Ana içeriğe geç
Sözlük
/
trinket

trinket

/ˈtɹɪŋkɪt/2 hece
C2 seviye
EN → TR
↔ ters çevir
"trinket" kelimesinin Türkçesi: oyuncak, biblo., yüzük veya duğme gibi ufak sus, kıymetsiz şey. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Geneloyuncak
Genelbiblo.
Genelyüzük veya duğme gibi ufak sus
Genelkıymetsiz şey

Görsel

Ahşap marionet figürü - detaylı oyuncak tasarımı3D Animasyon Civciv Karakteri: Sevimli Pelüş Oyuncak Tarzı BebekAltın Saatlerde Oyuncak Uçağıyla Oynayan Sevimli Chihuahua YavrusuAltın Şapkalı Sevimli 3D Oyuncak Karakter Popcorn ve Kaşık Tutuyor

Tanım

cheap showy jewelry or ornament on clothing

Etimoloji

Possibly borrowed from Scots trinket, trincket; further origin unknown, possibly related to: * trinket (“item used in a religious rite (also, a religious rite, belief, etc.) regarded as superfluous or trivial”) (see etymology 1); or * trick (noun) or trick (verb).

Örnek Cümleler

Ivır zıvıra bağlı kalmak.
Clinging to trinkets.
O onu incik boncukla cezbetti.
He lured her with trinkets.
Daha sonra bu halatlar gerilir.
These trinkets would later vanish.
Ben bir Müslüman'ım, bu yüzden dünya malı benim için anlamsız.
I am a Muslim, so the trinkets of this world don't mean a thing.
Sokaklar incik boncuk satan seyyar satıcılarla dolu ve insanlar oradan oraya koşturuyorlar.
The streets are full of itinerant traders selling trinkets and people bustling from place to place.
Musa'nın arkasından kavmi, tutmuş süs takılarından böğüren bir buzağı heykeli edinmişlerdi.
And ehe people of Musa, after him, took of their trinkets a calf: a body with a low.
Musa'nın kavmi, o gittikten sonra ziynet eşyasından bir buzağı yaptılar. O buzağı, böğürüyordu da.
And ehe people of Musa, after him, took of their trinkets a calf: a body with a low.
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod