pitiful
/ˈpɪt.ɪ.fl̩/3 hece
C1 seviye
EN → TR
"pitiful" kelimesinin Türkçesi: değersiz, merhamet uyandıran, acınacak halde olan, aşağılık. pitifully merhamet uyandırarak. pitifulness acınacak hal.. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Geneldeğersiz
Genelmerhamet uyandıran
Genelacınacak halde olan
Genelaşağılık. pitifully merhamet uyandırarak. pitifulness acınacak hal.
Tanım
•deserving or inciting pity
Diğer Dillerde
Fransızcadérisoire, pitoyable
Rusçaбе́дненький, жа́лкий, жа́лостливый, жа́лостный, ми́зерный, ничто́жный
Felemenkçezielig
Portekizcelamentável
Yunancaαξιολύπητος
Japonca可憐な
Lehçeżałosny
Ukraynacaжа́лісний
Fincesäälittävä
Latinceflēbilis, miser
Norveççearm
Katalancalamentable, miserable
Belarusçaжа́ласны
Etimoloji
From Middle English pityful, piteful, piteeful. By surface analysis, pit(i) + -ful.
Kelime Ailesi
pitifulness
unpitiful
Eş & Zıt Anlamlılar
Örnek Cümleler
O zavallıydı.
That was pitiful.
Acınacak halde...
It is so pitiful.
Bu çok acıklı ve önlenebilir.
That's pitiful, and it's preventable.
Ve aldıkları eğitim acınacak düzeyde.
And the education they got was pitiful.
Sefilce, ama bunun için para alıyorum.
Pitifully poor, but I am paid to do it.
Acıklı görüntü bizi gözyaşlarına boğdu.
The pitiful sight moved us to tears.
Evet, Choon Sum acınası bir hayat yaşadı.
Yes, Choon Sum lived a pitiful life.
Bu zavallı insan için bunu yapabilir misin?
Can you do that for a pitiful human being?
Çocuklar neden acıklı bir şekilde ağlıyorlar?
Why do the children cry pitifully?
Gaga bu yeni fırsatın önemini anlıyor ve ona sıkıca sarılıyor.
Liza realizes how pitiful he is and tenderly embraces him.
Bu çok acı verici!<br />Sen gerçekten acınası birisin, Jang Man Ok.
It's bitter! You are really pitiful, Jang Man Ok.
Yani, belki de yeterince iyi aramıyoruz ve buna ayırdığımız bütçe de çok küçük.
For a start, we're not looking that hard, and we're spending a pitiful amount of money on it.