"spark" kelimesinin Türkçesi: kıvılcım, belirti, canlılık, çakın, şerare. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genelkıvılcım
Genelbelirti
Genelcanlılık
Genelçakın
Genelşerare
Genelçakım
Genelhavalı
Genelcivelek
Genelgösterişli
Genelelmas
Genelkıvılcım
Geneliyi giyimli.
Genelelektrik kıvılcımlarını önleyen cihaz. spark coil (elek.) endüksiyon bobini
Genelelektrik kıvılcımı
Genelkıvılcım saçmak
Genelharekete geçirmek
Genelteşvik etmek
Genelkışkırtmak. spark arrester kıvılcım kafesi
Genelkıvılcım bobini. spark gap (oto.) buji tırnak aralığı. spark plus (oto.) buji.
Genelyakışıklı delikanlı
Genelcivelek kız: (erkek) sevgili
Genelsinirli kimse
Genelflört etmek. sparkish hoppa
Tanım
•a small fragment of a burning substance thrown out by burning material or by friction
•emit or produce sparks
•Scottish writer of satirical novels (born in 1918)
Etimoloji
Probably Scandinavian, akin to Old Norse sparkr (“sprightly”).
Örnek Cümleler
Köpüklü Şarap
Sparkling Wine
Kıvılcım Aralığı
A spark gap
Kıvılcım yağmuru
Sparkling fall
Bujiler sorun değil.
The spark plugs aren't the problem.
Kıvılcım Görünürlüğü
Spark visibility
Düşünceyi ne tetikledi?
What sparked the idea?
Ateş saçarak gidenlere,
Then those striking sparks of fire,
Tom'un gözleri ışıldadı.
Tom's eyes sparkled.
SparksCity in Nevada USA
Sparks
Üç tane birlikte pırıltıdır.
Three together, that's sparkles.
Çakıp çakıp ateş çıkaranlara,
Then those striking sparks of fire,
İlgili / Bileşik Terimler