glitter
/ˈɡlɪtə(ɹ)/2 hece
C1 seviye
EN → TR
"glitter" kelimesinin Türkçesi: şaşaalı., parlamak, parlak, parıldamak, parıltı. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genelşaşaalı.
Genelparlamak
Genelparlak
Genelparıldamak
Genelparıltı
Genelparlaklık
Genelşaşaa
Genelgöze çarpmak
Genelgösteriş. All that glitters is not gold. Parlayan her şey altın değildir. Görünüşe aldanmamalı. glittery parıldayan
Tanım
•be shiny, as if wet
•the occurrence of a small flash or spark
Diğer Dillerde
AlmancaGlitter, glitzern
Fransızcabriller, étincellement, paillette
İtalyancabrillantini, glitter
Arapçaبَرَقَ, تَأَلَّقَ, تَوَهَّجَ, لَمَعَ
Farsçaدرخشیدن
Felemenkçeschitteren, schittering
Portekizceresplendor
Yunancaγκλίτερ, χρυσόσκονη
Japoncaキラキラする, グリッター, 煌めき, 輝く
İsveççeglittra
Lehçeblask, błyszczeć, błyszczeć się, brokat, lśnić, połyskiwać
Ukraynacaблиск, блискоті́ти, блисті́ти, блища́ти, ся́йво, ся́ти
Rumencesclipici, strălucire
Latincecoruscō, fulgeō, micō
Dancaglitre
Vietnamcakim tuyến
Bulgarcaблестя́, бля́сък, брока́т, сия́я
Slovakçablyšťať sa
Slovenceblèsk, blesteti, sijati
Litvancablizgėti
Taycaกากเพชร
Katalancagebre
Etimoloji
From Middle English gliteren, from Old Norse glitra, from Proto-Germanic *glitrōną (“to glitter”), from Proto-Indo-European *ǵʰley-.
Kelime Ailesi
aglitter
all that glitters is not gold
glitter bomb
glitter family
glitter rock
glitterance
glitterant
glitterati
glitterball
glitterbilly
glitterer
glitterful
glittersome
glittery
outglitter
Örnek Cümleler
Sağa Doğru Parılda
Glitter Right
Aşağıya Doğru Parılda
Glitter Down
Metacritic'te Glitter
Glitter at Metacritic
Sağ Aşağıya Doğru Parılda
Glitter Right-Down
Her sakallıyı deden sanma.
All that glitters is not gold.
Gözleri sevinçle parlıyor.
Their eyes glitter with joy.
Bu yüzük parlaklığını kaybetti.
This ring has lost its glitter.
Sami ışıltılı bir hayat yaşadı.
Sami lived a glittering life.
Parlayan her şey altın değildir.
All that glitters is not gold.
Sami parıltılı bir hayat yaşadı.
Sami lived a glittering life.
Meryem panzehiri aramaya başladı.
Police began searching for Glitter.
Onların gözleri sevinçle parlıyor.
Their eyes are glittering with joy.