Ana içeriğe geç
Sözlük
/
hovarda

hovarda

"hovarda" kelimesinin İngilizcesi: playboy. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelplayboy

Tanım

•sıfat: Zevki için para harcamaktan kaçınmayan (kimse)
•çapkın
•isim: Hayat kadınının parasını yiyen erkek

Diğer Dillerde

AlmancaLebemann, Playboy, Salonlöwe (eril) /ˈleːbəˌman/
bon vivant · playboy
çekim: çoğul Lebemänner · tamlayan Lebemannes
eş: Roué
köken: leben + Mann
Wir tun das nicht, obwohl eine Nacht im Stadtviertel Temple Bar ziemlich wild werden kann. — Bunları kesinlikle yapmayız, Temple Bar bölgesinde oldukça hovarda bir gece geçirmiş olsak bile. (Gülüşmeler)
Es sind ja auch immer solche Leute wie der heilige Augustin, die zu Sehern werden. Der war vorher auch ein Genießer und Lebemann.
Fransızcaplay-boy (eril) /plɛ.bɔj/
playboy (person)
çekim: çoğul play-boys
köken: Borrowed from English playboy.
Ça n'est pas notre genre, bien qu'une soirée dans le quartier de Temple Bar puisse échapper à tout contrôle. — Bunları kesinlikle yapmayız, Temple Bar bölgesinde oldukça hovarda bir gece geçirmiş olsak bile. (Gülüşmeler)
İspanyolcagolfo, mujeriego (eril) /ˈɡolfo/
gulf
çekim: çoğul golfos
köken: Inherited from Vulgar Latin or Late Latin colfus, colphus, culfus, alteration of colpus following hypercorrection of the popular pronunciation of Latin 'ph' as 'p', itself from Ancient Greek κόλπος (kólpos).
aile: golfo de América, golfo de Botnia, golfo de Finlandia, golfo de México, golfo de Tailandia, golfo Pérsico, Golfo San Matías, pedir cotufas en el golfo
No lo hacemos, aunque una noche de juerga pueda ser bastante agitada. — Bunları kesinlikle yapmayız, Temple Bar bölgesinde oldukça hovarda bir gece geçirmiş olsak bile. (Gülüşmeler)
Нам это просто несвойственно, хотя ночь в Темпл-Баре может закончиться непредсказуемо. — Bunları kesinlikle yapmayız, Temple Bar bölgesinde oldukça hovarda bir gece geçirmiş olsak bile.
نحن لا نقوم بهذا طبعا — Bunları kesinlikle yapmayız, Temple Bar bölgesinde oldukça hovarda bir gece geçirmiş olsak bile.
Felemenkçecasanova, don juan
man die veel vrouwen verleidt
eş: donjuan, hartenbreker, rokkenjager, vrouwenjager, vrouwenversierder, womanizer
We doen dat gewoon niet, al kan een nacht in het Temple Bar-district nogal wild worden. — Bunları kesinlikle yapmayız, Temple Bar bölgesinde oldukça hovarda bir gece geçirmiş olsak bile. (Gülüşmeler)
playboy (a single man who devotes himself to a life of leisure and pleasure)
köken: Borrowed from English playboy.
夜のテンプルバー地区では 雄叫びが聞こえますけどね(笑) — Bunları kesinlikle yapmayız, Temple Bar bölgesinde oldukça hovarda bir gece geçirmiş olsak bile.
酒屋の窓からニ三人でのぞき見するところで若者の近づくのを見て、あれがプレイボーイだといふあたりなぞは十分に此意味があると思はれます。
度の強いメガネをかけている、という外見からは、女性にもてるプレイボーイとは正反対の印象しか与えられない。
オレだってプレイボーイなんてキライだし なりたくもないぜ
허랑방탕한 삶을 사는 사람.
eş: 난봉쟁이, 바람둥이
우리는 그런 일을 하지 않아요. — Bunları kesinlikle yapmayız, Temple Bar bölgesinde oldukça hovarda bir gece geçirmiş olsak bile.
İsveççelebeman
bon vivant, playboy
çekim: çoğul lebemän · tamlayan lebemans
köken: Borrowed from German Lebemann, from leben + Mann. Cognate of Danish levemand.
Fincerattopoika /ˈrɑtːoˌpoi̯kɑ/
playboy · gigolo · male prostitute, rent boy
çekim: çoğul rattopojat · tamlayan rattopojan
köken: ratto (“enjoyment, joy”) + poika (“boy”)
Çekçeflamendr, playboy, svěťák (dişil) /ˈflamɛndr̩/
a playboy
çekim: çoğul flamendři · tamlayan flamendra
eş: fláma, hýřil
köken: Derived from German Flamänder.
Osou jeho příběhu je nesnesitelné soužití syna a matky, které skončí tragicky. — Kızın kibiri ve babanın hovardalığı Anne'i trajik sona doğru sürükler.
Macarcaaranyifjú
Nem tesszük, habár a Temple Bar körzetében elég vad tud lenni egy éjszaka. — Bunları kesinlikle yapmayız, Temple Bar bölgesinde oldukça hovarda bir gece geçirmiş olsak bile. (Gülüşmeler)
אנחנו פשוט לא נוהגים כך, — Bunları kesinlikle yapmayız, Temple Bar bölgesinde oldukça hovarda bir gece geçirmiş olsak bile.
Latinceasōtus
Norveççelevemann
Просто не правим това, въпреки че нощ в района на Темпъл бар може да бъде доста бурна. — Bunları kesinlikle yapmayız, Temple Bar bölgesinde oldukça hovarda bir gece geçirmiş olsak bile. (Gülüşmeler)
İrlandacabuachaill báire, croíán (eril)
playboy, trickster
çekim: çoğul buachaillí báire · tamlayan buachalla bháire
Tagalogcapabling, palikero /pabˈliŋ/
playboy
köken: From Pablo + -ing.
Belarusçaплэйбой

Örnek Cümleler

Hovarda bir hayat yaşa.
Live a riotous life.
Charles gençken bir hovardalık hayatı yaşadı.
Charles lived a life of debauchery when he was young.
Kızın kibiri ve babanın hovardalığı Anne'i trajik sona doğru sürükler.
The combination of the daughter's disdain and the father's rakishness drives Anne to a tragic end.
hovarda ile daha fazla örnek cümle →
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod