çapkın ile cümle
çapkın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
6
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Ben bir çapkınım.I'm a womaniser.
Tom bir çapkın.Tom is a rake.
Sen öyle bir çapkınsın.You're such a flirt.
Yıllar süren çapkınlıktan sonra, Tom sonunda Mary ile yuva kurdu.After years of womanising, Tom finally settled down with Mary.
O bir çapkındı.He was a ladies' man.
Sen çok çapkınsın.You're very flirtatious.
O bir çapkın.He is a rascal.
Lanet çapkın! Gerçekten beni kandıracağını düşündün mü?Damn rascal! Did you really think you were going to trick me?
Sami umutsuz bir çapkındı.Sami was a hopeless womanizer.
Sami çok çapkındı.Sami was very flirtatious.
"Çapkınlık beni depresyona sokuyor"."Çapkınlık beni depresyona sokuyor".
Anne'e verdiği sadakat sözüne rağmen Raymond çapkınlık alışkanlığından vazgeçemez.Despite his promises of fidelity to Anne, Raymond cannot give up his playboy life.
Şuayip: Çapkınlıkta bir dünya markasıdır.Simply put: this is a trade off.
Şuayip, yine eskisi gibi çapkındır.Örebro som det var förr.
Ancak daha sonra çapkınlığı biraz azaltıldı.The hotspots decreased slightly a day later.
Geri ise şüphesiz spicelar arasında en çapkın olanıydı.Unfortunately the draw was once again one of the worst possible.
Ayaz, doğru düzgün bir ilişkiye giremeyen çapkın bir kişiliğe sahiptir.Hour one deals with a woman not capable of having a relationship.
Grayson Ellis (Josh Hopkins) - Jules'un çapkın komşusudur.Josh Hopkins plays Grayson Ellis, Jules' neighbor.
Çapkın, şu anlamlara gelebilir: Çapkın, 2005'te Show TV'de yayınlanan dizi.Groups covered in this volume are as follows: This volume was published in 2005.
Onun karakteri, bütün kızlarla iyi anlaşan çapkın birisidir.She had a cousin who is of very bad character with all sorts of bad habits.
Yaşlı çapkın çırpınarak herkesten af ve merhamet diler.But I ask for each and everyone's forgiveness.
Raphael: Cennetteki meleklerin arasında en çapkın olanı.Franken The largest of the Angels.
Çapkınlık yapabilmen için en azından Michelin'de bir şef olduğunu bilmen lazım.You need at least to know she's a chef at Michelin in order to be a player.
Şairlere gelince, onlara da çapkınlar-sapkınlar uyar.As for the poets, only those who go astray follow them.
Şairler var ya, bunların peşine de sapkınlarla çapkınlar düşer!As for the poets, only those who go astray follow them.
Oysa çapkınlık bir doyumsuzluk biçimidir.Die vorherrschende Hemmung ist die Ankerhemmung.
Önceden çok çapkın biriydi.Er war früher sehr fischreich.
Şakir çapkın bencilin tekidir.Super an der Spaß-Zapfsäule.
Şuayip, yine eskisi gibi çapkındır.Klettgau- wie es früher einmal war.
"Çapkınlık beni depresyona sokuyor".Die Abgesperrtheit unterminiert uns."
Çapkın kişi ise bütün bunlara karşıt bir eğilim sergiler.Hierbei wird jeder Spurlatte eine Neigung gegen die Senkrechte gegeben.
Geçen gece senin evinin yolunu tuttum, küçük çapkın.J'ai pris mon pied chez toi la nuit dernière, petite coquine.
Özellikle polisiye filmlerin çapkın jönü oldu.Il réalise surtout des films policiers.
Şakir çapkın bencilin tekidir.On retrouve le clown Simplicité.
Ancak daha sonra çapkınlığı biraz azaltıldı.Elle bifurque ensuite légèrement.
Chuck kadınları çok seven çapkın birisidir.Moriyama est un séducteur aimant beaucoup les femmes.
En çok bilinen şarkılardan, 'Unut Sevme Beni' ve 'Çapkın' şarkıları kendisine aittir.Nos chansons que sans doute il entend, La haut doivent lui plaire.
Ben bir çapkınım.Soy un mujeriego.
TSA'da Acemi ÇapkınEl Fondo Kati en la UCA
Sam Rockwell - Vic - Frank'ın zengin, çapkın ve sürekli böbürlenen komşudur.Sam Rockwell es Vic, es el vecino rico de Frank, mujeriego, que se jacta de todo.
"Çapkınlık beni depresyona sokuyor"."El ridículo me paralizó.
Şuayip, yine eskisi gibi çapkındır.Se espolvorea como antes.
Okuldaki yeni kız çapkınıdır.Es el chico nuevo en la escuela.
Bu da çapkının asıl sorununun kendisinde olduğunu göstermektedir.Y será ella el principal problema de la propia hermana.
Boş Sokak ve Çapkın isimli 2 şarkıdan oluşuyor.El autobús en dos canciones panameñas.
Şuayip, yine eskisi gibi çapkındır.Ma poi torna a stare male come prima.
Ancak daha sonra çapkınlığı biraz azaltıldı.Perciò la corda si è leggermente allungata.
Türkçede, çapkın erkekler için sıfat olarak da kullanılır.In Scozia comunque è usato ancora esclusivamente al maschile.
Önceden çok çapkın biriydi.Un tempo era stata molto bella.
Onun karakteri, bütün kızlarla iyi anlaşan çapkın birisidir.Per tale motivo ora è estremamente galante con tutte le ragazze.
Behlül çok çapkın, sorumsuz bir gençtir.Избалованный и безответственный молодой человек.
Şuayip, yine eskisi gibi çapkındır.Это всё ещё правда, как и раньше.
Ancak daha sonra çapkınlığı biraz azaltıldı.Но затем темп немного сбавился.
Şakir çapkın bencilin tekidir.Она — Мастер Розыгрышей.
"Çapkınlık beni depresyona sokuyor".A falta de gosto me deprime."
Ayaz, doğru düzgün bir ilişkiye giremeyen çapkın bir kişiliğe sahiptir.A letra evoca um relacionamento que não deu certo.
Oysa çapkınlık bir doyumsuzluk biçimidir.Een kween is onvruchtbaar.
Cary Grant çapkınlıklarıyla da tanınır.Ook Cary Grant werd overwogen.
Önceden çok çapkın biriydi.Vroeger waren ze wel vriendelijk.
Çapkın'ın çıkışından sonra geçen sürede yaşadıklarım Elbette'yi ortaya çıkardı.Daarna leerde hij het pleisterwerk bij een stukadoor, hetgeen hem later van pas zou komen.