Ana içeriğe geç
Sözlük
/
sparkle

sparkle

/ˈspɑːkəl/2 hece
C1 seviye
EN → TR
↔ ters çevir
"sparkle" kelimesinin Türkçesi: pırıltı, köpürmek, pırıldamak, kıvılcım, kıvılcımlar saçmak. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelpırıltı
Genelköpürmek
Genelpırıldamak
Genelkıvılcım
Genelkıvılcımlar saçmak
Genelparlak şahsiyet.
Genelköpük köpük olmak (şarap)
Genelşaşaa. sparkler pırıldayan eylayan mücevher
Genelşahsiyeti ve canlılığıyle göze batan kimse

Görsel

Kristal Kuleler ve Buz Pırıltıları: Fantastik Dijital Suluboya ManzaraSaksıda Duran Sevimli Karikatür Kaktüsler ve Pırıltılı Yıldız MotifleriPırıltılı galaksi önünde heykelsi detaylarıyla büyüleyici bir zürafa portresiPırıltılı Unicorn ve Anime Chibi Karakterler: Renkli Dijital Sanat Koleksiyonu

Tanım

become bubbly or frothy or foaming
the quality of shining with a bright reflected light

Etimoloji

From Middle English sparkel, sparkle, sparcle, equivalent to spark + -le (diminutive suffix). In some modern uses deverbal from etymology 2 below.

Örnek Cümleler

Tom'un gözleri ışıldadı.
Tom's eyes sparkled.
Üç tane birlikte pırıltıdır.
Three together, that's sparkles.
Onun gözleri elmas gibi parladı.
Her eyes sparkled like diamonds.
Yıldızlar elmas gibi parıldıyor.
The stars sparkle like diamonds.
Onun gözleri neşeyle parıldıyor.
Her eyes sparkle with joy.
Mary'nin gözleri elmas gibi parladı.
Mary's eyes sparkled like diamonds.
Mehmet let's bring out the sparklers.
Mehmet let's bring out the sparklers.
Buzlu yol güneş ışığında pırıldıyordu.
The icy road sparkled in the sunlight.
Tom'un gözleri pırıl pırıl parlıyordu.
Tom had a sparkle in his eye.
Alucard da ona efendi unvanıyla hitap eder.
Sparkle calls him Uncle Hop.
Çakar, parlar ve ışıldarlar kendi yaşam ışıklarıyla.
They flash, and sparkle, and glow with their own living light.
SESSİZ BAHAR adlı kitabı kısa sürede etkisini gösterir.
Her next book, The Sparkle Effect, is coming soon.
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod