twinkle
/ˈtwɪŋkl̩/2 hece
C1 seviye
EN → TR
"twinkle" kelimesinin Türkçesi: pırıldama, pırıltı, pırıldamak, göz kırpıştırma, göz kırpıştırmak. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genelpırıldama
Genelpırıltı
Genelpırıldamak
Genelgöz kırpıştırma
Genelgöz kırpıştırmak
Genelbir göz açıp kapama müddeti.
Genelçabuk çabuk görünüp kaybolmak
Genelbiduziye yanıp sönmek
Tanım
•emit or reflect light in a flickering manner
•merriment expressed by a brightness or gleam or animation of countenance
Diğer Dillerde
Almancafunkeln, Mumu, zwinkern
İspanyolcachichi, chochete, escintilar, fulgurar, refulgir, titilar
Rusçaмерца́ние, мерца́ть, мига́ть, пипи́ська, пи́ська, порха́ние
Arapçaلَأْلَأَ
Azericeqırpmaq, sayrışmaq
Felemenkçepoenie
Portekizcecintilar, pepeca, perereca, tremeluzir
Fincepilke, pimppa, pimppi, pyrähdellä, säihkyä, tuike
Macarcanuni, puni
İbraniceנצנץ
Latincemicō
Norveççejentetiss
Bulgarcaблестя, блещукам, блещукане, блясък, примигвам
Slovencelulika
Estoncatussu
Katalancapatatona, petxina
İrlandacaglioscarnach
İzlandacapíka
Ermeniceառկայծել, առկայծում, փայլատակել
Gürcüceაელვარება, ბჟუტავს, ბჟუტვა, ბრწყინვა, გაელვება, გამოკრთომა
Tamilceமின்னு
Etimoloji
From Middle English twinclen, twynclen, from Old English twinclian (“to twinkle”), equivalent to twink (“to wink; blink; twinkle”) + -le (frequentative suffix). Compare German zwinkern (“to wink; twinkle”).
Kelime Ailesi
twinkle in one's daddy's eye
twinkle in one's father's eye
twinkle out
twinkle toes
twinkle-toed
twinkler
Eş & Zıt Anlamlılar
Örnek Cümleler
Twinkle, twinkle - "'
Twinkle, twinkle--"'
Tom'un gözleri parladı.
Tom's eyes twinkled.
Yıldızlar neden parlar?
Why do stars twinkle?
Yıldızlar gökyüzünde parlıyordu.
Stars twinkled in the sky.
"Twinkle, pırıltı, küçük yarasa!
"Twinkle, twinkle, little bat!
Tom'un gözleri eğlence ile parıldıyor.
Tom's eyes twinkle with amusement.
Sayısız yıldız gece gökyüzünde parladı.
Countless stars twinkled in the night sky.
Onun gözlerinde mutlu bir pırıltı vardı.
There was a happy twinkle in her eyes.
Gözleri nasıl da parladı! onun gamzeler ne mutlu!
His eyes how they twinkled! his dimples how merry!
Pırıltı için kendi alanlarında onlar dönene kadar.
To twinkle in their spheres till they return.
Gezegenleri belirlemek kolay, çünkü yıldızlar gibi parıldamazlar.
Planets are easy to identify because they don't twinkle like stars do.
'Ben kötü adam' Şapkacı, gitti 've daha sonra birçok şey pırıldıyor -
'I'm a poor man,' the Hatter went on, 'and most things twinkled after that--only the