tramp

/tɹæmp/1 hece
B2 seviye
EN → TR
"tramp" kelimesinin Türkçesi: çiğnemek, ağır adımlarla yürümek, yaya olarak yolculuk etmek, taban tepmek, ayak altında çiğnemek. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelçiğnemek
Genelağır adımlarla yürümek
Genelyaya olarak yolculuk etmek
Geneltaban tepmek
Genelayak altında çiğnemek
Genelderbeder ve serseri kimse
Genelavare gezme
Genelağır adım ve sesi
Geneluzun yaya gezintisi
Genel(den.) tarifesiz işleyen yük vapuru. tramp on (upon
Genelunder foot) üstüne basıp geçmek
Genelkötü veya insafsızca muamele etmek. on the tramp yerden yere dolaşmakta
Genelserserice dolaşmak
Genelserserilik etmekte.

Tanım

•a long walk usually for exercise or pleasure
•move about aimlessly or without any destination, often in search of food or employment

Diğer Dillerde

Rusçaбомж, бося́к, броди́ть, бродя́га, потаску́ха, то́пать
Farsçaراکاره
Azericeavara
Kazakçaқаңғыбас
Lehçetramp
Ukraynacaбродяга, волоцюга
Macarcacsavargó
İbraniceיַחְפָן
Latinceerrō, planus
Dancavagabund
Norveççeboms, hjemløs, uteligger
Endonezcegelandangan
Bulgarcaкурва, мъкна се, скитник, стъпвам тежко
Slovenceklošar
Katalancarodamón
İrlandacafear siúil

Etimoloji

Clipping of trampoline (ultimately related to the verb via German trampeln).

Kelime Ailesi

ocean tramp
railroad tramp
retramp
rubber tramp
saddle tramp
supertramp
tramp ant
tramp art
tramp chair
tramp data
tramp iron
tramp juice
tramp stamp
tramp steamer
tramp trade
tramp-pick
trampage
trampdom

Eş & Zıt Anlamlılar

Eş anlamlılar
hike
hiker
roll
slog
slut
swinger
tramp steamer
alley cat
alleycat
amoret
amorette
amorosa

Örnek Cümleler

O basit biri değil.
She's not a tramp.
Batıran demek olabilir.
You may trample.
Tom trambolinde zıpladı.
Tom jumped on the trampoline.
İstasyonda bir serseri gördüm.
I saw a tramp at the station.
Eskiden trambolin kullanırdık.
Well, we used to use trampettes.
Tom ve Mary trombolinden atladı.
Tom and Mary jumped on the trampoline.
Mary tromplinde ters takla attı.
Mary did some backflips on the trampoline.
Tom tromplin üzerinde takla attı.
Tom did a somersault on the trampoline.
Çocuklar trambolin üzerinde atladı.
The kids jumped on the trampoline.
Holly trambolinin üzerinde atlıyor.
Holly is jumping on the trampoline.
Yapıya bir yaya yolu ile ulaşılıyor.
The springs are reached by a tramping track.
Sen eksik sıfatlardan pak ve uzaksın.
And you yourselves will be thrown out and trampled underfoot as worthless.