"Çapkınlık beni depresyona sokuyor".
Şuayip: Çapkınlıkta bir dünya markasıdır.
Simply put: this is a trade off.
Ancak daha sonra çapkınlığı biraz azaltıldı.
The hotspots decreased slightly a day later.
çapkın ile daha fazla örnek cümle →